VELAYET VE İMAMET

Tue, 28/08/2018 - 22:34

İnsaniyet, velayet ve imametle kayıt yaptırmıştır tarihe, Adem (a.s) ile başlayan bu yüce makam asrın her zaman diliminde insanların ilahi çizgide yürümelerine yardımcı olmuş hakla batılı birbirinden ayırarak hak olanı insanlığa sunmuşlardır.

İnsaniyet mektebinin yapı taşlarını tek tek üst üste koyarak tek bir insan karşımızda görmüş olacağız. Bu insanın sevk ve idaresinde varolan gücün beyin gücü olduğu görülecektir. Velayet ve imamet insanları sevk ve idaresinde beyin gücünün görevini yapmaktadır, nasıl ki beyin olmayınca insan hayatında dengesizlik olduğu gibi velayet ve imamet olmadığı zaman düzensiz ve dengesiz yaşar.

Velayet ve imamet iki kısma ayrılır. Birincisi ilahi velayet, Kur’anla tescil edilmiş velayet ikicisi ise küfrün ve şirkin ortaya koydukları velayet. İlahi velayet yüce yaratıcının yaratmış olduğu insanları adil, güvenilir ve emniyet içinde özgür yaşayabilmeleri için velayet ve imamet makamına vermiş olduğu görevle insaniyet mektebinin sevk ve idaresini Allah’ın dilediği şekilde yerine getirir. Küfre ve şirke dayalı velayet ise sömürüye, diktatörlüğe, zulme dayalı yönetim şekilleriyle semavi dinlere karşı kıyasıya mücadele geliştirirler. Bugün içinde bulunduğumuz durum insanları göz yaşı ve kan denizinde boğuyorlar..

Velayet ve İmamet

Günümüz aynasından bu ilahi makama baktığımızda oldukça ciddi bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Sömürgeci ve zalim güçler velayet kapısına bir ton ağırlığında bir kilit vurarak İslam ümmetinin gündeminden velayet inancını çıkarmışlardır ve sömürülmeye elverişli başsız bir ümmeti köle olarak hizmetlerine almışlardır.

Artık böyle bir makamın peygamberden sonra olmayacağını ileri sürerek kendilerine hizmet edecek köle yapılı insanları ümmetin başına diktiler ve onlara itaatı vacip kıldılar. Böylece kendi şeytani ve nefsani olan velayet makamlarını güçledirerek ve güçlü göstererek esaretine almış oldukları İslam ümmetine köleliği yaşatmaktalar.

Zaman zaman İslam ümmetinin uyanmaması için köle yapılı hizmetçilerine kahramanlık destanları yazdırarak İslam ümmetinin şah damarından yakalıyarak ümmetin aslına dönüşmemeleri için her türlü engel koymaktalar. Bunlar Allah adına konuşurlar ama seküler ve laik bir anlayışla küfrün ve şirkin velayetini kabul eder onların dost ve müttefiği olduğunu savunurlar..

Zalim sömürgeciler için en korkulu olan ümmetin yeniden velayet ve imamet makamında ümmet birliğini oluşturmalarıdır. Bu nedenledir ki asrımızın müstekbirleri ve onların destekçileri, İmam Humeyni‘nin (r.a) gerçekleştirmiş olduğu inkılapla tesis ettiği velayet makamına kırk yıldır düşmanlık yapmaktalar. Bu düşmanlığın tarihçesi Gadiri Hum‘da peygamber tarafından ilan edilen Ali (a.s) ın velayeti ile başlamıştır.

Her peygamberin vefatından sonra onun vasisine karşı yapılan baş kaldırılar peygamberden sonrada aynı baş kaldırılarla karşılaşılmıştır. Ama imanlı gönüller tarih sürecinde ve günümüzde müstekbir zalimler karşısında velayet makamını savunarak ve yaşayarak bugüne kadar taşımış ve devletleştirmişlerdir.

Bugün velayet makamında velayet görevini yerine getirmekte olan İmam Hamanei O günün Gadri Hum‘unda ilan edilen velayet makamının devamıdır. Müstekbirler istemeselerde Allah nurunu tamamlıyacaktır ve onlar bir gün zelil olacaklardır, bu arzu çok yakındır inşallah.

Sımsıkı velayet ipine sarılın, birleşin birbirinizle kenetlenin korkmayın üzülmeyin üstün gelecek olanlar sizlersiniz!

Mümin gönüller kalplari birleştirerek bu büyük bayramı günümüzün velayet makamını kutluyarak zaferi ilan etmeliler. Gadir‘de yaşanan aşkı günümüzde yaşayarak birbirini tebrik etmeliler.

Bu büyük bayramı İmamı Zaman ve onun nayıbı olan İmam Hamanei tebriklerimizi sunar ümmet birliğine vesile olmasını yüce yaradandan temenni ve niyazda bulunuruz.

 

Muhammed Avci



Add new comment