Afrinli Ahmed: Erdoğan Bizden Ne İstiyor?

Mon, 26/02/2018 - 21:18

’’Ben sivilim, Erdağan benden ne istiyor?’’

Welayet News - Bir kaç hafta önceye kadar Ahmed Moho kendini savaşın ortasında bulacağını hayal edemiyordu. Ahmed: Neden savaş?

Kuzey Suriye’nin bir köyü olan Hesrike son yıllarda savaştan uzak kalabilmişti. Merkezi hükümet ile ona karşı oluşan militian güçler yakın bir coğrafyada sertçe çatışmalarına rağmen Afrin bölgesine ve Ahmed’in köyüne savaş ateşi sıçramamıştı.

Ama ansızın üç hafta önce Türk devletinin savaş uçakları ve halikopterleri Hesrike köyüne saldırdılar. Uçakların ardından cihadi gruplar 900 nüfüslü Hesrike köyüne baskın yaptılar. Ahmed köyünü bırakıp Afrin’e doğru hareket etti.

Ahmed: ’’ Ben toprağımı ölene kadar terk etmeyeceğim ve YPG güçlerine katılıp Afrin’imi ve köyümü koruyacağım .’’

Ahmed Moho kırklı yaşlarında ve zeytin ziraatcisi. Afrinde direnişe katılalı kaç hafta oldu. Afrin kenti aynı zamanda Kuzey Suriye’de Türkiye sınırlarında olan Afrin Kantonunun başkenti.  Bu kanton Rojava otonomisine bağlı üç kantondan biri. Afrin’de Müslümanlar, Hristiyanlar, Kürtler ve Araplar ve diğer azınlıklar barış içersinde bir arada yaşamayı başarıyorlar. Şura sistemiyle yönetilen Afrin’de her grubun ve kitlenin temslicisi yönetimde yer alabiliyor.

Savaşa kapalı bir Yerleşim Yeri

Kent meclisi son günlerde tüm sakinleri kenti koruma için harekete geçirdi. Her kes savunma siperleri inşaa etme için koşturuyor ve silahlı savunmaya hazırlanıyor. Kentin her yerinden ’’ İşgale Hayır’’ sloganı duyuluyor.

1,2 milion Kadın, Erkek ve çoçuk Afrinde yaşıyor. ‘Tehdit Altına olan Halkları Koruma’ örgütü bu kentin yüzbinlerce sakininin zorunlu göç edeceklerinin uyarısını yaptı. Bir zorunlu göç durumunda onbinlerce insan ikinci defa göç etmiş olacak. Çünkü Afrin’e onbinlerce insan, Halep gibi Suriyenin çatışmaları bölgelerinden göç edip sığındılar.

Afrin halkı 2012 yılında merkezi devlet ile savaşa girmeyeceklerini bildirip savaşın buraya sıçramasını önledi. ABD ile DAİŞ’e karşı birlikte hareket eden YPG güçlerine Rusya da sessiz kaldı. Her iki büyük devlet (Amerika ve Rusya) Kürtlerin DAİŞ’e karşı direnmesine ihtiyaç duyuyorlardı.

Dünya Kürtlerin DAİŞ’e karşı savaşını takdir ederken, Ankara hükümeti Kürtlerin otonomi planlarını bozmak istiyordu. Erdoğan ve Türk hükümeti PYD’yi kendi rejimlerine karşı kırk yıldan beri mücadele veren ‘Kürdistan İşci Partisi’yle’ ilişkilendirerek Afrine askeri müdahele etmenin zeminini hazırlamaya koyuldu.

’’Ben sivilim’’ diyor Ahmed Moho ’’Erdağan benden ne istiyor?’’

