İran, CIA’yı Nakavt Etti

Çar, 26/08/2026 - 19:11

İran’ın Ortadoğu’daki Amerikan tesislerine yönelik saldırılarının, istihbarat camiasının 1947’den bu yana CIA tarihinin en kötüsü olarak nitelendirdiği hasara yol açtığı ortaya çıktı. Ancak bu sadece buzdağının görünen kısmı, zira ‘bu altyapıyı yenilemeye değer mi’ sorusu gündemde.

Welayet News  - Sansasyonel bir sızıntı, ABD’nin özenle gizlediği felaketin boyutunu ortaya çıkardı. İran’ın Ortadoğu’daki Amerikan tesislerine yönelik saldırıları, istihbarat camiasının 1947’den bu yana CIA tarihinin en kötüsü olarak nitelendirdiği hasara yol açtı.

Hasar gören ya da yıkılan 200’den fazla tesis söz konusu, milyarlarca dolarlık bir fatura ortada ve Kongre, onarım için hummalı bir şekilde çalışıyor. Ancak bu sadece buzdağının görünen kısmı, zira herkes insansız hava araçlarını tartışırken Washington Post, Pentagon’un kendi kendine sorduğu çok daha radikal bir konuyu gündeme getiriyor: Bu altyapıyı yenilemeye değer mi? ABD stratejistleri, Soğuk Savaş’tan bu yana görülmemiş varoluşsal bir seçimle karşı karşıya kalmış durumda.

Aslında, Şubat ayında daha gerginlik tırmanmadan önce CENTCOM’un personelinin çoğunu bu tesislerden sessizce tahliye ettiği, bunu resmi olarak taktiksel yeniden konuşlandırma olarak adlandırdığı, gayri resmi olaraksa bu karakolların yeni nesil İran füzelerine karşı savunulamaz olduğunu kabul ettiği anlaşıldı.

İstihbarattan bir kaynağın ifadelerinden yapılan alıntı oldukça vahim: “İran, bizim eski yerlerimizde olduğumuzu düşünüyor, ama biz orada değiliz”.

ABD, insan gücünü ve ekipmanını bilinmeyen yerlere transfer ederek kasten varlık yanılsaması yaratıyor, Washington alışılagelmiş Bahreyn-Kuveyt-Katar hattı yerine, Ürdün ve İsrail’e daha yakın, batıya doğru bir geri çekilmeyi değerlendiriyor. Aslında bu, İran’ın verebildiği hasar yarıçapının artık Arap Yarımadası’nın tüm doğu kıyılarını kapsadığının ve önceki konuşlanma bölgesini ölümcül derecede tehlikeli hale geldiğinin kabulüdür.

En acı ilaç ise, onlarca yıldır savunma doktrinlerini Amerikan şemsiyesi etrafında kuran, Washington’ın garantilerine güvenerek saldırıları göğüsleyen Basra Körfezi’ndeki ABD müttefiklerine düşüyor. Onlar şimdi ABD’nin alaycı bir şekilde, sürekli bombardıman altında üsleri onarmak mı yoksa onları terk edip çöle, İsraillilerin yanına gitmek mi daha ucuza geleceğini hesaplamasını izlemek zorunda.

Tags: 


Yeni yorum ekle