İLAHİ NE ZAMAN UYANACAK BU ÜMMET!

Wed, 21/02/2018 - 16:14

Zulme ve adaletsizliğe karşı direnmek isteyen, hakikatları yazmakta olanlar FETÖ’cu veya PKK’cı diyerek içeriye tıkan İngiliz ve İsrail kurması hükümet, madde serhoşu olan insanların taktirini alarak zulmüne devam etmekte. Koltuk sevdasıyla arası FETÖ ile bozulan Erdoğan darbe süsüyle koltuğa sahip çıkmış ve Fethullah Gülen ve cemaatini terörist ilan etmiştir.

Şimdi terörist kime denir, terörü kim gündeme getirir sorusunun cevabı Erdoğan’ın FETÖ’yu kendi saltanatını korumak için darbe yaparak topluma FETÖ’yu terörist kabul ettirmiştir ve terörüde kendisi üretmiştir. Aynen osmanlı padişahları gibi kendi saltanatlarını korumak için kardeşlerini hain ilan ederek öldürdükleri gibi!

Sakın yanlış anlaşılmasın Allah’a kasem ederim ki şeytandan ne kadar kızıyorsam FETÖ’dan da o kadar kızıyorum ama hakikatleri konuşmaz birilerinin hatırına olayları gizlersek Allah’ın adaletine sığmaz velev ki karşıyı sevmesek bile, doğruyu konuşmak ve yazmak bir müminin görevidir. Allah şahittir ki biz her ikisinden de beriyiz Allah hakiki müslümanları bunların şerrinden korusun!

Terör nedir kimdir terörist?

Tarihte ve bilhassa asrımızda ciddi bir şekilde gündem oluşturan terör kelimesi medyada baş haber olarak verilmekte. Büyük bir korku yaratan terör kelimesi zulüm ve sitemle yönetimleri elinde tutan devletlerin ömrünü uzatmaktadır. Korku psikolojusu dünyayı sömürmek isteyen zalim devletlerin kullanmış oldukları en etkili ve tesirli silah olarak tarihten günümüze miras olarak bırakılmıştır. Firavun’lardan, Nemrut’lardan, Ebu Süfyan’lara ve Ebu Süfyan’lardan günümüze kadar hak ve adalet isteyenlere terörist kelimesini kullanmışlardır ve kullanılmaktadır. Dikkatle okuyacak olunursa Firavun kendisine ve saltanatına karşı çıkanları terör listesine alarak onların neslini dahi öldürme karar alır. İtaat edip emrini dinleyenleri kendi yakınları kabul ederek bütün yaşam imkanlarını onların emrine verir. Nemrut hakeza kendisine muhalif olanları terör listesine alarak onları öldürme veya ateşte yakma fermanı çıkarır. Ebu Cehil’ler ve Süfyanlar ise, Muhammede (s.a.a) gelen ilahi dini kabul edenleri terör listesine alır ve akıl almaz işkencelere tabi tutardılar veya develere bağlanarak ikiye ayırırdılar, öldürdüklerinide terörist olduklarını ilan ederlerdiler!

Dikkatle günümüzü okuyun ve bakın yine tarihtekinin aynısını göreceksiniz! Genelde insanlığı özelde İslam dünyasını kana boyayan Amerika, İngitere, İsrail ve bunlara uşaklık yapanlar hak ve adalet isteyenleri terörist ilan ediyorlar; ne yazık ki ben müslümanım diyenler bunlara alkış tutuyorlar.

Hakikatte terör kabul edilmeyecek kadar insanlığın yüz karasını gösteren bir gerçeğin aynasıdır; hiç bir akli selim teröre onay vermemiştir vermeyecektir de, ancak terörü kim üretiyor ve kimler bundan istifade ediyor sorusuna cevap aramak isterler. Tarihte ve günümüzde terörün kimler yaptığına bakılacak olunursa tablodaki var olan terör olayları düynayı sömürmek isteyen siyonist emperyalist zihiniyetin sahibi olan devletlerdir ki bunların başını çeken Amerika devletidir. Bu nedenle tarihin büyük insanı İmam Humeyni (r.a) Amerika’yı büyük şeytan diye muhatap almıştır.

