Yarın için ne gönderdin?

Tue, 07/03/2017 - 14:57

Yarın için ne gönderdin?

Muhammed Avci Hocanın Haftalık dersinden…

Haşr Suresinin son ayetleri

Dini ilkelere bağlı ve sadık bir şekilde yaşam sürdürmek isteyen bir fert, bir aile ya da bir toplum ilk olarak Allah ile irtibat kurmalıdır. Allah ile irtibatı olmayan veya eksik olanın dini hizmeti sadece su üzerindeki nakışlar misalidir.

İmanla günah bir arada olmaz ve olmamalı. Bu iki tezat içiçe tutulamaz. Hizmet hedefi taşıyan bir mümin ilk olarak günahlardan arınmalı. Günaha bulaşmış bir hizmet Allah nezdinde kabül görmeyecektir. Allah’ı kalbi ve dili ile zikr etmeyen bir insan dine hizmet adına çalışıyorsa günaha açık olduğundan bir faydasını görmeyecek ve kimseye hayrı kavuşmayacaktır.

‘Yarın için ne hazırladın ve ne gönderdin?’ bu Allah tarafından bildirilen ciddi bir uyarıdır. Bu ayeti ciddiye alıp sürekli bir muhakeme yapılmalı. Allah mümin kulunu bu ayetle ciddi bir şekilde muhatap alır ve yol gösterir, öylese mümin de bu hitaba karşı ciddi olmalı ve yaptıklarını değerlendirmeli.

Ayetin içinde takva öğütlenir. Yani mümin insan dine hizmet yolunda ilk olarak temizlenmeli, Allah ile irtibatın ilk adımı takva’dır. İkinci adım ise ‘yarına ne gönderdin?’ uyarısına dikkat etmektir. Yarın için ne gönderdin? uyarısıyla her amelinin içine riya ve ya her hangi bir günahın bulaşmadığının denetimi yapılır.

İnsanın yaptığı ibadatlerin ve işleirnin temiz olmasının önemini peygamber efendimizin (s.a.a) şu hadisinden anlıyabiliriz: ‘Eğer bir namaz manasına uygun olarak kılınmıyorsa arşa siyah bir bulut gibi yükselir ve sahibine şöyle der: sen beni korumadığın gibi Mevla da seni korumasın. Yüzüne bir kirli parça gibi geri çarpar. Ama eğer namaza hakkıyla kılınırsa bir ışık olarak bir beyaz bulut olarak arşa yükselir ve sahibine der: sen beni koruduğun gibi Mevla da seni korusun.’

‘Allah’tan korkup sakının’ yani insan kendini kontrole almalı çünkü bir diğer ayette buyurulur: ‘Allah sizin yaptığınızdan haberdardır.’ Allah insanın her yaptığını ve her düşündüğünü insandan daha iyi bilir. Bu bir uyarıdır; bununla gafil kalmış insan uyandırılmak istenilir.

Takvasız amele kirli katkılar karıştığından o amel boşa çıkar ve sahibine bir hayrı olmaz.

Bir sonraki ayette ilahi görevin büyüklüğü bir misal ile açıklanır: ‘Şayet biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, şüphesiz onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte biz belki düşünürler diye, insanlara örnekleri böyle vermekteyiz.’

Mümin bir insan davanın ağırlığını bilmeli. Allah’ın, Allah Resülu’nun, Ehl-i Beyt’in davasına sahip çıkmak için güçlü manevi bir gövde gerekir. Bu davanın manasına vakıf olan ancak bunu üstlenmeye hazır olur, dağların ve taşların üstlenmeden eridiği bir davayla yüklenen bir mümin Mevla ile irtibatı gözden geçirilmeli.

Davanın sahibi olan Rabbi tanıyormusun? Kalp aynasından hakikati görebiliyormusun? Bunlar olmadan amellerin su üzerinde çizilen nakışlar gibidir, çok süremez iz bırakmadan silinirler.

Bu ayetten önceki ayette ise buyurulur: ‘Cehennem ehli ile cennet ehli bir olmaz. Kurtuluşa erenler ancak cennetlik olanlardır.’

Kimdir Cennet ehli? Cennet ehli mesuliyetini Mevla ile irtibat kurarak yüklenendir. Buna karşı Cehennem ehli ya Meval’dan habersizdir ya da nifak ehli olandır. Nifak ehli kendisini İslam davasında gösteren ama zalimlerle yanyana olandır. Camilerde ön saflarda namaza durur ama küfürle işbirliğinde geri kalmaz. Allah’ın düşmanlarıyla dostluk eden biri istediği kadar İslam davasında iddialı olsa da Cennet ehli arasında yer bulamaz.

Sonuçta inkar edenler ile nifak ehli olanlar yanyana Cehennem ehlini oluştururlar.

Ehl-i Beyt mektebine mensup olan bizler, Kur’an'ın eğittiği insanlardan olmalıyız. Kendimizi ve amellerimizi sürekli denetlemeliyiz.

‘O görüleni de görülmeyeni de bilen, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. Çok esirgeyen, çok merhamet edendir.’

Allah kendisini yukarıda her şeyi bilen ve gören olarak tanıtır. Bu uyarı bizim tarafımızdan asla unuttulmamalı aksi takdirde gaflete düşme tehlikesiyle yüzyüze geliriz.

Ya Rabbi! Kabül etmeyeceğin bir amellden bizi sakındır,

Temiz ve razı olduğun amelleri bize nasip et.

Muhammed Avci



Add new comment