Aksa Tufanı, Araplarla İsrail Arasındaki Uçurumu Ortaya Çıkardı

Pt, 16/10/2023 - 15:10

Emekli bir ABD Ordu Albayı, Arap ülkeleri ile Tel Aviv arasındaki derin görüş ayrılıklarına dikkat çekerek, Aksa Tufanı operasyonunun Washington ile Tel Aviv’in bölgesel güvenlik koalisyonu kurma hayallerini yıktığını açıkladı.

Welayet News  - Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim’de Gazze Şeridi’nden işgal rejimine yönelik 'Aksa Tufanı Operasyonu' başlatmıştı. "Aksa Tufanı", Siyonist İsrail'in son yıllarda yaşadığı en büyük şoklardan biri olarak değerlendiriliyor.

Aksa Tufanı operasyonunun Arap ülkeleri ile Siyonist rejim arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi sürecine etkisi konusunda Batılı ve Amerikalı uzmanların kaleme aldığı birçok analiz arasında 2021'den Eylül 2023'e kadar ABD Merkez Komutanlığı'nda (CENTCOM) iletişim direktörlüğü görevini yürüten "Joe Buccino" da bulunuyor.Joe Buccino’nun The Hill web sitesinde yayınlanan bir yazıda, “Geçtiğimiz 3 yıl boyunca Cumhuriyetçi ve Demokrat olmak üzere iki Amerikan hükümeti, bölgedeki ana odağını Arap ülkeleri- İsrail normalleşme projesini genişletme ve aralarında savunma-güvenlik koalisyon oluşturmaya odakladı. Ancak Hamas'ın askeri kolu İzzeddin El Kassam Tugayları’nın "Aksa Tufanı" adı altında İsrail'e yönelik operasyon düzenlediğinde Washington'un normalleşme süreci için uzun yıllar süren çabaları bir gecede sona erdi.

Aksa Tufanı, Araplarla İsrail Arasındaki Uçurumu Ortaya Çıkardı

Eski CENTCOM yetkilisi, Washington'un İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki güvenlik ortaklığının nihayetinde ortak tehditlere karşı koymaya yol açacağını umduğunu söyledi. Ancak Aksa Tufanı operasyonu bölgenin güvenlik yapısını onlarca yıl boyunca değiştirecek. Bu büyük saldırı sadece alarm vermekle kalmadı, aynı zamanda ABD’nin tüm diplomatik çabalarına rağmen Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki büyük uçurumları da ortaya çıkardı.

Hamas'ın İsrail'e yönelik büyük harekat sonrasında bazı Arap ülkelerinin tepkileri, Tel Aviv'in güvenlik ittifakı kurma konusunda Arap ülkelerindeki olası müttefiklerinden ne kadar uzak durduğunu gösterdi.

ABD’li uzman, Hamas'ın İsrail'e düzenlediği kapsamlı operasyonun ardından bazı Arap ülkelerinin gösterdiği tepkinin, Tel Aviv'in güvenlik koalisyonu kurma konusunda Arap ülkelerindeki olası müttefiklerinden ne kadar uzak durduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi.

Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin Siyonist rejimin Filistin halkına yönelik saldırganlığını kınayan açıklamalarına değinen ABD'li emekli asker, “Bunlar sadece diplomatik açıklamalar değil, aynı zamanda iki Arap ülkesinin duygularını yansıtrak, İsrail ile derin ve muhtemelen onarılması zor olan farklılıkları gösteriyor.” dedi.

Joe Buccino, Suudi Arabistan’ın Aksa Tufanı operasyonuna dair yayınladığı yazılı açıklama hakkında, Riyad’ın dolaylı olarak İsrail'i kınadığını, ancak Hamas'la dayanışma içinde olduğunu vurgulağını belirterek, Bu, Riyad’ın Tel Aviv'le farklı tutumunun, Washington'un bölge için tasarladığı güvenlik yapısının temellerini sarstığını gösterdi. Suudi Arabistan'ın bu tavrı, İsrail'le ilişkileri normalleştirmenin eşiğinde olduğu bir dönemde açıklandı.”ifadesini kullandı.

Bölgede İsrail'e Karşı Bir Konsensüs Var

Eski CENTCOM yetkilisinin kaleme aldığı yazıda, ‘’Katar, olayın tırmanmasından doğrudan İsrail'i sorumlu tutarken, Riyad, Doha ve Tahran'ın yayınladığı koordineli ve ortak mesajı, bölgede İsrail'e ve dolayı olarak Amerikan çıkarlarına karşı bir uzlaşının olduğunu gösteriyor. Bu durum, Amerika’nın bölge için planladığı güvenlik ilkelerine tamamen aykırıdır. Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin Ocak 2020'deki Yemen füze saldırılarına karşı zayıf konumundan şikayet etmeye devam ederken, BAE yöneticisi Muhammed bin Zayed, Yemen savaşı konusunda Joe Biden yönetiminin çabalarını defalarca marjinalleştirdi.’’ ifadelerine yer verildi.

ABD'li askeri yetkili, BAE lideri Bin Zayed'in yakın zamanda dünyanın önemli ticaret güzergahlarından Fars Körfezi ve Kızıldeniz’de sözde terör ve korsanlıkla mücadele adı altında ABD tarafından kurulan deniz koalisyonundan (İran karşıtı Birleşik Deniz Kuvvetleri) çekme kararının Washington'a karşı kasıtlı bir adım olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

‘’Öte yandan Suudi Arabistan'ın Çin'e yönelmesi, ABD öncülüğündeki bölgesel güvenlik mimarisinin hiçbir zaman başarılı olamayacağının bir başka işareti. Burada Riyad'ın Pekin'le silah sözleşmelerinin sürekli artmasına, Suudilerin doğuya yönelmesine, Suudi Arabistan'ın İran ve müttefikleriyle olan anlaşmazlıklarının çözümüne değinmeliyiz.’’

ABD’li askeri uzman, ‘’Suudi Arabistan, Çin liderliğindeki Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) katılmayı kabul etti. Aynı zamanda Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İsrail ile normalleşmeyi güvenlik garantileri ve gelişmiş Amerikan silahları ve nükleer teknolojisinin elde edilmesi şartına bağladı. Bin Selman'ın Çin, ABD ve İsrail ile eşzamanlı görüşmeleri, Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki herhangi bir bölgesel güvenlik koalisyonun sağlam temeller üzerine kurulamayacağını gösteriyor.’’ yorumunu yaptı.

Joe Buccino, ABD'nin Ortadoğu'daki dış politika önceliklerini acilen yeniden değerlendirmesi ve bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerini yeniden düzeltmesi gerektiğini söyledi/tesnim



Yeni yorum ekle