Devrim Muhafızları ABD’nin İnsansız Denizaltısının Beynini Kontrol Altına Aldı

Ct, 19/09/2026 - 09:30

Uluslararası ilişkiler uzmanı, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri savaşçılarının ABD’nin akıllı insansız denizaltısını tespit edip ele geçirerek bu yeni teknolojinin beynini kontrol altına aldıklarını ve İran milletinin lehine el koyduklarını belirtti; bu eylem Amerikalıları şaşkına çevirdi.

Welayet News - Uluslararası ilişkiler uzmanı Seyyid Rıza Sadrülhüseyin, Fars Haber Ajansı siyasi muhabirine verdiği mülakatta, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri’nin Amerikan akıllı insansız denizaltısını ele geçirmesinin boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sadrülhüseyin, Devrim Muhafızları savaşçılarının eline geçen bu araca dair henüz kesin teknik ve teknolojik bilgilerin bulunmadığını belirterek; bu araç İran İslam Cumhuriyeti savaşçıları tarafından analiz edilip içindeki koşullar, imkanlar ve kullanılan son teknolojiler incelenmedikçe net bir açıklamada bulunmanın mümkün olmadığını ifade etti.

Deniz Altı Görüntülemeden Boru ve Kablo Hatlarının Tespitine

Sadrülhüseyin, bu aracın kapasitelerine değinerek şunları kaydetti:

“Bu teknoloji, 2025 yılında bu akıllı insansız denizaltının üretilmesiyle kullanıma sokulmuştur; 600 metre derinliğe kadar casusluk ve operasyonel faaliyetlerini yürütebilen bir araçtır. Bu cihaz, düşmanın ana sinyal alma merkezlerine sinyal iletmek, deniz altından, geçen boru hatlarından ve her türlü kablodan görüntü almak ve ayrıca mayın tespiti yapmak amacıyla kullanılmaktaydı.”

Sadrülhüseyin sözlerine şöyle devam etti:

“Bu araç adeta bir casus grubu gibi hareket edebiliyordu; örneğin hassas bir bölgede bilgi toplamak üzere görevlendirilen, farklı uzmanlık alanlarına sahip 20 kişilik bir casus ekibi gibi. Araç için bu tür işlevler öngörülmüştü; ancak imkanları ve teknolojisi hakkında kesin bir değerlendirme yapmak, şu anda İran İslam Cumhuriyeti savaşçılarının elinde bulunan ekipmanların incelenmesine bağlıdır.”

 

Hürmüz Boğazı ABD’nin Yumuşak Karnı Haline Geldi

 

Uluslararası ilişkiler uzmanı değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

 

“Amerikalılar, Hürmüz Boğazı’nı açma konusunda gerçekten ciddi olduklarını ve bu alanda tüm imkanlarını kullandıklarını gösterdiler. Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunun Amerikalıların yumuşak karnı olduğu tamamen kanıtlanmıştır. Meselenin sadece bu boğazdan geçen petrolün fiyatını düşürmek ya da ABD’de Kasım ayında yapılacak seçimler olmadığı anlaşıldı; aksine ABD’nin heybeti, hegemonyası ve başkanı kim olursa olsun ABD Başkanının konumu ve kişiliği İran milletiyle savaşa bağlanmış durumdadır.”

 

Sadrülhüseyin şunları vurguladı:

 

“Bu doğrultuda halen savaş halindeyiz. Topyatun bir hibrit savaş tecrübe ediyoruz ve bu teknolojilerin Hürmüz Boğazı’na yakın sularda kullanılması, düşmanın bu alandaki son imkanlarını sahaya sürdüğünü kanıtlamaktadır.”

 

İran’a Karşı Bilişsel, Medya ve Ekonomik Kapasitelerin Eş Zamanlı Kullanımı

Karşılaşmanın diğer boyutlarına dikkat çeken uzman, şu ifadeleri kullandı:

“Düşman, bilişsel savaşta son yöntemlerden yararlanıyor; psikolojik savaş alanında son teknolojileri kullanıyor ve medya savaşı metotlarını da uyguluyor. Ekonomik savaş alanında ise Amerikalılar ellerindeki tüm imkanları, kendileriyle aynı çizgideki ve müttefik ülkeleri, uluslararası kurumları, bölgesel ve uluslararası bankaları İran milletine karşı kullanıyorlar. Dolayısıyla ilan edilen hibrit savaşın, İran milletinin karşı karşıya olduğu bir gerçeklik olduğu ortaya çıkmıştır.”

Ülkenin İç Düzeni Düşmanın Savaş Düzenine Uygun Olmalıdır

Sadrülhüseyin açıklamalarına şöyle devam etti:

“Bu doğrultuda talebimiz şudur ve vurgulamaya devam ediyoruz ki, ülke içindeki savaş düzeni de düşmanın karşımızda aldığı savaş düzeninin boyutuna uygun olarak hazır tutulmalı, planlanmalı ve tasarlanmalıdır. Şunu söylemek gerekir ki, ne mutlu ki İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri bir kez daha —ve yüzüncü kez vurguluyorum ki— uyanıklık ve basiretle dünyanın en güçlü ordusuna ve müttefiklerine karşı savaş düzeni aldıklarını kanıtladılar.”

Uluslararası ilişkiler uzmanı, silahlı kuvvetlerin İran milletinin korkunç bir uluslararası odakla karşı karşıya olduğuna inandığını ve görevlerinin milleti her alanda savunmak olduğunu belirtti.

Silahlı Kuvvetlerin Teknolojik Gelişimi İçin Bir Kazanım

Ele geçirilen insansız denizaltı teknolojisinin incelenmesi kapasitesine değinen Sadrülhüseyin, sözlerini şöyle tamamladı:

“İnşallah bu büyük kazanım, teknolojik birikime ve silahlı kuvvetlerin ilerlemesine katkı sağlayabilir. Silahlı kuvvetlerin teknolojik kapasitesine dair sahip olduğumuz bilgiyle, kesinlikle ve şüphesiz yakın zamanda ele geçirdiğimiz bu akıllı denizaltı teknolojisinden yararlanarak düşmanlarımıza karşı bunun daha gelişmiş bir örneğini kullanacağız. Bu olay, düşmanın İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin zekasını, yeteneğini, teknolojisini ve dikkatini aşamayacağını gösterdi. İslam Cumhuriyeti’nin savunma alanında sergilediği performansın bir parçası, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin yiğit mensuplarının sabahın ilk saatlerinde başarıya ulaşan son operasyonunda kanıtlandı. Bu eylem, bu aracı nasıl tespit ettiğimiz, ele geçirdiğimiz, bu yeni teknolojinin beynini kontrol altına aldığımız ve bunu İran milletinin lehine nasıl kamulaştırdığımız konusunda Amerikalıları şaşkına çevirmiştir.”

Tags: 


Yeni yorum ekle