Terörden en çok zarar gören ülkelerin başında İran İslam cumhuriyeti olmasına rağmen büyük şeytan Amerika İranı terörist diye listesine almıştır; Amerika’nın tek kutuplu bir devlet olmasına karşı direnen mazlum milletlerle birlikte karşı duruşları İslam Cumhuriyetinin terör listesine alınmasına sebep olmuştur. İslami bir direnişle zulme karşı direnen İslam Cumhuriyeti mazlum milletlerin direniş ve mücadelelerine büyük bir destek sağlaması sömürgeci devletler bu kıyamın kendilerine karşı bir tehdit kabul ederek bütün islam ülkelerini hedef alarak terörü başlatmışlardır. Ne gariptir ki kendisini müslüman görenler de Amerika ile birlikte hareket ederek İran’ı kötüleme, yerme görevini üstlenmişlerdir. Zalim ve müstekbir güçlere karşı mazlumun yanında yer alan İslam Cumhuriyeti müslümanlar tarafından kara listeye alınması zalimlerin zulmüne en büyük destegi sağlamışlardır.

Diğer İslam ülkelerinde adalet ve eşitlik isteyen ilim adamları ve zulme karşı direnen halklarıda terör listesine alarak ya idam etmişlerdir veya ceza evine göndermişlerdir; bu eylemleriyle saltanat ve saraylarını koruma altına almışlardır. Bunların en büyük destekçileri ahiretini dünyasına satan müslümanlar olmuştur. Biraz basiretle bakılacak olunursa bugün Yemen’de zulme karşı direnen ve Rabbim Allah’tır diyen müslümanların üzerine yağmur misalı bomba yağdıran Amerika ve müttefikleriyle birlikte küçük şeytanlardan biri olan Suudi kralı ve destekçileri çocuk, yaşlı ve kadın kendini savunamayan hastaları öldürerek bayram yapmakta iken diğer müslümanların sessiz kalmaları acı bir hatıra insanlık tarihine bırakmaktadır. Bugün Bahreyn’de, Filistin’de, Kürdistan’da, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de ve diğer islam devletlerinde akan kanın beşeriyet tarihine kara bir leke olarak kalacaktır. Bazıları müslüman halkın nabzını tutmak için İsrailin Filistinlilere yapmış olduğu zulmü kınar müslümanların alkışlarını toplar ve sora kırmızı telefonla arıyarak özür diler.

Sömürgeci zalim güçler, İran İslam İnkılabıyla zulme ve adaletsizliğe karşı kıyam eden ilim adamları ve özgürlük mücadelesi vermek isteyen halkları hedef alınmıştır. İran’da gerçekleşen İslam devrimiyle büyük bir sarsıntı geçiren sömürgeci devletler ve onlara uşaklık yapan müslüman ülkelerin başında bulunan hain idareciler tarihte eşine rastlanmamış bir ittifakla yapılmış İslam inkilabını yerinde imha etmek istediler, bu menfur ittifaka ins ve cin şahit olmuştur. İnkılabın ilk yıllarında inkılabın beyni kabul edilen ilim adamlarını listeye almış olan büyük şeytan Amerika ve müttefikleri birbir veya topluca teröre kurban etmişlerdir. Arkasından büyük bir güç gösterisi yaparak ittifak içinde Saddam’ı İran’a saldırtmışlar ve sekiz yıl bütün güçleriyle Saddam’ı destekliyerek savaşı devam ettirmişler. Bu şeytani oyunlarıyla İran’ın içinde korkuyaratarak diz çöktürmek istemişlerdir ki varlıklarını kudretlerini ve büyüklüklerini dünya insanına tanıtmış olsunlar; ama büyük bir yenilgiyle diz çöken Amerika azgın bir şekilde tüm şeytani dostlarının toplayarak İslam beldelerinde yetiştirmiş oldukları terör örgütleriyle dökmüş oldukları kanın ve virane ettikleri İslam beldeleriyle bizlere terörün ana mayasını kimler oluşturduğunu ve kimler icra ettiğinin adresini vermektedir. Teröristlerin kimler olduğu bilindiği halde faturasını müslümanlara çıkarmak isteyen şer güçler müslüman ülkelerin başında olan hain idarecilerin desteği ile eğitip eğitim verdikleri insanlara islami bir kıyafet giydirerek dökmüş oldukları kanla müslümanları terör listesine alarak kamu oyu oluşturmaktalar.

