Hürmüz Boğazı’nda Satranç: Zaman İran’ın Lehine İşliyor

Per, 16/04/2026 - 06:23

Financial Times köşe yazarı Gideon Rachman şunları söylüyor: “İranlılar ABD ile karşı karşıya gelmeleri durumunda zamanın kendi lehlerine olduğuna inanmakta haklılar. Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı her gün, Washington üzerindeki siyasi ve ekonomik baskı artıyor ve İran’ın müzakere masasındaki eli güçleniyor.

Welayet News  - “Hürmüz Boğazı ne kadar uzun süre kapalı kalırsa, ABD ve müttefikleri üzerindeki ekonomik ve siyasi baskı o kadar artacak ve sonuç olarak İran’ın müzakerelerdeki eli o kadar güçlü olacaktır.” Bu cümle, Financial Times kıdemli köşe yazarı Gideon Rachman tarafından 14 Nisan 2026’da yayımlandı. Bu savaştan önce ABD için hızlı ve kesin bir zafer öngören analistler, bugün İran’ın “stratejik sabır” stratejisinin ve Beyaz Saray’daki “strateji yoksunluğunun” savaşın seyrini değiştirdiğini itiraf ediyorlar. Rachman şöyle yazıyor: “Savaşı ve mevcut krizi sona erdirmek için yapılacak bir müzakere, stratejik bir vizyon ve sabır gerektirir; oysa Trump’ta bunların hiçbiri yok.”

Öte yandan, Financial Times editörü Ed Luce, bir hafta önce Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından petrol fiyatlarının 120 dolar sınırını aşmasıyla Trump’ın paniğe kapıldığını ve piyasalara savaşın yakında biteceğine dair hızla güvence verdiğini ifşa etti. Luce’a göre Trump bu hamlesiyle, İranlı liderler karşısındaki müzakere konumunu açık etti. İran artık Trump’ın 12 günlük bir savaş beklediğini ve uzun süreli bir çatışmaya hiç hazır olmadığını biliyor.



Ekonomik Baskı: ABD’nin Kendi Üstüne Düşen Bomba

Küresel enerji arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, 28 Şubat’tan beri fiilen kapalı. Fiziksel ham petrol fiyatı 13 Nisan’da varil başına 148,87 dolarla tarihi rekoruna ulaştı ve ABD’de benzin fiyatları 4 dolar sınırını geçti. Bu fiyat artışı, Amerikan ailelerinin ve Avrupa sanayisinin omuzlarına doğrudan bir ekonomik baskı yükledi. S&P Global Energy kurumu, krizin iki ay daha sürmesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara ulaşabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Ancak maliyetler sadece benzinle sınırlı değil. Rachman analizinde şu uyarıyı yapıyor: “Jet yakıtı kıtlığı havacılık ve turizm endüstrisini felç ediyor, Katar’dan gelen helyumun eksikliği yarı iletken üretimini durduruyor ve kimyasal gübre kıtlığı küresel gıda güvenliğini tehdit ediyor.” Bu kriz zinciri, Batı ekonomisine benzeri görülmemiş bir enflasyon dayatacaktır. Pentagon ise savaşı sürdürmek için 200 milyar dolarlık ek bütçe talep etti ki bunun karşılanması kamu hizmetleri ve sağlık bütçesinin kesilmesini gerektiriyor.

Beyaz Saray’da Belirsizlik: Trump Savaş Tuzağında

ABD hükümeti içindeki çatlaklar zirveye ulaştı. Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki bir grup, diplomatik çözüm ve bataklıktan çıkış yollarını ararken, Marco Rubio liderliğindeki diğer grup askeri baskının artırılması konusunda ısrar ediyor. Trump’ın kendisi de çelişki içinde, bir gün “Biz kazandık” derken, saatler sonra “Bu işi bitirmeliyiz” diye bağırıyor. Raporlar, kıdemli ekonomik ve siyasi danışmanların, savaşın devam etmesinin ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçilerin oy tabanını yok edeceği konusunda kendisini uyardığını gösteriyor.

Alternatif Koridorlar: İran Ekonomisi Boğaza Bağımlı Değil

ABD’nin stratejik hatalarından biri, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının İran’ı izole edip felç edeceği varsayımıydı. Ancak İran ve müttefikleri, aylar öncesinden alternatif ticaret yolları tasarladılar. 7 bin 200 kilometre uzunluğundaki Kuzey-Güney Koridoru (INSTC); Rusya, İran ve Hindistan’ı demiryolu ve deniz yolları üzerinden birbirine bağlıyor ve taşıma süresini 45 günden 10 güne indiriyor. Rusya ve İran, Nisan 2026’da bu koridorun eksik olan son halkasını (Reşt-Astara demiryolu) üç yıl içinde tamamlama konusunda anlaştılar. Ayrıca İran-Pakistan-Orta Asya koridoru da Nisan 2026’da resmen faaliyete geçti. İran ekonomisi artık Batı’nın tam kuşatması altında değil.

Gizli Kaldıraçlar ve Doğu İttifakı

İran, petrolünü küresel fiyatlara göre %20 ila %30 indirimle satın alan Çin gibi güvenilir alıcılara sahip. 400 milyar dolar değerindeki 25 yıllık İran-Çin anlaşması da uzun vadeli bir ekonomik dayanaktır. Böyle bir durumda zaman İran’ın lehinedir. Trump savaş bataklığına daha çok battığı her gün, küresel enerji piyasaları ona daha fazla baskı uyguluyor ve ABD’nin müttefikleri de Beyaz Saray ile aralarına mesafe koyuyor.

Sonuç Olarak Kazanan Kim?

İran, 45 günlük savaştan elinde bomba veya füze olmayan bir kozla çıktı ve o da “Stratejik sabır ve zaman.” Financial Times doğru yazmış: “İran bu mücadelede zamanın kendi lehine olduğuna inanmakta haklıdır. Washington, Hürmüz Boğazı’nı açmaya ve küresel piyasalara sükuneti geri getirmeye muktedir olamazken, her gün daha fazla siyasi ve ekonomik maliyet ödüyor. Trump, net bir çıkış stratejisi olmaksızın her geçen gün daha derin bir bataklığa gömülüyor. İran ise alternatif kaldıraçlara ve Doğu güçleriyle olan ittifakına dayanarak, sadece kaybetmediğini değil, nihai zaferin sabreden ve zaman silahını nasıl kullanacağını bilenlere ait olduğunu göstermiştir.”

Farsnews’den tercüme edilmiştir



Yeni yorum ekle