Fehim Taştekin: Askerleri cihatçılar öldürdü, biz yine Kürtleri vuralım

Mon, 13/09/2021 - 18:17

'Savunma Bakanı Hulusi Akar her ölümlü saldırının ardından kuvvet komutanlarıyla sınıra gider, sıfır noktasında 'Şehitlerimizin kanları yerde kalmadı' der.'

Welayet News  - Gazeteci Fehim Taştekin, Suriye'nin İdlib bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne düzenlenen saldırıda 2 askerin yaşamını yitirmesinin ardından Suriye'deki Kürt köylerinin bombalanmasını tepki göstererek "Sahi intikam kimden alındı?" diye sordu.

Fehim Taştekin'in Duvar'da "Askerleri cihatçılar öldürdü, biz yine de Kürtleri vuralım, hikâye sağlam olsun!" başlığıyla yayımlanan bugünkü yazısının ilgili kısmı şöyle:

Türkiye cumayı cumartesiye bağlayan gece Suriye’de 2 askerini daha kaybetti.

Ne uğruna? Milliyetçilik ve hamasetle zehirlenmemiş normal bir aklı mutmain edecek bir dava var mı? Ulusu birleştirecek bir gerekçe? Kayıpların sorumluluğunu hisseden bir iktidar?

“Ölenler şehittir.” Nokta, tartışma bitmiştir. “Bunu sorgulayan da vatan hainidir.”
Savunma Bakanı Hulusi Akar her ölümlü saldırının ardından kuvvet komutanlarıyla sınıra gider, sıfır noktasında “Şehitlerimizin kanları yerde kalmadı” der. Türk devleti gücünü göstermiştir. Bir ritüeldir sanki, bu son saldırı sonrasında da tekrarlanan.

Sahi intikam kimden alındı? Türk askeri konvoyunun saldırıya uğradığı yer İdlib. TSK’nin çok sayıda askeri üsle cihatçılara kalkan olduğu İdlib’in Kafriya bölgesindeki Binniş. Büyük kalkanın ortası. Bombalı saldırıyı üslenen ise Ensar Ebu Bekir el Sıddık Tugayı. Gizemli bir örgüt ya da bir maske. İdlib’de Türk-Rus mutabakatlarıyla oluşan gerilimi düşürme rejimine karşı çıkan, bu çerçevede M-4 yolunun açılmasını sabote etmeye çalışan, çihatçıbaşı Heyet Tahrir el Şam’ı (HTŞ) da Türkiye ile işbirliği yapmakla suçlayan El Kaide çizgisindeki yapıların paravanı olduğu düşünülüyor. Daha önce 15 Mart ve 11 Mayıs’ta Türk askeri konvoyuna düzenlenen saldırıları da üstlenmişti.
Genelde askerler İdlib’de vuruluyor, TSK intikamı Menbic, Tel Rıfat, Ras’ul Ayn (Serê Kaniyê) ve Tel Ebyad (Grê Sipî) civarındaki köylerden alıyor. Yani Türkiye durum ne olursa olsun Kürt bölgelerini ya da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Menbic Askeri Konseyi’nin elindeki mevzileri vuruyor. Bazen de Suriye ordusunu. Son iki günde bombalananlar arasında Halep’in kuzeyinde Tel Rıfat ve Maranaz; Menbic tarafında Hamam, Dandaliyê, Camûsiyê, Um Adese ve Sayade; Tel Ebyad tarafında Erîda ve Evdiko gibi yerler vardı.

Bakan Akar ayrıca Suriye’ye müdahalenin başından itibaren silahlı grupların dokunulmazca kevgire çevirdiği, 2016’dan beri de TSK ve MİT unsurlarının tekeline aldığı yerde “Hudut namustur” diyor. “Hudut namustur” ama ortak sınırlardan komşu topraklarına her türlü melanetin sokulması, yüzlerce örgütün oluşumuna öncülük edilmesi, bu grupların eğitilmesi, silahlandırılması ve koordine edilmesi, bunlardan alternatif “Suriye Ulusal Ordusu” kurulması, hemen hemen hepsinin birer suç şebekesine dönüşmesine göz yumulması, Türk ordusunun cihatçılarla aynı davaya koşulması, onlara kalkan yapılması, nihayetinde İdlib’in ‘cihadistan’ haline getirilmesi, bir de bu toprakların ilhak edilmişçesine Türkleştirilmesinde bir sorun yok! “Hudut namustur” ama bütün bunların hiçbiri komşunun sınırlarına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne halel getirmiyor! Benimsediğim bir dil değil ama sınır karşılıklı hatlar ve iki kapıdan oluşur, namussa ikisi için de namustur.



Add new comment