Trump'ın Yeni Şantajı ve NATO'nun Çöküş Tehlikesi: "Oynamak İçin Para Öde"

Ct, 04/04/2026 - 08:11

ABD Başkanı'nın NATO üyelerinin oy hakkını şarta bağlamaya yönelik yeni tehditleri, bu ittifakın geleceğinin üzerine ağır bir gölge düşürdü.

Welayet News Azerbaycanlı gazeteci "Samir İbrahimov" kaleme aldığı bir makalede, Donald Trump'ın NATO'nun yapısını değiştirmeye yönelik tartışmalı planını ve uluslararası uzmanların bu konudaki tepkilerini inceledi.
Bu raporda, Avrupa'nın Washington'un İran'a yönelik maceralarına katılmayı reddetmesinin, Trump'ın müttefiklerine baskı yapmak için kullandığı ana bahane olduğu vurgulandı.
"Oynamak İçin Para Öde" Planı; Trump'ın Avrupa'dan İntikamı
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı sert eleştirileriyle, NATO'nun yapısında reform yapmak için "oynamak için para öde" (pay to play) adı altında radikal bir planı değerlendiriyor.
Telegraph gazetesinin haberine göre, savunma bütçelerini Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) %5'ine çıkarmayan ülkeler, ittifakın kilit karar alma süreçlerinden dışlanabilir.
Bu kısıtlamalar; ortak misyonlar, NATO'nun genişlemesi ve hatta toplu savunmayla ilgili "5. Madde"nin uygulanması konusundaki kararları kapsayabilir. Bir ABD'li yetkili bu konuda şöyle diyor: "Kendiniz para ödemezken, gelecekteki harcamalar hakkında oy kullanmamalısınız"
Bu değişiklikler etrafındaki tartışmalar, Beyaz Saray'ın ABD'nin İran'a yönelik eylemlerine Avrupalı müttefiklerin karşı çıkmasından dolayı son derece öfkeli olduğu bir dönemde gündeme geliyor.
Trump, ortaklarının bu davranışını "hatırlayacağını" açıkça ilan etti.
ABD'nin NATO'nun savunması için her yıl yüz milyarlarca dolar harcadığına işaret eden Trump, 27 Mart'ta bir televizyon programında şunları söyledi: "Biz her zaman onların yanındaydık, ancak şimdi onların eylemleri göz önüne alındığında yanlarında olmamıza gerek yok, öyle değil mi"
Buna karşılık, tüm NATO ülkeleri askeri bütçedeki bu keskin artışa katılmıyor. Örneğin İspanya bu talebe şiddetle karşı çıkmış ve aynı zamanda Washington'un Orta Doğu'daki eylemlerini eleştirmiştir. Bu anlaşmazlıklar, NATO'nun çöküşüne ve yeni askeri blokların oluşumuna dair tehlike çanlarını çaldırmıştır.
Washington'un Odak Değişimi; Avrupa'dan Çin'i Sınırlandırmaya
ABD'deki Tennessee Eyalet Üniversitesi'nde siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler profesörü olan "Andrey Korobkov", Trump'ın tutumunun 2015 yılındaki planlarına dayandığına inanıyor.

Onun bu yaklaşımı iki temel faktöre dayanmaktadır:
* Stratejik Dönüş: Trump, ABD dış politikasının ağırlık merkezinin, Çin'i sınırlandırmak için Avrupa'dan Pasifik bölgesine kaydırılması gerektiğine inanıyor.
* İttifaktaki Finansal Dengesizlik: NATO'nun ana mali yükü ABD'nin omuzlarındadır, oysa bu ittifak daha çok Avrupalıların kendi güvenliği için gereklidir.
Bu üniversite profesörünün ifadelerine göre, 2017 yılında sadece beş ülke GSYİH'nin %2'sini savunma bütçesine ayırma şartını yerine getiriyordu. Şimdi Trump'ın baskılarıyla 20'den fazla ülke bu şartı yerine getirdi, ancak o şu anda taleplerinin sınırını %5'e yükseltmiş durumdadır.

Korobkov şunları vurguluyor: "Trump'ın temel argümanı, Avrupa'nın ABD'nin Fars Körfezi'ndeki operasyonlarına ve İran ile çatışmasına verdiği soğuk tepkidir: Eğer Avrupa ABD'yi askeri olarak desteklemiyorsa, ABD de Avrupa'ya yardım etmemelidir. İran etrafındaki durum Trump'a, Avrupalıları yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçlaması için ek argümanlar sağlıyor"
O ayrıca Ukrayna kriziyle ilgili olarak şunları ekliyor: "Trump'ın Ukrayna çatışmasını sona erdirme konusundaki motivasyonu sadece savaşı durdurmak değildir; aksine o, bu çatışmanın ABD kaynaklarının Avrupa'dan çıkmasını ve asıl hedef olan Çin'i sınırlandırmaya odaklanmasını engellediğine inanıyor"
NATO'nun Sonu ve Avrupa'da Stratejik İkiye Bölünmüşlük

Alman siyaset bilimi uzmanı ve Uluslararası Politika Enstitüsü (WeltTrends) profesörü "Alexander Rahr", daha kötümser bir bakış açısıyla NATO'nun geleneksel ve mevcut haliyle yolun sonuna geldiğine, her ne kadar Batılı yetkililer bunu alenen itiraf etmeye isteksiz olsalar da, inanıyor.
Bu Alman analist, Avrupa'nın gelecekteki perspektifini şu şekilde çiziyor:
* Derin Çatlak ve Kin: Trump, Avrupalıların İran ile yaşanan çatışmadaki dayanışma eksikliğini asla affetmeyecek ve NATO'daki çatlak her geçen gün daha da belirginleşiyor.
* Kuzey-Merkez Ekseni: Kuzey Avrupa ülkeleri, İngiltere ve Almanya ile birlikte ABD'den azami ölçüde uzaklaşırken Rusya'ya karşı askeri kapasitelerini artırmaya çalışacaklardır; gerçi Almanya gibi bir ülke bile bağımsız bir savunma için yeterli mali kaynaklara sahip değildir.
* Güney Ekseni: Tam tersi bir noktada, Güney Avrupa ülkeleri ekonomilerinin ABD enerji kaynaklarına olan aşırı ve hayati bağımlılığı nedeniyle Washington ile bir çatışmaya girmeyecek ve Trump ile bir anlaşmaya varmaya çalışacaklardır.

 

 

 

 

 

 


Yeni yorum ekle