Dirilişin Sembolü Nevruz

Tue, 20/03/2018 - 12:41

Gerçek kurtuluşu bekleyen her ferd her yeni günü Nevruz kılmalıdır.

Bu beklediğimiz kurtuluş ve adalet her ferdin can bulması dirilmesi ölü toprağı filizlendirmesi ile gerçekleşebilir.

"Nuru insanın yüzüne doğmayan hiçbir gün yoktur. Her yeni bir gün insanoğlu için şöyle nida eder: "Ben sana yeni bir gün ve yeni bir başlangıç için geldim.
Ölü toprağın can bulması ile hayata tekrar tutunan rengarenk doğanın dirilişi. Yeni yıl beraberinde üzerlerine ölü toprağı serpilmiş bir insanlığında yeniden hayat bulması için en büyük fırsattır. Ne Mutlu zincirlerinden Kurtulanlara!

İnsanın özgürlüğü insanın Hür olmasıdır, başka sultalardan kurtulması ile gerçekleşecek olan bu hürlük kendi içindeki devrimi yapabilme yeteneğine bağlıdır!!!

Halkların özgürlüğü ise kendi öz inanç ve geleneklerini diğer inanç ve geleneklerden temizlemekle başarıya ulaşacaktır!!!

Bahar insanın kendi baharıdır, Bahar toplumun baharıdır, Bahar Halkların baharıdır, Bahar İnsanlığın kurtuluşunun baharıdır, Bahar kardeşlik türkülerinin söylendiği ırkçılık illetinden kurtulma baharıdır, Bahar Acemlerin, Arapların, Türklerin, Kürtlerin değil, Bahar diller farklı olsada tenler tabiatla uyuşmasada Mazlum ve mustazafların Baharıdır!!!

Bahar yıllarca köşeye sıkıştırılsa da savaş ve ambargo uygulansa da kurşunlara hedef olunsa da özünü özgürlüğe teslim edercesine tabiatla birleşerek Hayy nidaları ile dirilenlerin baharıdır.

Yeni günü yeni yapan özgürlük nidaları ile ölümsüzleşen aziz şehitlerin kanları ile dağlarda lale gibi açmalarıdır.

Her yeni gün canlar verir canlar diriltmek için hayat verir hayat diriltmek için.

Şimdi sıra baharların Baharı olan yeryüzü iktidarının Günüdür, yeni gün o’nun zuhuru ile sukunete varacaktır. O Baharların en güzelidir gönüllerin Fethi Ruhların Özgürlüğe Kanat çırpmasıdır. Yaşam, direniş, zafer", sözcükleri, devrimci savaşımın sonsuz zenginliklerinin tanımlanışıdır. "Yaşam-Direniş-Zafer", yaşanmış, somut bir deneydir. Ama sadece deney değildir, direnişin yeniden üretimidir, onun yaşamın her alanına sıçramasıdır, direnişin daha ileri bir aşamaya sıçratılması yönünde çağrıdır.

Diriliş körü körüne ve taklit üzere olmamalı, bilakis bilinç ve şuura dayanmalıdır. Onların dirişilini çoğunlukla kof, amel yoksunu ve yok olucu nitelikteki avamsı teslimiyetlerden ve bağımlılıklardan ayıran da işte bu özelliktir. Bu diriliş çıkarsız karşılıksız olmalıdır, hedefe varacak olan işte en önemli olguda bu çıkarsız beklentisiz Ruhun özgürce dirilmesidir.

Bu baharın müjdesine kavuşmak için önümüzde seçenekler vardır, yapılması gereken önemli çalışmalar dirilişler birliktelikler adalet ve sosyal yapının düzelmesi ile mümkündür.

Tüm sektörlerde yeniliklerin kaydedilmesidir. İnsanlık yetkilileri ekonomik, siyasal ve diplomatik yöntemlerinde, ülkelerin bilim ve araştırmalara yönlendirilmesinde, ülkelerde ideal kültürün yaygınlaştırılmasında, hizmetlerin başta mahrum ve mazlum kitleler olmak üzere tüm katmanlara sunulmasında, ülkenin bayındır hale getirilmesinde yeniliklere gitmelidirler. Halk bireyleri ise üniversitelerde, ekonomik kuruluşlarda ve çeşitli sosyal hizmet mekanizmalarında yenilik sağlamalıdır. Bu yeni yıl yenilik atmosferi ülkelerin her tarafını kuşatmalıdır ve tüm halklar, sağlıklı bir müdüriyet ve doğru tedbirler sayesinde yepyeni girişimlerde bulunmayı kendileri için bir görev bilmelidirler. Bazı işler bugün başlamakta ve fakat sonuçlarını yakında gösterememektedir. Son yapılan işler, giderek sonuçlarını halka göstermelidir. Ektiklerimiz filizlenmeli ve İnsanlığa meyvelerini sunmalıdır. Bu yüzden bu yılı ‘Yenilik ve Gelişme Yılı’ olarak adlandırıp en iyi şekilde insanlığa hizmet edilmelidir.

KALK EY ‘’HİCRAN’’ EHLİ…..

O gül yüzlü Yusuf geldi

O İsa-i zamane geldi

Sus! Söz söyleme yar geldi

Misk-i amber perçemli geldi

 

Kapıyı açtı, nikabı attı

Hicapsız bakın, Nigar geldi

O tekti, kimse yoktu yanında

Yekta idi, mahzun halde geldi

 

Oturdu, kapıyı namahreme kapadı

Sanki yar-ı garın peşine geldi

İmsalsiz cemaline mahv olacakken,

Cilve-i nur gibi kenardan geldi

 

Hicabı kaldırdı attı ortadan

O an ki, kadehleri dizmeye geldi

Leyle-tül kadr sabahı olunca,

Güneş gibi aleni benizle geldi

 

Bırak elinden çırağı, sabah oldu

Ol şems-i cihanmedar geldi

Kaldır defteri, bırak kalemi

Sus! Söz söyleme yar geldi…

 

Murat Avci



Add new comment