ABD’nin İran Savaşındaki Başarısızlığının Nedenleri
Tanınmış Arap analist Abdülbari Atvan; Irak’ın İran’a destek veren tutumu, Bin Selman’ın duruşu, Devrim Muhafızları’nın savaş alanındaki üstünlüğü, İran ve müttefiklerinin Hürmüz ile Babülmendep boğazlarını kontrol etmesi, Amerikan güçlerinin esir alınması, ABD’nin insani ve mali kayıplarının artması ve Çin ile Kuzey Kore’nin ABD’ye karşı savaşa girmesi gibi etkenlerin, ABD’nin İran’a yönelik tüm hesaplarını boşa çıkardığına inanıyor.
Welayet News - Abdülbari Atvan, “Sawt” YouTube kanalında ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşa ilişkin gelişmeleri değerlendirdiği konuşmasında şunları söyledi: “ABD Başkanı Trump geri adım attı ve teslim oldu. Tehditlerinin hiçbirini hayata geçiremedi. Tehdit ettiği geniş çaplı saldırıdan eser yok. Artık İran ile savaşacak gücü kalmadı, korku ve dehşet içinde. Tehdit yöntemleri kendisine hiçbir sonuç ve başarı getirmedi. Başarısız oldular, rezil oldular; Trump ile İsrail rejim Başbakanı Netanyahu’nun tüm planları fiyaskoyla sonuçlandı. Trump’ın geri adım atacağı zaten öngörülüyordu; zira daha önce de İran’ı beş kez geniş çaplı saldırıyla tehdit etmiş ve her defasında geri adım atmıştı.”
Filistin kökenli analist sözlerini şöyle sürdürdü: “Trump’ın geri adım atmasının pek çok nedeni var ancak bunlardan ikisi çok önemli. İlk etken, ABD işgaline ve İsrail rejiminin zorbalığına karşı koyan Irak’ın sürece dahil olmasıdır. Irak’ın bu meseleye girişi çok etkili oldu. ABD’nin Ürdün, Suudi Arabistan ve Kuveyt’teki askeri üsleri hedef alındı. Bu üslere yapılan saldırılar Trump’ın geri çekilmesindeki ana etkendi. İkinci neden ise Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın ABD Başkanı ile yaptığı telefon görüşmesiydi. Muhammed bin Selman bu görüşmede açıkça şu ifadeleri kullandı: ‘Ben Suudi Arabistan, Basra Körfezi’ne kıyısı olan Arap ülkeleri ve bölge ülkeleri adına konuşuyorum. Bu durumla yolumuza devam edemeyiz. Sizin hiçbir planınız ve programınız yok. Savaşta hiçbir başarı elde edemediniz. İran’ı ve vekillerini yenmeniz için size beş ay süre verdik ama tek bir başarı bile kazanamadınız. Bölgedeki tüm üsleriniz tamamen yerle bir edildi. Şimdi ise başarısızlıklarınızın ve üslerinizin yıkımının bedelini bizden ödememizi istiyorsunuz. Hepiniz kaybettiniz ve ABD savaş uçakları ile füzelerinin Suudi Arabistan hava sahasını kullanmasına izin vermeyeceğiz.’ Bu da ABD’nin geri adım atmasının bir diğer nedenidir.”
“Rai al-Youm” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni şöyle devam etti: “Amerika her zaman Irak’ı İran’a karşı, İran’ı da Irak’a karşı kullandı. Ancak şimdi İran ve Irak, Amerika’ya karşı birleşmiş durumda ve bu, ABD için bölgede çok tehlikeli bir gelişmedir. Daha önce Irak’ı İran ile savaşa sokarak aralarını açtıkları için Irak’a saldırdılar. Fakat şimdi durum değişti; İran ve Irak ana müttefik haline geldi.”
Atvan konuşmasının bir başka bölümünde şunları kaydetti: “Çok sayıda Amerikan askerinin öldürülmesi de Trump’ın geri adım atmasında rol oynadı. Bazı raporlar, yaklaşık 150 Özel Kuvvetler askerinin İran güçlerince esir alındığını gösteriyor. Bu haberler kamuoyuna açıklanmadı ve bu askerlerin serbest bırakılması için müzakereler sürüyor.”
