El-Ahbar: Mısır, Suudi Arabistan’ın Yemen’e Asker Gönderme Talebini Reddetti
El-Ahbar gazetesi, Suudi Arabistan'ın ittifak arayışlarındaki başarısızlıklarının devamı olarak Mısır'ın, Riyad'ın Yemen'e asker gönderme teklifini geri çevirdiğini bildirdi.
Welayet News - Suudi Arabistan'ın Yemen'e karşı savaşa katılım sağlamak amacıyla müttefik toplama ve koalisyon kurma çabalarının başarısızlıkla sonuçlandığı bir ortamda, Lübnan merkezli El-Ahbar gazetesi dün (Cuma) yayımladığı haberde, Yemen'deki gelişmeleri ve ortaklarının bu ülkedeki savaşa girme konusundaki isteksizliğini endişeyle takip eden Riyad'ın Ensarullah Hareketi ile diyaloğa geçmeyi düşündüğünü bildirmişti. Lübnan medyası bugün yayımladığı haberde ise Mısır'ın Suudi Arabistan’ın Yemen'e asker gönderme teklifini reddettiğini duyurdu.
Mısır, Yemen'e Karşı Her Türlü Askeri Seçeneği Reddediyor
El-Ahbar'ın haberine göre, Yemen'deki gerilimin tırmandığı bir dönemde Kahire, söz konusu katılımın sonu gelmeyen bir askeri taahhüde dönüşmesinden endişe ettiği için Suudi Arabistan'ın Yemen topraklarına kara kuvveti sevk etme teklifini reddediyor. Mısır, rolünü yalnızca deniz seyrüseferinin korunmasıyla sınırlandırmakta ısrar ediyor ve önceliğinin askeri değil siyasi çözüm olduğunu vurguluyor.
Habere göre Mısır, Yemen krizine ilişkin tutumunda iki temel husus arasında denge kuruyor: Süveyş Kanalı gelirlerini ve stratejik çıkarlarını korumak adına Kızıldeniz ile Babülmendep Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini sağlamak ve Yemen Ensarullah Hareketi ile bölgesel müttefikleriyle doğrudan bir karşı karşıya gelişten kaçınmak.
El-Ahbar'a konuşan bilgili kaynaklara göre, Mısır ve Suudi makamları arasında son dönemde yürütülen görüşme ve temaslar, "Mısır'ın ulusal güvenliğinin hayati bir parçası olarak Suudi Arabistan'ın ekonomik ve güvenlik istikrarının korunması; bunu yaparken deniz, hava ve istihbarat unsurlarına dayanılmasının tercih edilmesi ve çatışmanın genişleme riskini azaltmak için siyasi çözüme vurgu yapılması" üzerinde yoğunlaştı.
Kaynaklar, Kızıldeniz'deki ticari gemilere veya tankerlere yönelik her türlü tehdidin Kahire'yi ticareti korumak için tedbirler almaya sevk edebileceğini, ancak bunun mutlaka Yemen içindeki askeri operasyonlara doğrudan müdahale anlamına gelmeyeceğini aktardı.
Öte yandan, Suudi Arabistan ile Mısır arasında ticaret, yatırım, Suudi Arabistan'da çalışan Mısırlıların işçi dövizleri ve enerji akışını içeren kapsamlı ekonomik ilişkiler göz önüne alındığında, Suudi topraklarının veya petrol tesislerinin daha geniş çapta hedef alınması; küresel pazar istikrarsızlığı, artan nakliye ve sigorta maliyetleri ile deniz trafiğindeki düşüşe dair endişeler nedeniyle Kahire'yi katılım düzeyini yeniden değerlendirmek zorunda bırakabilir.
Kahire'den Suudilere Yemen'de Gerilimi Tırmandırmanın Sonuçları Hakkında Uyarı
Söz konusu kaynaklar, tüm bunlara rağmen Mısır'ın daha geniş bölgesel bir çatışmaya çekilmekten kaçınmaya çalıştığını vurguladı. Mısır, Ensarullah'a karşı bir savaşa müdahil olmanın Kahire'yi hareketin müttefikleriyle dolaylı bir karşı karşıya gelişe sokabileceğine ve Mısır'ı kestirilemeyen askeri sonuçlara maruz bırakabileceğine inanıyor.
Bu bağlamda Mısır, Suudi Arabistan'ın Yemen'e kara kuvvetleri gönderme teklifine karşı özellikle hassasiyet gösteriyor. Suud mevkidaşlarıyla temas halinde olan Mısırlı yetkililere göre bu durum, belirsiz sonuçları olan farklı düzeyde bir askeri taahhüde geçişi simgeliyor. Özellikle Yemen'in son derece karmaşık ortamına girmek, görevin bitiş noktasını belirlemeyi sınırlı bir askeri operasyon yürütmekten çok daha zor hale getirebilir.
