ABD Kızıldeniz’de Yalnız Kaldı

Pt, 25/12/2023 - 08:47

ABD'nin Kızıldeniz'de Husilere karşı kurmaya çalıştığı koalisyona yönelik ciddi bir güvensizlik olduğu görülüyor.

Welayet News  - Müttefikler, ABD'nin çağrısını ya reddediyor ya da şart sunuyor. Çünkü Yemen’e karşı operasyon, İran'ı kışkırtabilir ve savaşın yayılmasına neden olabilir.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), perşembe günü yaptığı açıklamada, Kızıldeniz'de Ensarullah’a karşı oluşturduğu “Refah Muhafızı Operasyonu”na 20'den fazla ülkenin katılmayı kabul ettiğini duyurmuştu. Ancak İspanya, İtalya ve Fransa gibi ülkeler sırayla bu iddiayı yalanladı. Bazı ülkeler gemi göndermeyeceklerini bildirirken, bazıları da gemilerinin ABD komutası altında olmayacağını kaydetti. Operasyonun geleceğine yönelik belirsizlik sürüyor.

KONTEYNER FİYATLARI KATLANDI

İsrail'in Filistin'deki soykırımına yanıt olarak Kızıldeniz'deki gemi trafiğini durdurma tehdidinde bulunan Ensarullah hareketi, kısa sürede büyük etki yaratmayı başardı. 20'ye yakın geminin hedef alınmasıyla birlikte küresel nakliye firmaları rotalarını Ümit Burnu'na çevirmek zorunda kaldı. Şimdiye kadar 158 geminin Kızıldeniz yerine Afrika kıtasını dolanmak zorunda kaldığı, bunların toplam yükünün 105 milyar dolar olduğu öğrenildi. 4 bin mil daha uzun olan Ümit Burnu rotası, varış sürelerini iki hafta uzattı. Sigorta primleri ile konteyner fiyatları tavan yaptı. Savaştan önce 2 bin 400 dolar olan konteyner fiyatının 10 bin dolara çıktığı, kilogram başına yük maliyetinin 3,95 dolardan 4,35 dolara yükseldiği bildirildi. Krizin petrol fiyatlarına etkisi 1 doların üzerine çıktı. Yakında fiyatların daha da yükselmesi, bazı limanlarda yoğunluk yaşanması ve boş konteyner sorunlarının ortaya çıkması bekleniyor. Kriz daha da büyürse, küresel ticaretin yüzde 12'sine ev sahipliği yapan Kızıldeniz'in, tamamen kapanma riski bulunuyor.

OPERASYON BAŞLAYAMADI

ABD'nin Kızıldeniz'i açık tutmaya yönelik Ensarullah’a karşı oluşturduğu “Refah Muhafızı Operasyonu” ise henüz faaliyete başlayamadı.

Küresel gemicilik ve deniz güvenliği firmaları da bu durumu doğrulayarak yeni görev grubunun “karanlıkta kaldığı”nı ifade etti. Washington'un başlattığı girişimle ilgili pratikte çok az detayın bilindiğini belirten firmalar, yeni saldırılar olması halinde koalisyonun devreye girip girmeyeceğinin bilinmediğini söyledi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, salı günü Bahreyn’de yaptığı açıklamada İtalya, Hollanda, Norveç, Seyşeller ve İspanya'nın operasyona katılacağını söylemiş, ardından perşembe günü Yunanistan ve Avustralya'nın da gemi göndereceğini duyurmuştu. Toplamda 20 ülkenin operasyonda yer alacağı bildirilirken, bunlardan 8'inin adının açıklanmasını istemediği kaydedilmişti.

Ancak Pentagon'un açıklamalarına rağmen ismi sayılan ülkeler, koalisyonun sorumluluğunda hareket etmeyeceklerini ilan etti.

‘KOALİSYON İÇİN GİTMİYORUZ’

İspanya Savunma Bakanlığı, Refah Muhafızı Operasyonu'na katılacağını yalanlarken, sadece NATO liderliğindeki görevlere ya da AB koordinasyonundaki operasyonlara katılacağını açıkladı. Bakanlık, “Kızıldeniz operasyonuna tek taraflı olarak katılmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Fransa Savunma Bakanlığı da Kızıldeniz ve çevresinde seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına alma çabalarını desteklediğini, ancak gemilerinin Fransız komutası altında kalacağını bildirdi.

