İran'ın Askeri Doktrininde Büyük Değişim
İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, ülkenin askeri doktrininin savunmadan taarruza değiştirildiğini belirtti.
Welayet News - İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, Mehr Haber Ajansı’na yaptığı özel röportajda, ülkenin askeri stratejisindeki değişimleri ve caydırıcılık politikalarını değerlendirdi.
“Amerikan işgalcilere karşı ödül kararı”
Tuğgeneral Ekreminiya, ABD’nin olası bir kara harekatı düzenleyerek İran topraklarına girmesi durumunda, işgalcileri etkisiz hale getiren veya esir alanlar için ödül verileceğini açıkladı. Sözcü, bu ödülün erkekler için 5 milyar Tümen, İranlı kadınlar için ise 10 milyar Tümen olarak belirlendiğini ifade etti.
“Savaş sonrası hazırlık ve teçhizat yenileme”
Savaşın ardından ordunun saha değerlendirmelerine ve hazırlık seviyesine değinen Tuğgeneral Ekreminiya, ateşkes sürecini en verimli şekilde kullandıklarını belirterek, “Ateşkesin sağladığı fırsatı bir an bile boşa harcamadık. Düşman tarafından hasar gören sistemlerin onarımı ve yeniden devreye alınması konusunda ciddi adımlar attık. Ayrıca yeni teçhizat tedariki sağladık ve bunlar envanterimize girdi” dedi.
İran’ın iki büyük askeri güçle mücadele ettiğini hatırlatan Tuğgeneral Ekremniya, “İslam Devrimi Lideri’mizin ifadesiyle, teknolojisi ve ekipmanı yüksek seviyede olan ‘iki kafir ordusuyla’ yaklaşık 40 gün savaştık. Bu süreç bize önemli tecrübeler kazandırdı. Gelecekte yaşanabilecek olası bir saldırıda, İran Ordusu ve Devrim Muhafızları Ordusu çok daha yüksek bir hazırlık ve özgüvene sahip olacaktır” ifadelerini kullandı.
“Askeri doktrinde değişim: savunmadan taarruza geçiş”
Ülkenin askeri doktrininin savunmadan taarruza değiştirildiğini kaydeden Tuğgeneral Ekremniya, bu değişimin en somut örneklerinden birinin “hızlı müdahale” olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“ABD saldırısının başladığı 28 Şubat’ta, saldırıdan sadece iki saat sonra yanıt verdik. Doktrinimizin bir diğer unsuru ise düşmanın bir noktamıza saldırması halinde, caydırıcılığı sağlamak adına daha sert karşılık vermektir. Örneğin, düşman enerji altyapımızı vurduğunda, biz aynı anda düşmanın birden fazla noktasını hedef aldık.”
“Önleyici vuruş hakkı”
Uluslararası hukuk çerçevesinde, orantılılık ve gereklilik ilkesine dayalı olarak “önleyici vuruş” haklarını kullandıklarını belirten Tuğgeneral Ekremniya, Ürdün’deki ABD üssüne düzenlenen saldırıyı örnek göstererek,
“Amerikalılar orada güç ve ekipman toplayarak saldırılarını yoğunlaştırmayı planlıyorlardı. Henüz bunu yapmadan önce insansız hava araçları ve füzelerle o bölgeyi vurduk. Bu önleyici eylemle, ABD saldırganlığının ülkemizin içine yayılmasını engelledik. Bu, askeri doktrinimizdeki ‘savunmadan taarruza’ geçişin bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.
“Savaş alanı genişledi”
Gelecekteki olası bir savaş için yeni senaryolar üzerinde çalıştıklarını ifade eden Tuğgeneral Ekremniya, savaşın kapsamının genişleyebileceği uyarısında bulunarak, “Savaş sırasında, çatışma alanlarının genişleyebileceğine dair birkaç kez uyarıda bulunmuştuk. Bugün, kısa süre öncesine kadar savaşın dışında olan Babülmendeb Boğazı’nın artık savaş coğrafyasının bir parçası olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde, daha önce savaş alanında olmayan Suriye’deki ABD üsleri de hedef alındı. Bugün bölgenin tamamında tehditler mevcut ve biz bunlarla yüzleşme kapasitesine sahibiz” dedi.
Hasar gören tüm sistemler onarıldı
Tuğgeneral Ekremniya, hasar gören tüm sistemlerin onarıldığını ve yeni nesil askeri teçhizatların ordu envanterine dahil edildiğini de sözlerine ekledi.

Yeni yorum ekle