Dünyada Sıkıyönetim!

Sa, 31/03/2020 - 15:00

Corona macerasının nereye varacağını kimse bilmiyor. İnsanların aklı bu fenomenin Allah’ın bir tür güç göstersi olduğu yönde sevk olmuş bulunuyor. Ömründe bir an dahi elleri göğe kalkmayanlar ellerini açmış dua ediyor.

Welayet News - Bu günlerde dünyanın beş kıtasında sıkıyönetim kurabilen yeni tip bir virüs gündemi işgal etmiş vaziyette. Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika’nın bazı şehirlerine bakın, bir askeri yönetim tipini yansıtmakta. Güç mevzusu, siyaset bilimcilerinin zihninde her zaman ciddi bir mevzu ve kavram olarak yer tutmuştur. Fakat hiç biri, çıplak gözle görünmeyecek, niceleği sadece laboratuvarın mikroskopuyla görülebilecek ancak yine de güç imal edecek, sözünü geçirecek bir gücün günün birinde ortaya çıkacağını düşünmüyordu.

Sınır tanımayan, devletlerin ve milletlerin direnmesine rağmen kendi imparatorluğunu dünya sathında her gün bir önceki günden daha da genişleterek sabitleştiren bu gücün adı, corona imparatorluğudur. Altı ay önce kimsenin ondan haberi yoktu ama bugün dünyanın beş kıtasında onun tacu tahtı, ne denli etkili ve egemen bir güç olduğu konuşuluyor. Doktorlar nevzuhur bir virüs olarak ondan söz ediyorlar ama siyaset bilimcileri onu ekonomide, siyasette, kültürde ve yaşam tarzında etkisini hissettirebilen bir “nevzuhur güç” olarak adlandırabilir. İnsanları evlerine hapsedecek bir güç insanın yeryüzünde ortaya çıkışından beri görülmemişti. Corona bunun rekorunu kırdı. Bu hapsetme durumu, bireyler arası ilişkilerde, hatta insanın kendisiyle ve Allah’la olan ilişkisinde ve hakeza kitle iletişim araçlarında önemli gelişmelerin yaşanmasına neden  oldu.

Corona, dünyanın içyüzünü, istikrarsızlığını biraz düşünebilemek için bir fırsattır.

Corona kendini yayıp genişleterek ekonomi, siyaset ve kültür alanında, hatta hukuk ve yaşam tarzı, adabı alanında bildiğimiz birçok kavramı değişime uğrattı. Laboratuvarların mikroskopu altında bu kadar ufak görülen bir olgu, uluslararası toplum sathında büyük işler tetiplemekte ve yüksek sesle şöyle haykırmakta: Ey insan! Seni ufaktan daha ufak görüyorum!

Corona, ortak bir derdi hissederek yakınlaşmaya, bir arada yaşamaya kafa yormak için bir fırsattır. Bu yakınlaşmada, bir arada yaşamada husumetlerin birçoğu silikleşebilir veya koyuluğunu yetirebilir. Corona, insanlığın şimdilik kendi sağlığını düşünüp bu tehlikeden kendini kurtaması ve sağ kalırsa kendi güvenliğini de düşünmesi için bir fırsattır. Corona, yarattığı bütün korku ve çirkinliğe rağmen bir fırsat olmuştur; insanları Allah’a yakınlaştırmıştır, onları kabirle kiyameti, cennetle cehennemi, kendilerini bekleyen başka bir dünyanın olabileceğini düşünmeye zorlamıştır.

Corona, bugün süper güçlerin, keza devletlerle milletlerin gümdemini fiilen değiştirmiş ve her sabah uykudan uyandıklarında kendisini düşünmeye zorlayarak şu mesajı vermiştir: Birbirlerine galip gelmek ki hiç, ellerinden geliyorsa dört elle külahlarına sarılıp paçalarını kurtarmaya baksınlar.

Corona macerasının nereye varacağını kimse bilmiyor. İnsanların aklı bu fenomenin Allah’ın bir tür güç göstersi olduğu yönde sevk olmuş buluyor. Bu nedenle bütün bakışlar göğe dikilmiş. Ömründe bir an dahi elleri göğe kalkmayanlar ellerini açmış dua ediyor.

Coronayı ister dört dörtlük bir biyolojik savaş çerçevesinde ister bu çerçevenin dışında görelim, şu anda ülkelerin dörtte üçünde sıkıyönetim ilan ederek, halkı evlerine hapsetmiş, dörtten fazla kişinin bir araya gelmesini yasaklamış ve yönetimleri bu hükme mahkum etmiş durumda.

Halihazırda coronanın gücü çıplak gözle görünmüyor ama dünyanın en büyük nükleer cephaneliğine sahip olanların gücüne galip geliyor.

Eğer coronayı biyolojik savaş çerçevesinde görüp onun üretilmesinde başta Siyonist rejim ve Amerika olmak üzere dünyanın şer güçlerinin yer aldığını söylesek şu soru öne çıkar: O halde neden kendileri ürettikleri bu kötülüğün pençesine mağlup olmuş? Yanıt açıktır; el-Kaide’yi kendileri kurdu ama 11 Eylül’de başlarına bela oldu; kendileri Saddam’ı her türlü silahla donatıp bir kurt gibi İran milletinin üzerine saldılar ama aynı kurt kendi canlarına düştü; ve en son DAİŞ’i de kendileri kurmuştu ama nihayetinde kendilerini, gönürde de olsa, DAİŞ karşıtı safta göstermek zorunda kaldılar. Corona da bu kaideden müstesna değildir.

Oysa ki tezgahlanan kötülük, sahibinden başkasını kuşatmaz (Fatır: 43). 

Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir (Bakara: 9).

Entrikanın sonuçları dönüp dolaşır entrikanın sahibine çarpar.

Corona, insan yaşamında ilginç, eşsiz ve aynı zamanda hayret uyandırıcı bir olgudur. Ortaya çıktığı kısa süre içinde bir takım fırsatlar ve tehditler yaratmıştır. Fırsatlarını olumlu kaşılamak gerekirken tehditlerini de bir an önce defetmek gerek.  

Muhammed Kazım Embarluyi  

Çev: Mehmet Gönül

Welayet News 



Yeni yorum ekle