Bunu yazarken bir hikaye aklıma geldı ‘’ Bir gün Şeyh Ensari’nin müritlerinden biri yanına gelir, şeyhim ben birini gördüm cübbeli ve sarıklı olduğu halde birinin duvarına tırmanıyordu;

Şeyh Ensari: olmaz,

O ısrar eder gözlerimle gördüm,

Şeh Ensari evet elbiseler bizim ama içindeki hırsızdır!

Evet İslam ümmetinin kanını islam kıyafetile dökenler Amerikan hırsızlarıdır.

Uluslararası terör eylemlerine baktığımız zaman şunu göreceğiz, İslam inkılabının yücelttiği adalet ve eşitlik çağırısını engellemek için ezilmekte olan mazlum ve mustazaf halkların uyanmaması için teröristlerin müslümanlar olduğunun adresini vermekteler. Eğitip eğitim verdikleri ezilmiş veya ağır cezalara mahküm edilmiş veya ifrati bir islami anlayışa sahip olanlara islami bir kıyafet giydirerek islam adına islam ümmetinin kanını akıtarak adalet ve özgürlük sesini kesmek ve halkların islam dinine karşı nefret uyandırmak istemektedirler. Bu şeytani siyasetleriyle ümmet kanı akıtarak islam beldelerini sömürmekteler.

Dikkat edilecek olunursa öyle bir siyaset geliştirmişlerdi ki terörist eşittir müslüman veya müslüman ülkeler olduğunu zihin aynasına düşürmekteler. Müslümanlar da bunu çok rahatlıkla kabul etmişler; bu kabul mukaddes İslam dinini soru altına alınmış olduğunun farkında olmadıkları teröre bakışlarıyla anlaşılmaktadır. Zaten siyonistlerin de arzu ettikleri, mukaddes islam dini tahrif ve tahrip edilmiş diğer dinlerin düşmüş olduğu konuma düşmüş olmasıdır. Ne acıdır ki siyasetten mahrum olan müslümanlar hanif dinini yakmak isteyenlere yardım etmekteler.

Zalim ve sömürgeci devletlerin saltanat ve saraylarını korumak için yaratmış oldukları korku siyasetine terör deninmiştir. Büyük korku ve dehşet yaratan eylemlerle halkların devletin yaptığı zulmü gömemeleri için millet evlatlarını birbirine kırdırarak sarayın zevkini yaşarlar.

Yine gerçek olan ve yaşanmış bir hikayeyi anlatmak isterim!

Palu beylerinde iki bey bölge insanını kendilerine hizmetçi olarak kullanırdılar. Bu insanlar çalışırlarken elde etmiş oldukları sermaye ile iş yapmak isterler; bunu gören beyler bu parayı nasıl ellerinden çıkaracak ve kendilerine karşı çıkmalarını nasıl engelleyeceklerinin planını yaparlar ve şöyle bir karar alırlar: İkimiz kendi aramızda silahlı kavga yapacağız, herkes kendi hizmetçilerini kendi tarafına alarak köylüleri savaştıracağız bunlar savaşırken bizde köşkte kahve yudumlayacağız; bunlar birbirinden adam öldürdükten sonra bize gelecekler ellerindeki sermayelerini onları cezaevinden kurtaracağız diye alacağız, bugün yarın diye kapımızda bekleteceğiz ve böylece köleliğe devamı sağlamış olacağız!

Terörist kime denir, kimdir terörist?

İnsanlık kanına susamış kan dökmekten zevk alan merhamet ve şevkattan yoksun olan Amerika, İsrail, İngiltere ve bunların müttefiki olan NATO üyesi  ülkelerdir. Bu ülkeler ayakta kalmaları için terörü kendileri üretirler; bilhassa üçüncü dünya ülkeleri dedikleri ülkelerin tabi-i kaynaklarını ve insan gücünü kendi hizmetlerinde kullana bilmeleri için o ülkelerin üniveristelerinde eğitmiş oldukları elemanlarıyla terör estirerek elde etmekteler.