Atvan’a göre Trump’ın geri adım atmasının bir diğer sebebi de ABD askeri çevrelerinde ve orduda artan öfkedir. ABD ordusu genel olarak İran ile savaşa karşıydı. ABD’nin Avrupa’daki ordu temsilcisi Trump’a bir mesaj göndererek şöyle dedi: “Biz İsrail’in değil, Amerikan topraklarının ve kendi çıkarlarımızın savunmasını yapmalıyız ve bu savaşa girmeyeceğiz.” Böylece savaşa karşı olduğunu belirtti.
Tanınmış Arap analist sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir diğer husus da ABD’nin bu savaştaki maddi kayıplarının artmasıdır. Resmi istatistiklere göre şu ana kadar savaş için 100 milyar dolar harcandı. Bu durum, Amerikan halkının açlık çektiği ve hastalıklarına tedavi bulamadığı bir dönemde gerçekleşiyor. Bu savaş ABD’nin çıkarlarına değil, İsrail’in çıkarlarına hizmet etmektedir.”
Atvan şunları ekledi: “Diğer bir konu ise İran’ın gücünün artmasıdır. İran, askeri gücüyle ABD’yi, İsrail rejimini ve Arap ülkelerini şaşkına çevirdi. Devrim Muhafızları tüm savaş alanlarında üstünlüğü elinde tutuyor ve büyük zaferler elde etmeyi başardı.”
“Bir diğer neden ise Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasıdır. Herkes Amerikalıların bu boğazın açılması ve tankerlerin geçişi konusunda yalan söylediğini belirtiyor. İranlılar Hürmüz Boğazı’nda üç tankeri hedef alarak onları geri dönmeye zorladı. İran şu anda Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü elinde bulunduruyor. Ayrıca Yemen’deki Ensarullah aracılığıyla Kızıldeniz’deki Babülmendep Boğazı’nın kontrolünü de elinde tutuyor.”
“Bu şartlar altında İran, küresel deniz ticaretinin ve enerjisinin büyük bir kısmını kontrol etmektedir. Bu, ABD ve İsrail rejiminin aptallıkları sonucu ortaya çıkan bir gerçektir. İran’ın yalnız olduğunu ve kısa sürede zafer kazanacaklarını sanıyorlardı ancak bu ülkeyi yenemediler. İran’ın nükleer programı da zarar görmedi; %60’ın üzerinde zenginleştirilmiş uranyum stokları halen ‘Keleng Dağı’nın 600 metre derinliğinde bulunuyor ve hiçbir güç ya da silah oraya ulaşamıyor.”
“ABD bu savaşta hiçbir kazanım elde edemedi; tüm dünyada rezil oldu ve itibarını kaybetti. İsrail rejimi de ağır bir yenilgiye uğradı ve felaket bir durumda. Rejim savaşın başında tek başına İran’ı yıkabileceğini düşünüyordu ama İran direndi, bu rejimi ve ABD’yi mağlup etti.”
Atvan değerlendirmesinin son kısmında şunları ifade etti: “Artık işler ABD’nin çıkarlarının aksine ilerliyor. Amerikalılar için her gün fikrini değiştiren, istikrarsız bir kişiliğe sahip bir başkana sahip olmak utanç vericidir. Zihinsel engelli çocuklar gibi tehditler savuruyor.”
“Reuters’ın üç kaynağa dayandırdığı habere göre Çin, İran’a gelişmiş ABD savaş uçaklarını düşürecek füzeler tedarik etti. Reuters’ın haberi doğrudur; zira bu ajans nadiren yalan haber yayınlar ve üç kaynağa dayandırdığında haberin güvenilirliği artar. Demek ki bu haber, Çin ve Kuzey Kore’nin de savaş alanına girdiğini gösteriyor. Rusya da ABD’nin Ukrayna’ya verdiği yoğun destek karşısında, ABD ile savaşta İran’ı ve Arap-İslam direnişini destekleyecektir.”
Atvan vurguladı: “Olaylar hızla değişiyor ve ABD’nin İran’a yönelik tüm hesapları iflas etti. Bir İngiliz atasözü ‘Onları yenemiyorsan, onlara katıl’ der. Bu atasözünden yola çıkarak ABD, İran ile ilişkilerini kuracak ve tüm Arap ülkelerini çöp tenekesine atacaktır. İsrail İran’daki savaşın bir gezinti ve eğlence olacağını sanıyordu ancak şimdi İran’ın gücü, ABD ve İsrail rejimini korku ve dehşetle yüz başa bıraktı.”

Yeni yorum ekle