Ben-Gurion’dan Abha’ya: Riyad’ın Siyonist Karşıtı Yemen Denkleminden Alması Gereken Ders
Yemen’in Suudi Arabistan’a dayattığı "havalimanına karşı havalimanı" denklemi, San'a’nın siyonistlere yönelik uyguladığı hava ablukasını akıllara getiriyor.
Welayet News - Suudi Arabistan’ın Yemen’deki havalimanları ve limanlara yönelik sürdürdüğü abluka nedeniyle Suudi Arabistan havacılık sektörü büyük bir tehditle karşı karşıya kalmıştır. Yemen Silahlı Kuvvetleri, başta San'a Uluslararası Havalimanı olmak üzere Yemen havalimanlarının kapalı tutulmasına ve Suudi Arabistan’ın buraya yönelik küstah saldırısına ilk yanıt olarak, uluslararası havayolu şirketlerine Suudi Arabistan hava sahasını kullanmamaları yönünde sert bir uyarıda bulunmuştur.
Suudi Arabistan Havacılık Sisteminin Önemi
Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin, Yemen havalimanlarındaki abluka kaldırılana dek havayolu şirketlerini Suudi hava sahasını kullanmamaları konusunda uyarmasının ardından gözler, Suudi Arabistan’ın havacılık ağının kapasitesine ve bu ağın bölgesel ile uluslararası seyahatler için taşıdığı öneme çevrilmiştir. Suudi Arabistan, onlarca havalimanı ve günlük binlerce uçuşu içeren devasa bir havacılık sistemine dayanmaktadır.
Suudi Arabistan genelinde 13 uluslararası havalimanı bulunmakta olup bunların en önemlileri Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ve Demmam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı'dır. Diğer büyük havalimanları ise Medine, Taif, Abha, Tebük, Kasım, Cazan, Hail, Ahsa, El-Ula ve Kızıldeniz havalimanlarının yanı sıra Suudi petrol şirketi Aramco tarafından işletilen tesislerdir.
Bu havalimanlarının başında, bölgenin en önemli uçuş merkezlerinden biri olan, yılda on milyonlarca yolcuya hizmet veren ve günde yüzlerce uçuşun gerçekleştirildiği Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı gelmektedir. Burada Suudi Arabistan Havayolları’nın (Saudia) yanı sıra onlarca uluslararası havayolu şirketi faaliyet göstermektedir.
Başkent Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ise ticari ve turistik seyahatlerin merkezi konumunda olup, yılda yaklaşık 30 milyon yolcuya ve günlük yüzlerce uçuşa ev sahipliği yapmaktadır.
Doğu Eyaleti’nde yer alan Demmam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı, sanayi ve ekonomi bölgelerine hizmet veren dünyanın en büyük havalimanlarından biri olup, iç ve dış hatlarda yılda milyonlarca yolcuyu ağırlamaktadır.
Abha Uluslararası Havalimanı ise Suudi Arabistan’ın güneyinde yer alan, Asir bölgesine ve güney eyaletlerine hizmet veren bir diğer kritik havalimanıdır. San'a Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırıya yanıt olarak başlatılan askeri operasyonun ardından faaliyetlerini tamamen durduran ilk Suudi havalimanı burası olmuştur.
Suudi Arabistan’daki diğer uluslararası havalimanları havayolu ağını tamamlamakta; Medine, Asir, Tebük, Kasım, Cazan, Ahsa, El-Ula ve Kızıldeniz kıyıları gibi hayati bölgelere hizmet vererek ayda binlerce uçuş gerçekleştirmektedir.
Genel olarak, Suudi Arabistan havalimanları yılda 1 milyondan fazla hava trafiği hareketini yönetmektedir ki bu da günde ortalama 3 bin uçuşa tekabül etmektedir. Suudi havalimanlarını kullanan yolcu sayısı yılda 100 milyonu aşmakta ve bu durum havacılık sektörünü Suudi ekonomisinin en hayati damarlarından biri haline getirmektedir.
Bu sistem, Suudi havalimanlarını kullanan veya uçuş ağlarının bir parçası olarak Suudi hava sahasından geçen onlarca uluslararası havayolu şirketinin yanı sıra yerel havayollarına, özellikle de Saudia, Flynas ve Flyadeal şirketlerine dayanmaktadır.
Yemen’in Suudi Arabistan’a Yönelik Hava Ablukasının Sonuçları
Ayrıca Suudi Arabistan’daki hava trafiği; yer hizmetleri, bakım, ikram, hava kargo şirketleri ve havalimanı işletmecilerinden oluşan geniş bir ağla doğrudan bağlantılıdır. Bu durum, hava sahasındaki herhangi bir aksamanın tüm havacılık sistemi üzerinde doğrudan ve zincirleme bir etki yaratacağı anlamına gelmektedir.
Hava sahası uyarılarının göz ardı edilmesi halinde, Suudi Arabistan havacılık sistemi; uçuş gecikmeleri, iptaller, rota değişiklikleri ve artan operasyonel maliyetler gibi ciddi aksamalarla karşı karşıya kalabilir. Bu aksamalar ayrıca havacılık varlıklarını, kritik altyapıyı ve daha uzun, daha maliyetli alternatif rotaları kullanmak zorunda kalacak transit uçuşları da doğrudan etkileyecektir.
