ABD-İran müzakeresi ve savaş ihtimali

Sa, 03/02/2026 - 11:39

Bölge ülkelerinin girişimiyle ABD ile İran arasında bir diplomasi süreci başlaması bekleniyor. 

Welayet News  - Bu sürecin savaş ihtimalini ortadan kaldırıp kaldırmayacağına ilişkin öngörüde bulunabilmek için öncelikle tarafların taleplerini ve şartlarını hatırlamak gerekiyor. 

ABD, İran’a iki seçenek dayatıyor: teslimiyet veya savaş.

Teslimiyetin açılımı şöyle:

- İran, hiçbir şekilde uranyum zenginleştirmeyecek yani, nükleer programından tamamen vazgeçecek.

- Füze programını ABD ile müzakere edecek. ABD’nin belirlediği mesafeden (200 km) fazla menzile sahip füze üretmeyecek.

- İran bölgedeki Direniş Ekseni müttefiklerini desteklemeye son verecek. 

İran bu şartları reddettiği için Trump, bölgeye büyük bir askeri yığınak yaptı ve İran’ı savaşla tehdit ediyor. 

İran, Amerika’nın bölgedeki askeri üslerine dikkat çekerek başlayacak bir savaşın bölgesel bir savaş olacağı uyarısını yapıyor. 

Bu uyarı, bölge ülkelerini harekete geçirdi ve -muhtemelen Türkiye’de- ABD ile İran arasında görüşme başlatılması gündeme geldi.  

Basına yansıyan bilgilere göre muhtemel ABD İran görüşmesinde sadece nükleer konu ele alınacak. Yani İran, füze programını ve bölgesel müttefikleriyle ilişkilerini Amerika ile müzakere konusu yapmıyor.

Peki nükleer programla sınırlı kalacak bu görüşmenin çerçevesi ne olacak?

İran nükleer programını sürdürmeyi kırmızıçizgi olarak tanımlıyor. Uranyum zenginleştirme hakkının tanınması karşılığında zenginleştirme oranını müzakere edebileceğini söylüyor.  

Washington rejimi eğer bunu kabul ederse Trump’ın çöpe attığı Obama-Ruhani anlaşmasını kabul etmiş olacak. Çünkü o anlaşma öncesinde İran yüzde 20 oranında uranyum zenginleştiriyordu. Nükleer anlaşma ile bunu yüzde 3’e düşürmeyi kabul etmişti. 

Obama’dan iktidarı devralan Trump, yüzde 3’ü fazla buldu ve ABD rejiminin imzaladığı anlaşmayı çöpe attı.

İran 12 günlük savaş öncesinde yüzde 60 uranyum zenginleştirmesi yapıyordu. 

İran Devrim Lideri’nin danışmanı ve eski MGK Genel Sekreteri Ali Şemhani, yeni görüşmelerde bunu yüzde 20’ye düşürmeyi müzakere edebileceklerini söyledi.

Bu, daha önce uranyum zenginleştirmeyi yüzde 32e düşürmeyi kabule den İran açısından daha ileri bir adımı ifade ediyor. 

Bu durumda taraflardan biri geri adım atmadan ABD-İran görüşmesinin Trump’ın hazırlığını yaptığı savaşı durduramayacağını gösteriyor.

Trump’ın teslim dayatan şartları dikkate alındığında İran’ın atabileceği bir geri adım yok. Ancak eğer ABD rejimi geri adım atar da İran’ın uranyum nükleer programını kabullenirse zenginleştirmenin oranı üzerine bir müzakere söz konusu olabilir. 

İran’la -bölge ülkelerinin girişimi ile- yeni bir müzakere başlatmak, ABD rejimi tarafından savaştan kaçmanın da savaşı başlatmanın da bahanesi olarak kullanılabilir.

ABD rejimi İran’la müzakere sürecini gerekçe göstererek bölgeye yığdığı askeri güçlerini geri çekerse, bu İran’ın tek kurşun atmadan zafer kazanması anlamına gelir. Ancak Epstein dosyaları ve Minnesota olayları sebebiyle yaşadığı iç kriz, rejimi geri adım atmaya yöneltirse bu diplomasi süreci savaş atmosferini dağıtmak için kullanılabilecek en elverişli zemin olarak gözüküyor.

Böylece rejim, İran’a yönelik savaş tehditlerinden sözde geri adım atmamış; ancak bölgesel savaştan da aşamalı olarak kaçmış olacak.  

Ancak eğer rejim savaşta kararlıysa, diplomasi masası bu kez 12 günlük savaşta olduğu gibi İran’ı gafil avlamanın aracı olarak kullanılabilir. 

Amerikan rejimi, bir müzakere süreci başladığını ve savaş olmayacağını düşünen İran’a saldırı yapabilir ve bunu da “Biz İran’a diplomasi yoluyla çözüm için son bir şans vermiştik, o bu şansı kullanmadı” diye izah edebilir. 

Tags: 


Yeni yorum ekle