Atvan: İranlılar gerçek yiğitlerdir, Trump müzakere dilenciliğine başladı

Sa, 11/06/2019 - 09:42

Arap dünyasının ünlü gazeteci yazarı Abdulbari Atvan, İranlılar gerçek yiğitler olduklarını ve Trump yönetimi İranlıların direnişi yüzünden müzakere dilenciliğine başladığını yazdı.

Welayet News - Ray El Yom gazetesi genel yayın yönetmeni Abdulbari Atvan yayımladığı makalede İranlılar gerçek yiğitler olduklarını ve Trump yönetimi İranlıların direnişi yüzünden müzakere dilenciliğine başladığını belirtti.

Atvan şöyle ekledi:

Petrol tankerleri Fuceyre limanında infilak eden BAE, S. Arabistan ve Norveç, patlamalardan bir ay sonra BM güvenlik konseyine bir ön rapor sundular. Bu raporda dikkat çeken nokta, bu ülkelerin kesinlikle İran’a işaret etmemeleriydi ve sadece kimliği belirsiz tarafların bu saldırıyı düzenlediklerini yazdılar. Peki, onlar neden İran’ın adına değinmediler? Onlar bu saldırıyı sadece bir tek ülke yapabilir, ifadesini kullandılar. Peki, bu ülke neden kimliği belirsizdir? Onlar iki sebepten ötürü korktular. Birinci sebep, onların elinde yeterli delil bulunmamasıdır, zira bu operasyon çok titiz bir şekilde yapılmıştı. Eğer onlar petrol taşıyan gemilere saldıracak olursa, Fars körfezi bölgesinde krize sebebiyet vermiş olurlar. Düşünün, dört devasa petrol tankeri infilak etti. Balık adamları bu petrol tankerlerine ulaştılar ve mayınları yerleştirdiler ve petrol tankerlerini patlattılar. Balık adamları bilerek petrol taşıyan tankerlere saldırmadılar. Onlar bilerek ve hiç bir petrol sızıntısı olmasın diye içinde hiç petrol bulunmayan tankerlere saldırdılar. Bu bir mesajdır. Balık adamları bu saldırıları düzenlediler ve hızlı botlarla geri döndüler ve hiç kimse onları göremedi. Hani sizler ki radar sistemleri ve rasat yapmak ve istihbarat toplamak için yüz milyarca dolar harcıyorsunuz, nasıl oldu da hız botlarını göremediniz? Peki bunca silah ve radar ve heba ettiğiniz milyarlarca dolar ne işe yarar?

Arap yazar Atvan şöyle devam ediyor:

İkinci mesele şu ki eğer bu ülkeler o saldırıları İran yaptı, diyecek olursa, bu durumda Amerika hesap vermesi gerekir. ama Amerika da hesap vermek istemiyor, neden? zira paniğe kapıldığı anlaşılıyor. Eğer Amerika cevap verecek olursa, bu durumda bu ülkenin tüm uçakları, gemileri ve petrol tankerleri infilak edecek. Bu bir mesajdı, şöyle ki, biz bu dört petrol tankerine ulaşabildik ve mesele bitti. Fars körfezinin her tarafı petrol tankeri kaynıyor. Eğer onlar Hürmüz boğazını kapatmazsa, o zaman petrol tankerlerini vuracak. Bu durumda Amerika ne yapabilir? Amerikalılar korkmuştur. Amerika şimdi (İran ile) müzakere etmek için dilencilik yapıyor. İranlılar ise yiğittir. Onlar biz sizin oyuncağınız olmak ve sizinle müzakere etmek istemiyoruz. En başta yaptırımları kaldırmalısınız. Biz balistik füzelerin hakkında kesinlikle müzakere etmeyiz ve Amerika nükleer anlaşmaya geri dönmesi gerekiyor. Kim güçlü ise, o şartlarını dayatabilir. Ancak biz (Araplar) itaatkar ve işbirlikçiyiz. Bu bizim (Arapların) karşı karşıya bulunduğu bir faciadır. İranlılar Kudüs günü yürüyüş yaptılar. Milyonlarca insan bu günde eylem yaptı, ama biz Kudüs ve Filistin’i unuttuk. Onlar (Arap liderler) bu kavga Filistin ile İsrail arasında olduğunu söylüyorlar. Onlar Yüzyılın anlaşmasını uygulamak için seferber oldular ve bu konuda Maname’de bir oturum düzenlemek istiyorlar, ama şimdi hiç kimse bu oturuma katılmayacağını anlatılar. Onlar Bahreyn’de bir araya gelmeden, direniş eksini Yüzyılın anlaşmasını yok ettiğini anladılar. Bi yiğitliktir. Onlar (Direniş) tamamen Yüzyılın anlaşmasını lağvettiler. Direniş füzeleri ve Seyyid Hasan Nasrullah’ın dünya Kudüs günü konuşması Yüzyılın anlaşmasını tamamen lağvederek yok etti.

alinti yazilar: 


Yeni yorum ekle