Suudi Arabistan’ın son dönemde Amerikan-Siyonist ittifakıyla işbirliği içinde Yemen’e yönelik gerçekleştirdiği düşmanca adımların ardından, San'a’daki siyasi ve askeri liderlik, havayolu şirketlerine yönelik Suudi hava sahasını kullanmama uyarısının 10 yıldır abluka altında tutulan Yemen havalimanlarındaki ablukaya doğrudan bir yanıt olduğunu ve bu yasağın kaldırılmasının ancak Yemen üzerindeki ablukanın kaldırılmasıyla mümkün olacağını vurgulamıştır.
Ben-Gurion’dan Abha’ya: Yemen’in Ablukayı Kırma Denkleminin Etkinliği
Yemen’in, Suudi-Amerikan koalisyonunun dayattığı ablukayı kırmaya yönelik bu hamlesi, San'a’nın Aksa Tufanı operasyonu sırasında Gazze’ye destek vermek amacıyla siyonist rejimin havalimanlarına uyguladığı ablukayı hatırlatmaktadır. Yemen liderliği o dönemde Gazze ablukasının kırılması, gıda, su ve ilaç girişine izin verilmesi ve Filistin halkına yönelik savaş suçları ile soykırımın durdurulması amacıyla siyonistlere karşı askeri operasyonlarını genişlettiğini duyurmuştu.
20 Mart 2025 tarihinde Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdülmelik Bedreddin el-Husi şu vurguyu yapmıştı: "Gazze’ye doğrudan askeri destek verme kararı aldık; çünkü siyonist düşman tüm kırmızı çizgileri aşmıştır." Bu açıklamanın ardından Yemen liderliği, Gazze Şeridi’ndeki ablukanın sonlandırılması ve insani yardımların girişine izin verilmesi için 4 günlük bir ültimatom vermiş, akabinde siyonistlere yönelik deniz ablukası başlamış ve bir süre sonra da hava ablukası ilan edilmişti.
Bu aşamada Yemen Silahlı Kuvvetleri, işgal altındaki Yafa bölgesinde bulunan Ben-Gurion Havalimanı’na uçuş gerçekleştiren havayolu şirketlerini uyararak siyonist rejimin havalimanlarına yönelik hava ablukasını başlattı. Ardından 23 Nisan 2025’te Yemen Silahlı Kuvvetleri, Ben-Gurion Havalimanı’nı "Filistin-2" tipi hipersonik balistik füzeyle hedef alan bir operasyon gerçekleştirdi.
Sadece iki gün sonra, aynı havalimanı biri "Filistin-2" hipersonik füzesi olmak üzere iki balistik füzeyle tekrar hedef alındı. Bundan iki gün sonra ise Yemen güçleri, biri Ben-Gurion Havalimanı’nı, diğeri ise işgal altındaki Yafa’nın güneyindeki bir başka askeri hedefi vurmak üzere iki askeri operasyon daha düzenledi.
Yemen, siyonist rejime yönelik hava ablukasını aşamalı olarak sıkılaştırdı ve nihayetinde 25 Mayıs 2025’te siyonist rejim, Yemen’den fırlatılan bir füzenin ardından Ben-Gurion Havalimanı’ndaki uçuşları tamamen askıya aldığını duyurdu. Bu adım, rejimin 3 Mayıs 2025’te savaş suçlusu Netanyahu’yu neredeyse ölümün eşiğine getiren Yemen operasyonunun etkinliğini itiraf etmesinin ardından geldi.
İsrail medyası, Yemen füzesinin 4 katmanlı hava savunma hattını aşarak havalimanının tam merkezine düştüğünü ve 25 metre derinliğinde bir çukur oluşturduğunu yazdı. Ayrıca füzenin harp başlığının "çok büyük" olduğu ve devasa bir patlama dalgası yarattığı belirtildi.
Askeri uzmanlar; Demir Kubbe, Davut Sapanı, THAAD, Arrow-3 ve Amerikan Patriot sistemleri dahil olmak üzere düşman İsrail’in tüm hava savunma sistemlerinin füzeyi tespit edip önlemede başarısız olduğunu açıkladı. Yemenlilerin işgal altındaki Yafa’da bulunan siyonist havalimanına yönelik operasyonları, tesis tamamen kapanana kadar sürdü ve rejimi alternatif havalimanları kullanmaya mecbur bıraktı.
Bu doğrultuda, Yemen Silahlı Kuvvetleri 13 Temmuz 2026 Pazartesi günü "havalimanına karşı havalimanı" denkleminin dayatılmasına ilişkin bir bildiri yayımlayarak uluslararası havayolu şirketlerini Suudi Arabistan hava sahasında uçmamaları konusunda uyardı.
Bu durum, Suudi Arabistan’ın Yemen ablukasına son vererek mantıklı ve akılcı bir seçeneğe yönelmemesi ve Amerikan-Siyonist taleplerine hizmet etmekten vazgeçmemesi halinde, önümüzdeki günlerde Yemen’in Suudi rejimine yönelik hava ablukasını tırmandıracak yeni sürprizlere imza atacağını göstermektedir.

Yeni yorum ekle