Devrim Muhafızları: Avrupa Birliği’nin Adımı, ABD’nin Müdahaleci Politikalarıyla Uyum Anlamına Geliyor
İran İslam Devrimi Muhafızları Ordusu, yayımladığı bir bildiride, Avrupa Birliği’nin Devrim Muhafızları’nı sözde terör listelerine alma yönündeki yaklaşım ve girişiminin, ABD’nin müdahaleci politikalarıyla aynı doğrultuda olduğunu vurguladı.
Welayet News - Bildiride, Avrupa Birliği’nin “İran İslam Devrimi Muhafızları Ordusu”nun adını terör örgütleri listesine alma yönündeki düşmanca, itibarsız ve bayağı adımının ardından, büyük İran milletinin tüm kesimlerinden gelen geniş destek, dayanışma ve basiretli tutumlar karşısında saygıyla eğilinerek derin şükran duygularının ifade edildiği belirtildi.
Açıklamada, İran İslam Devrimi Muhafızları Ordusu’nun İslam vatanının kapsamlı savunulması ve aziz İran halkının güvenlik ile huzurunun korunmasına yönelik ağır sorumluluğunu yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığı ve çelikten iradesi vurgulanarak, aşağıdaki hususların altı çizildi:
Avrupa Birliği’nin bildirisi; itibardan yoksun, hukuki ve siyasi meşruiyeti bulunmayan ve uluslararası ilişkilerin ilke ve mantığıyla çelişen bir girişim olarak nitelendirildi. Bu tür adımların Devrim Muhafızları’nın iradesi ve görevlerinde herhangi bir zafiyet oluşturmadığı, aksine ülkenin çıkarları ve güvenliğinin korunmasına yönelik iç bütünlüğü güçlendirdiği ve ulusal kararlılığı artırdığı ifade edildi.
Avrupa Birliği’nin bu yaklaşımının, pratikte Amerika Birleşik Devletleri’nin müdahaleci politikalarıyla açık bir uyum içinde olduğu ve özellikle vahşi ve terörist Siyonist rejim başta olmak üzere, bölgedeki bazı kriz üretici aktörlerin istikrarsızlaştırıcı rolünün görmezden gelindiği belirtildi.
Sahadaki gerçeklerin, bazı Avrupa ülkelerinin; şeytani Münafıklar örgütü, DEAŞ ve ayrılıkçı akımlar dâhil olmak üzere çeşitli terör örgütlerinin ana yetişme merkezleri ve sığınakları hâline geldiğini, bu gruplara silah, medya ve lojistik destek sağlamaktan hâlen kaçınmadıklarını ortaya koyduğu kaydedildi.
Açıklamada, dünya kamuoyunun Avrupa ülkelerinden beklentisinin, bu çifte standartlı tutumlar yerine, Gazze’de hastaneler, okullar, su ve elektrik şebekeleri gibi hayati altyapının tahrip edilmesi ile 70 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesi ve çocuklar, kadınlar ile mazlum Gazze halkından yaklaşık 170 bin kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Siyonist terör rejiminin vahşi suçlarını açık ve kararlı bir şekilde kınamaları olduğu vurgulandı.

Yeni yorum ekle