AKP-MHP-CHP oylarıyla ilk madde TBMM'de kabul edildi!

Per, 05/11/2026 - 16:44

Suud'u korumak için ABD'nin emriyle Türkiye-Pakistan-Suud tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, TBMM'de görüşüldü. AKP adına konuşan Akar anlaşmanın içeriğinden kaçarken, CHP'li Öztrak anlaşmayı "fırsat" olarak nitelendirdi. Teklifin 1’inci maddesi kabul edildi.

Welayet News  - Türkiye'yi savaşa sokması muhtemel "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi görüşmelerine Meclis'te başlandı.

Teklifin 1’inci maddesi kabul edilmesinin ardından birleşim 00.13'te kapandı. Görüşmeler Perşembe günü devam edecek.

İYİP milletvekilleri Lütfü Türkkan ve Metin Ergun, anlaşmanın 10 yıl boyunca olağan çekilme mekanizmasını devre dışı bırakmasını ve Türkiye'nin üstleneceği askerî yükümlülüklerin belirsizliğini eleştirdi. Yeni Yol Partili Hasan Karal, asker gönderme ve Meclis denetimine ilişkin hükümlerin açıklığa kavuşturulmasını istedi. 

DEM Partili Ceylan Akça Cupolo "Gözümüz kapalı bir şekilde savaşa gitmeyi reddediyoruz" dedi. 

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, Mekke Anlaşması'na ilişkin, "Biz, Mehmetçiğin canını Suudi Riyali karşılığında pazarlık masasına koyan bu anlaşmaya muhalifiz. Biz kendi çocuğunu yollamadığı Suudi çöllerine, başkalarının çocuklarını yollamak isteyenlere muhalifiz. Biz bu halka 100 yıl sonra yeniden Yemen Ağıtı yaktırmaktan hicap duymayanlara muhalifiz" dedi. 

Butlan CHP'sinden ve MHP'den AKP'ye destek: 'Fırsattır'

AKP'nin ortağı MHP'li Kamil Aydın ise anlaşmaya destek vereceklerini açıkladı. Aydın, 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan anlaşmanın "taraf ülkeler arasındaki güven, işbirliği ve dayanışmayı artıracağını, bölgesel sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisiz kılınmasına katkı sağlayacağını" savundu.

CHP Grup Başkanı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve Yalova Milletvekili Tahsin Becan da parti grubu adına söz aldılar. Öztrak, "bölgede dengeler değişirken, süren savaşların maliyetinin sadece Ortadoğu ve Karadeniz'de değil, dünyada da taşınması güç seviyelere ulaştığını" söyledi. 

"Küresel tedarik zincirlerinin koptuğunu, emtia fiyatları ve enflasyon kontrol edilemediğini, sınır güvenliği, göç gibi pek çok konuda insanlığa çıkan faturanın ağırlaştığını" belirten Öztrak, böyle bir ortamda bölgenin dışından sağlanan güvenlik garantilerinin tek başına sorunları çözmeye yetmediğini savundu. Öztrak konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: 

"Mekke Anlaşması doğru kullanılırsa bu acılara son vermek, bölgenin başkalarının güvenlik şemsiyesinden kurtarılması için bir fırsattır."

AKP adına konuşan Akar Mekke Anlaşması'ndan bahsetmedi

Birbirinden alakasız pek çok konuyu konuşmasına sıkıştıran ve AKP adına konuşan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar'ın zaman zaman anılarını anlattığı konuşmasına çok cılız tepkiler geldi. Akar şunları söyledi:

"Bölgede ve dünyada ciddi gerilimler var. Bunların bir bölümü çatışmaya dönüşüyor. Ortama hibrit ve vekalet savaşları hakim. Ortada dezenformasyon ve manipülasyonlar söz konusu. Ancak yeni dünya düzeni mümkün. Üçüncü Dünya Savaşı'nın ayak sesleri deniyor, bu doğru. Ne zaman olacağını bilemeyiz. Filipinler'den Japonya'ya, Avrupa'ya ülkeler anlaşmalar imzalıyor."