İnsanlar ve bilhassa müslümanlar o kadar duyarsız ve gaflet içinde yaşamlarını sürdürmekteler ki Amerika’nın eski başkanı George W. Bush şöyle dünyaya seslenmişti: ‘Ya bizden yanasınız ya da teröristsiniz’ açıkca demesine rağmen hala kimin terörist olduğunu görmemek müslüman milletler için yüz karasıdır. Allah için ve adaletin sağlanması için; dünyayı sömüren zalimlere karşı durmakta olan müminler terör listesinine alınırken müslümanların onay vermeleri hakikaten yürek acısıdır. Kanser çibanı gibi İslam’ın sinesinde oturmuş İsrail terörist ilan ettiği Hizbullah’ı Türkiye ve Arap Birliği’nin onaylamasını görmeyecek kadar kör olan ben müslümanım diyenler unutmasınlar ki birgün Allah’a hesabını verecekler!.

İnsan nasıl terörist olabilir?

Adaletsizlik:

İnsan kanıyla büyüyen zalim ve müstekbir güçler insan haklarından ve adaletten konuşurlarken sömürdükleri ülkeleri ve milletleri köle olarak kullanmaktalar. Hukuk devleti dedikleri devletlerde hukukun belli sınıfların lehine işlediği yaşanan dünyada açıkca görulmektedir. Yönetenle yönetilenin, patronla işçinin adalet karşısında eşit muamele görmediği açıkca görülmektedir. Bu adaletsizliğe tahammül edemeyen mazlumlar direnişe geçtikleri zaman terörist olarak isimlendirilmektedir. Görülüyor ki terörun merkezi kapitalist güçler ve sömürgeci devletlerdir. İslam peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyurmuştur: ‘Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan bir millet çökmek zorundadır.’

Eşitsizlik ve sınıf farkı:

Dengesiz ve adaletten yoksun bir devlette eşitsizlik ve sınıf farkı doğar. Nasyonalist ve milli duyguların hakim olduğu bir devlete anarşiye ve teröre zemin hazırlar. Sadece bir ırka dayalı bir devlet yapısı insanların bölünmesine ve sınıf farkı doğmasına kapı açar; böylece CIA’nın ve Mossad’ın kolayca çalışmasına ve savaştırmasını kolaylaştırır. Açık bir adres verecek olursak Türkiye coğrafyasında yaşayan Kürtlerin inkarı ve zorla Türkleştirilmesi sınıf farkını ortaya koymuştur. Bu tutum ve davranış Türkle Kürt arasında sınıf farkı oluşturmuştur; bu oluşum adaletsizliği ve eşitsizliği beraberinde getirmiştir. Bunu fırsat bilen siyonist yapılanmalar ateşe benzin seperek ateşi körüklemişlerdir. İslam beldelerinin her parçasında buna benzer olaylarla ümmet bütünlüğünü parçalıyarak sınıf farkını oluşturmuşlardır. Oluşturulmuş sınıf farkı hakim güce karşı direnmeyi seçerek özgürlüğe kavuşma mücadelesi vermeye başlamıştır. Hakim güç bu direniş hareketini bastırmak için halkın nabzını tutarak bunlara terörist ismini vermiştir. Şu bir hakikattır ki terörü ve terörizimi üreten hakim güçlerdir; çünkü varlıklarını korumak için halkı devamlı terör korkusuyla tutmaları gerekir ki zulüm ve sistemlerini devam ettire bilsinler.

Ey mümin basiret gözüyle bak kimler terörden beslenmekte ve kimler dökülen kandan istifade etmekte! İyice bak kilometrelerle uzaklıktan hatta kıtalar arası İslam ümmetinin kanını dökmek için gelen ve yerli hainlerle işbirliği yapan kartallar Hz. Muhammedin (s.a.a) ümmetinin kanıyla beslenmekteler.

Sen hala benim partim, benim milletim, benim tarikatım, benim mezhebim ve benim devletim diyerek kendini bu fasit dayre içinde oyalayarak vaktini öldürürsen tarihe acı bir miras bırakmış olursun. Kalk artık tarihe şerefli ve şahsiyetli bir isim bırak!

 

Muhammed Avci



Add new comment