İtalya Savunma Bakanlığı ise İtalyan armatörlerin özel talepleri üzerine Virginio Fasan fırkateyninin Kızıldeniz'e gönderileceği, ancak Refah Muhafızı Operasyonu'nun bir parçası olmadıklarını vurguladı.

Bazı ülkeler ise gemi değil yalnızca subay göndereceklerini duyurdu. Hollanda iki kurmay subay, Norveç ise 10 deniz subayını operasyonun merkezi Bahreyn'e göndereceğini açıkladı. Danimarka da operasyona bir subay göndererek katılacağını belirtti.

Avustralya ise ABD'nin savaş gemisi talebini açıktan reddetti. Savunma Bakanı Richard Marles, ülkenin stratejik odağının “Hint-Pasifik”te kalması gerektiğini söyledi. Avustralya'nın Orta Doğu'ya bir “gemi ya da uçak” göndermeyeceğini belirten Marles, “Stratejik odağımız konusunda gerçekten net olmamız gerekiyor ve stratejik odağımız bölgemizdir.” ifadelerini kullandı.

SAVAŞ YAYILABİLİR KORKUSU

Daha önce Somali'de ortaya çıkan deniz haydutluğu nedeniyle de Kızıldeniz ticaretinin aksaması gündeme gelmiş, ülkeler mutabakat sağlayarak Aden Körfezi'ne savaş gemilerini yığmıştı. Ancak bu kez krizden en çok etkilenen ülkelerin dahi gemi göndermekte çekingen davrandığı görülüyor. Bunların başında Avrupa devletleri gelirken, Türk savunma kaynakları da operasyona sıcak bakmadıklarını belirtiyor.  Mısır ise İsrail'den sonra krizden en çok etkilenen ülke olarak göze çarpıyor. Süveyş Kanalı'ndan geçen her gemiden 500-600 bin dolar civarında geçiş ücreti alan Mısır, şimdilerde bu gelirini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Ancak buna rağmen Kahire yönetimi Refah Muhafızı Operasyonu'na katılmadı.

Uzmanlar, Ensarullah’a yönelik bir saldırının İran'ı kışkırtabileceğini, bunun da savaşın yayılmasına neden olabileceğini belirtiyor. Böyle bir durumda Kızıldeniz'in yanında Fars Körfezi'ndeki ticaret de tamamen durabilir ve dünyayı büyük bir enerji krizine sokabilir. Bu nedenle Avrupalı müttefiklerin ABD maceralarına dahil olmak istemedikleri, sorunun ana kaynağı olan İsrail'in durdurularak krizin çözülmesinden yana oldukları bildiriliyor.

ABD İÇİN MALİYET YÜKSEK

ABD tarafında ise donanmanın Ensarullah ile bir çatışmaya hazır olmadığı yönündeki görüşler ağır basıyor. Asimetrik saldırı kabiliyetlerine sahip olan Ensarullah, ABD Donanması'na ciddi maliyetler yaratabilirler. Ensarullah 20-30 bin dolara mal ettikleri binlerce drone ile gemilere saldırırken, ABD Donanması bu saldırılara her biri 2 milyon dolar olan füzelerle yanıt veriyor. ABD'li uzmanlar hem maliyetin çok yüksek olduğunu hem de füze stoklarının sınırlı olduğunu belirterek operasyonun sürüdürülebilir olmadığını belirtiyor. Husilere yönelik bir çıkarma harekatı ise felaketle sonuçlanabilir.

MEVCUT GÖREV GÜCÜ DE HAREKETE GEÇİRİLEMİYOR

Yeni Kızıldeniz ve Hint Okyanusu'nda deniz güvenliğini sağlamak üzere daha önce kurulmuş çok uluslu görev grupları bulunuyor. Ancak ABD, bunlare da harekete geçirmekte zorlanıyor.  Örneğin merkezi Bahreyn'de bulunan ABD 5. Filosu'nun kurduğu Birleşik Deniz Kuvvetleri (CMF), böyle birçok uluslu denizcilik ortaklığı. CMF'nin NATO ve Avrupa devletleri, bölge ülkeleri ve diğer uluslar dahil olmak üzere 39 üyesi bulunuyor. Görev gruplarından biri de Kızıldeniz'de faaliyet gösteren Birleşik Görev Gücü 153 (CTF 153). Ancak bu görev gücü içinde yer alan ülkelerin de Yemen'e müdahaleye sıcak bakmadığı görülüyor/aydınlık



Yeni yorum ekle