Hulusi Akar anlaşmaya ilişkin doğrudan hiçbir açıklama yapmadı.

Akar'ın ardından konuşan Yeni Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir de, "Hulusi Akar burada 20 dakika her şeyden bahsetti bir tek Mekke Anlaşması'ndan bahsetmedi" dedi. "Biz Türkiye'nin kabiliyetlerini ihraç etmesinden gurur duyarız ama burada İsrail lehine, Amerika'nın taşeronluğu adına Türk askerini yolluyorsunuz" diye devam etti. 

'Ortadoğu'da kolektif bir caydırıcılık inşa etmeyi hedefliyor'

Ardından söz alan Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AKP Ankara Milletvekili Fuat Oktay ise anlaşmanın "Ortadoğu'da kolektif bir caydırıcılık inşa etmeyi hedeflediğini" savundu. Anlaşmayı "istikrar odaklı, coğrafyamızı tahkim eden kıymetli bir adım" olarak nitelendiren Oktay, "Taraflardan birine saldırı yapılması durumunda objektif mekanizmaların işletilmesini şart koşmaktadır. Ülkemizin iradesi dışında kontrolsüz bir duruma çekilmesi söz konusu değildir" ifadelerini kullandı. Asker göndermek için tezkereye ihtiyaç olduğunu söyledi. 

Oktay, "bölgemize barış ve huzur getireceğini" iddia ettiği anlaşmaya ilişkin şöyle devam etti:

"Bu pakt kimseye karşı kurulmuş bir pakt değildir. Ve bölge ülkelerine de açıktır."

İlk madde kabul edildi, oturum yarın devam edecek

Teklifin 1’inci maddesi kabul edildi. Birleşim 00.13'te kapandı. Görüşmeler Perşembe günü devam edecek.

Ülke savaşa ittiriliyor

AKP'nin oldubittisiyle, ABD zorlamasıyla örülen ve İsrail'in bölgedeki çıkarlarını koruyan Mekke İttifakı, Türkiye’yi iki ülkenin bölgesel planları doğrultusunda Suudi Arabistan’ın Yemen savaşına ve İran kuşatmasına ortak etmeye hazırlanıyor.

7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan anlaşmanın içeriği günlerce gizli tutuldu. 16 maddelik metin ancak 20 Ekim'de Meclis'e sunulan kanun teklifiyle birlikte ortaya çıktı. Anlaşma 27 Ekim'de TBMM Dışişleri Komisyonu'ndan geçti. 

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmayı iktidar bir an önce Meclis'ten geçirmek istese de, aslında sahada çalışmalara çoktan başlanmıştı. Meclis'teki onay sürecini beklemeden ittifakın fiili yapılanması için çoktan adımlar atıldı. Üç ülkenin askeri ve diplomatik faaliyetlerini koordine edecek 20 kişilik daimi bir Genel Sekreterlik Karargahı'nın kuruluşunda son aşamaya gelinmişti bile.

16 maddelik ipotek: 'Gerekli tüm yöntemler' ve 10 yıl çıkış yasağı

AKP iktidarının Meclis’i baypas ederek kurumsallaştırmaya çalıştığı anlaşma metni, Türkiye’yi doğrudan başka ülkelerin savaşlarına sokacak ağır yükümlülükler içeriyor.

NATO’nun 5. maddesine benzer şekilde kurgulanan anlaşmanın ilk maddesi, taraflardan birinin toprak bütünlüğü veya egemenliği tehdit edildiğinde diğerlerinin tehdidi ortadan kaldırmak için “gerekli tüm yöntemleri” kullanacağını hükme bağlıyor.