Savaşın iki tarafı

Ulsulararası gözlemciler Halk Savunma Güçlerinin Kürtlerden, yerli Araplardan ve Hristiyanlardan oluştuğunu bilidiriyorlar. Karşı tarafta ise Erdoğan ve ona bağlı cihadi ve bazı Türkmen milisler yer alıyor. Edoğan yıllardır Afrin’e ambargo uyguluyor. Afrin sınırı yıllardır Ankara yandaşı cihadi milisler tarafından kapalı tutuluyor Türkiye’den Afrin’e tüm giriş ve çıkışlar yasak. Sadece Güneyden Rusların denetiminde olan bir koridor yoluyula Afrin Halep ile irtibat kurabiliyor. Salı gecesi Suriye’nin Doğusu ve Irakın Kuzeyinden bir grup Ezidi savaşcı bu koridordan Afrine gelip YPG’ye katıldı. Afrinde Direniş büyürken Türkiye içinde ciddi bir çoğunluk Afrine saldırıyı destkeliyor.

İnternet Bağlantısı Kesik

Neden Dünya bu sadılrıya karşı sessiz? diye hayretle soruyor Ahmed Moho. Ahmed eşi ve dört çoçuğuyla iki odalı kardeşinin evinde kalıyor, Afrinin dışarıyla iletişim yollarının çok zor olduğunu bildiriyor. Çoçukları siren seslerinden savaş uçaklarının gürültüsünden uyuyamıyorlar. Binlerce aile benzer sorunları Ahmed ile paylaşıyor.

Suriyeli, Kürt ve Türk gözlemcileri saldırıların başlangıcından bu yana 600 çoçuk, kadın ve erkeğin öldürüldüğünü tahmin ediyorlar. Öldürülenlerin çoğu Kürt, Kürt kaynakları sivil ölümlerin 130 olduğunu duyuruyor. Karşı tarftan da onlarca Türk askeri ve cihadi milisinin öldürürlüğü biliniyor. Saldırıların yoğunluğuna rağmen Afrinli Kürtler, Afrinin yüzde doksanını elinde tutuyor.

Afrin halkı Ankara’nın öne sürdüğü cihadi gruplara karşı direnmek için siperler oluşturuyorlar ve savaş uçaklarının ulaşamayacağı yolları ve geçitleri ele geçirip koruyorlar. Afrin halkının önüne iki yol sunuluyor, bekleyip  savaş uçaklarının kenti bombalamasını izlemek ve arkasından cihadilerin kenti işgal etmesine razı olmak ya da Güneydeki açık olan koridordan Suriye’nin içine firar etmek. Şu güne kadar çok az insan kenti terk etti. Ve kimse Türk hükümetinin adına hakimiyet kurmak isteyen cihadilere imkan tanımak istemiyor. Afrin halkı bu iki yolu ret ederek  Direnişi seçiyor.

Almanya ve Avrupa’da Protestolar

Paris, Berlin, Londra ve bir çok Avrupa şehirlerinde yüzbinlerce insan aralıksız olarak Erdoğan’ın Afrin’e karşı açtığı savaşı protesto etmek için eylemler düzenliyor. Kürt halkı ve savaş karşıtı Avrupa yurttaşları Avrupa devletlerinden Türk hükümetine silah ve askeri techizat satmasına son vermelerini talep ediyorlar. Kürt halkının Rojava’da siyasi statüsünü kabul edilmesi de yürüyüşlerde ve protestolarda seslendirilen bir başka talep. ‘Politika ve Bilim Vakfı’ tüm  Rojava’nın PYD tarafından yönetildiği durumunda bile cihadi grupların tehdidinin son bulmayacağını dolaysıyla Kürtlerin Rojava’da takviye edilmesinin gerekliliğini bildiriyor.

Almanya’da ise Kürtler ile hükümet arasında ilişkiler giderek zorlaşıyor. Alman devleti on yıllardır Türkiye’ye silah ve askeri techizat satıyor. Bu yıl da silah ticareti anlaşmaları Türk hükümetiyle tazelendi, bundan dolayı Alman yetkililerinin Türkiye’nin Afrin’e saldırısını uluslararası hukuka aykırı olmadığını açıkca bildirmleleri beklenmedik bir açıklama olmadı. Sol parti bu anlaşmaları protesto etmek için parlemantoda Afrin’le dayanışmayı gündemleştiriyor. Afrin’e saldırıya karşı farklı ve zıt yaklaşımların yakında Almanya’nın bazı belediye seçimlerine nasıl yansıyacağı merak ediliyor.

 

Haberin almancası

Der Tagesspiegel

Çev: Emir Sina

Welayet News



Add new comment