Haberlere göre Kahire, herhangi bir bölgesel askeri gücün faaliyet gösterebileceği çerçeveye büyük önem veriyor; belirli hedefleri, tanımlanmış bir zaman dilimi, siyasi ve hukuki güvencesi olan çok taraflı bir operasyona katılmanın, sonu gelmeyen bir savaşa katılmaktan esasta farklı olduğunu biliyor.
Dolayısıyla Angajman Kuralları ile operasyonun nihai hedefinin ve tehdidin boyutunun tanımlanması, diplomasiye ve savaştan kaçınmaya bağlı kalmayı sürdüren Mısır'ın tutumunu belirleyen en belirgin faktörler arasında yer alacaktır.
Diğer taraftan Kahire, Ensarullah tehdidinin hava veya deniz saldırılarıyla sona erdirilemeyeceğine, siyasi bir hat izlenmediği takdirde bu tehdidin varlığını sürdüreceğine ve farklı biçimlerde ortaya çıkacağına inanmaya devam ediyor. Bu nedenle Kahire, "herhangi bir askeri adımla eş zamanlı olarak siyasi bir vizyona sahip olunmasına" büyük önem veriyor.
Suudi Arabistan'ın İttifak Arayışındaki Hayal Kırıklığı ve Ensarullah ile Diyaloğa Sığınması
Lübnan'ın El-Ahbar gazetesi dün de konuya ilişkin yayımladığı haberde bilgili kaynaklara dayanarak, Suudi Arabistan'ın son günlerde Mısır, ABD, Pakistan ve Umman dâhil çeşitli taraflarla yaptığı temasların, kendisini Yemenlilerle diplomatik yola girmesi gerektiği sonucuna ulaştırdığını bildirdi.
Habere göre Suudi Arabistan, Ummanlı arabulucu aracılığıyla Ensarullah'a iki haftalık bir ateşkes ve "insani taleplerin karşılanmasını ele almak" ve ardından "geçici ateşkesin sonunda kapsamlı bir anlaşmaya varmak" amacıyla hareketin liderliğiyle doğrudan müzakereler yürütmeyi içeren bir teklif sundu.
Ensarullah'ın Ateşkes Şartı
Bilgili kaynaklar El-Ahbar gazetesine Suudi Arabistan'ın Yemen'e uygulanan ablukayı kaldırmaya hazır olduğunu bildirdiğini, ancak Ensarullah'ın Yemen krizinin çözümü için nihai bir yol haritası talep ettiğini ve krizin bir iç sorun olmadığını, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik bir saldırısı olduğunu vurgulamayı sürdürdüğünü aktardı.
Söz konusu kaynaklara göre Ensarullah'ın talepleri şunları içeriyor: Hava, kara ve deniz olmak üzere Yemen'e yönelik ablukanın tüm biçimleriyle sona erdirilmesi; Suudi Arabistan'ın askeri, güvenlik ve siyasi düzeyde Yemen sahnesinden tamamen çekilmesi; şehirlerdeki ve altyapıdaki Suudi saldırılarının hasarlarını tazmin etmek üzere Yemen için finansal bir tazminat fonunun oluşturulması.
Tabii ki Ensarullah daha önce de Umman tarafına Suudi Arabistan'ın Yemenliler arası iç diyalog yürütülmesine yönelik aldatıcı planını reddettiğini bildirmişti. Çünkü bu durum Yemen'in iç işlerine müdahale anlamına gelmekte olup Yemenli taraflar arasındaki diyalog dosyası tamamen içsel bir meseledir ve kimsenin buna müdahale etme hakkı yoktur.
Müttefiklerin Suudileri Geri Çevirmesi
Bilgili kaynaklar, Suudi Arabistan'ın Yemen ile diplomatik çözüme yönelme kararının, Suudilerin Yemen'e karşı savaşta ortaklarından yardım alma konusunda hayal kırıklığına uğramasının ardından geldiğini; ABD'nin bile Yemen'e doğrudan müdahale etmeye yanaşmadığı bir ortamda Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın kendisini zor bir konumda bulduğunu rapor etti.
Habere göre Bin Selman'ın Mısır ziyareti de kendisine bir fayda sağlamadı; Mısırlı yetkililer kendisine Yemen gerçeğinin bir tablosunu izah ederek Ensarullah ile diyaloğa yönelmesini tavsiye etti.

Yeni yorum ekle