İkinci madde ise dış kaynaklı bir silahlı saldırıyı üç ülkenin tamamına yapılmış sayarak askeri imkanlar dahil tüm kapasiteyle derhal yardım edilmesini öngörüyor. Metindeki “gerekli tüm yöntemler” ifadesi, sınır ötesine asker göndermekten sıcak çatışmaya girmeye kadar ucu açık bir yetki alanı tanımlıyor.

Üstelik anlaşma yalnızca savunma taahhüdüyle de sınırlı kalmıyor; istihbarat paylaşımını, barışta, savaşta ve olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt ve yedek parça dahil tam lojistik desteği, ortak tatbikat ve konuşlanmayı zorunlu kılıyor.

Anlaşmanın bir diğer maddesi ise ülkenin geleceğine adeta ipotek koyuyor: Süresiz yürürlükte kalacak olan anlaşmadan taraflar ilk 10 yıl boyunca hiçbir şekilde çekilemeyecek.

Türkiye hangi savaşın tarafı yapılmak isteniyor?

Suudi Arabistan, 2015’ten itibaren Yemen’de Ensarullah’a karşı yürüttüğü askeri müdahaleyle ülkenin yıllarca süren savaş, yıkım ve ağır insani krizle karşı karşıya kalmasında başlıca aktörlerden biri oldu. Bugün Mekke İttifakı üzerinden Riyad’a askeri destek sağlanmasının gündeme gelmesi, Türkiye’nin bu çatışmaya dahil edilmesi tehlikesini büyütüyor.

Yemen’e yönelik saldırılar yalnızca Suudi Arabistan’ın güvenlik politikalarıyla sınırlı değil. ABD’nin bölgedeki çıkarları ve İsrail’le kurulan askeri ilişkiler de bu tablonun bir parçası.

ANLAŞMANIN 16 MADDESİ

ABD'nin (ve İsrail'in) emri ile Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan 16 maddelik 'Mekke Anlaşması' (Suud'u kurtarma projesi), TBMM Başkanlığına sunuldu. 

Mutabık kalınan anlaşmadaki 16 maddenin tam metni şu şekilde;

Madde 1: "Taraflar" birbirlerinin bağımsızlığının, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve uluslararası alanda tanınan hudutlarının ihlal edilemezliğinin sağlanması ve korunmasını teminen işbirliği yaparlar. "Taraflardan" herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, "Taraflar" bu tehdit(ler) veya tehlike(ler)i bertaraf etmek maksadıyla gerekli tüm yöntemleri kullanırlar.

Madde 2: "Taraflardan" herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm "Taraflara" yönelik bir saldırı olarak kabul edilir. "Taraflardan" birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, "Taraflar" saldırıya uğrayan "Tarafa" birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir. Bu amaçla "Taraflar", Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci Maddesinin tanıdığı meşru müdafaa hakkının kullanılmasını teminen, ihtiyaç duyulan yardımın objektif değerlendirmesini müteakip sağlanacak desteğin kapsam ve niteliğine karar vererek; askeri imkân ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut imkanları çerçevesinde işbirliği yaparlar.

Madde 3: "Taraflar", işbu Anlaşma'nın 2'nci Maddesi gereğince savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapar; Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkileri geliştirir ve savunma alanındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik mutabık kalınan faaliyetleri uygular.

Madde 4: "Taraflar" uluslararası güvenlik konularında düzenli olarak istişarelerde bulunurlar. "Taraflar" hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak ve milli güvenliklerine karşı tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek maksadıyla ortak değerlendirmeler temelinde bireysel ve müşterek tedbirler geliştirmek üzere sürekli ve etkili bir şekilde birbirlerine yardım eder ve işbirliği yaparlar.

Madde 5: "Taraflar", bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyen terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede operasyonel seviye de dahil olmak üzere mevcut işbirliğini ve müşterek çabaları güçlendirirler.

Madde 6: Savaşta ve barışta "Taraflar", savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile "Tarafların" Silahlı Kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik, konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ederler.

Madde 7: Savunma yeteneklerini güçlendirmek maksadıyla "Taraflar" karşılıklı mutabakat temelinde aşağıdaki alanlarda savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımını, ortak teknoloji geliştirilmesini, ortak üretimi ve savunma sanayii kuruluşları arasındaki işbirliğini desteklerler:

a) Savunma alanında ortak üretimin teşvik edilmesi,
b) Uzmanlık gerektiren teknolojilerde ortak Ar-Ge projeleri ile savunma inovasyonunun hayata geçirilmesi,
c) "Tarafların" topraklarında, herhangi bir "Tarafın" uzmanları vasıtasıyla insan kaynağının yetiştirilmesi ve askeri sanayinin desteklenmesi,
d) Savunma sanayii ile savunma Ar-Ge ve inovasyonu alanlarında uzmanlık ve edinilen derslerin paylaşılması,
e) "Tarafların" karşılıklı mutabakata varacağı diğer işbirliği alanları.

Madde 8: "Çekirdek Taraflar", ortak savunmaya stratejik yön vermek, "Taraflar" arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğini geliştirmek ve işbu Anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele almak maksadıyla, "Tarafların" Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi"ni kurar. Komite "Taraflar" arasında dönüşümlü evsahipliğiyle yılda iki defa toplanır. "Tarafların" Liderleri, gerekli görüldüğü takdirde, yılda bir kez toplanabilir.

"Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi", gerekli gördüğü takdirde, alt komiteler kurabilir.

İşbu Anlaşmada öngörülen işbirliği alanlarının uygulanmasına yönelik işbirliği alanlarının uygulanması maksadıyla, gerektiğinde "Taraflar" arasında anlaşmalar veya protokoller müzakere edilir.

"Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi", "Çekirdek Tarafların" oydaşmasıyla, bu Anlaşmaya diğer

"Tarafların" katılımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve onaylamaya yetkilidir.

"Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi"ne hizmet vermek üzere, merkezi Suudi Arabistan Krallığı'nda bulunan bir Sekretarya ihdas edilir. Sekretarya, Suudi Arabistan Krallığı ile bir merkez anlaşması akdeder. Sekretaryanın işleyişi, teşkilat yapısı ve kuruluşuna ilişkin usul ve esaslar, "Çekirdek Tarafların" oydaşmasıyla bilahare kararlaştırılır.

Sekretaryaya, "Çekirdek Taraflar" arasında dönüşümlü olarak üç yıllık bir süre için görevlendirilen bir Genel Sekreter başkanlık eder. İlk Genel Sekreter Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olacaktır.
Bu maddenin hükümleri, "Taraflar" arasında mevcut askeri işbirliği komitelerinin çalışmalarına halel getirmez.

Madde 9: İstihbarat alanındaki işbirliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla "Taraflar", bilgi güvenliği verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacaktır.

Madde 10: "Taraflar", lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda, silah mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlar.

Madde 11: Uluslararası hukuk ve "Tarafların" ilgili iç hukukları saklı kalmak kaydıyla, "Taraflar", bu Anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasında işbu Anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edecek ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerecektir.

Madde 12: İşbu Anlaşma, "Tarafların" daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez.

Madde 13: "Taraflar", işbu Anlaşma kapsamında elde edecekleri gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahremiyetine riayet ederler ve milli mevzuatlara saygı gösterirler.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, "Taraflar" dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmaz.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin "bilmesi gereken" prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilir.

Madde 14: İşbu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından doğacak herhangi bir anlaşmazlık, "Taraflar" arasında istişareler ve görüşmeler vasıtasıyla dostane bir şekilde çözülür.

Madde 15: İşbu Anlaşma "çekirdek Taraflar" arasında istişareler ve oybirliğiyle tadil edilebilir.

Madde 16: İşbu Anlaşma, her bir "Tarafın" tabi olduğu usuller uyarınca onaylanacak ve son onay belgesinin "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" Sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecektir. (Kaynak: TRTHaber/sol/HSH)



Yeni yorum ekle