Venezuela’nın İsrail yöneliminde Washington etkisi
Caracas’ın Washington’la yakınlaştığı dönemde İsrail’le yeniden temas kurması, Venezuela’nın dış politikasındaki yön değişikliğini gözler önüne seriyor.
Welayet News - Venezuela’nın İsrail’le 17 yıl aradan sonra konsolosluk işbirliğini yeniden başlatması, Caracas’ın İran ve Batı ile ilişkilerinde yaşanan değişimin ardından dış politikasında yeni bir döneme işaret ediyor.
Jerusalem Post’ta Alex Winston imzasıyla yayımlanan analizde, Venezuela’nın İsrail’le konsolosluk ilişkilerini yeniden tesis etmesinin, Caracas’ın son yıllarda İran’la geliştirdiği kapsamlı ilişkilerin geleceği açısından önemli bir gelişme olduğu değerlendirildi.
Venezuela ile İsrail, 2009’da dönemin Devlet Başkanı Hugo Chavez yönetimi tarafından diplomatik ilişkilerin kesilmesinden 17 yıl sonra konsolosluk hizmetlerinin yeniden yürütülmesi için bir koordinasyon mekanizması kurulması konusunda anlaşmaya vardı. Taraflar ayrıca, “teknik işbirliğini” sürdürme kararı aldı. Anlaşma, iki ülke arasındaki tam diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edildiği anlamına gelmiyor.
Caracas-Tahran ilişkileri uzun bir geçmişe dayanıyor
Venezuela ile İran arasındaki yakınlaşma özellikle Hugo Chavez döneminde hız kazandı. Chavez ile dönemin İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad arasında kurulan siyasi ilişki, iki ülke arasında enerji, bankacılık, tarım, sanayi ve konut gibi birçok alanda anlaşmalar yapılmasına zemin hazırladı.
Maduro döneminde ise iki ülkesinin ilişkileri enerji ve savunma alanlarında daha kapsamlı hale geldi. İran, Venezuela’nın petrol altyapısına yakıt, teknik destek ve rafineri ekipmanları sağlarken, iki ülke arasında petrol takasları da gerçekleştirildi.
2022’de Maduro ve dönemin İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, petrol, petrokimya, savunma, tarım, turizm ve kültür alanlarını kapsayan 20 yıllık bir işbirliği anlaşması imzaladı.
Analizde, İran’ın Venezuela açısından özellikle ABD yaptırımlarının ülkenin uluslararası pazarlara erişimini sınırladığı dönemde önemli bir ekonomik ve teknik ortak haline geldiği belirtiliyor.
Yaptırımların gevşemesi ilişkilerin seyrini değiştirdi
Ancak Venezuela’nın uluslararası pazarlara erişiminin kısmen genişlemesi, Caracas’ın İran’la kurduğu ekonomik ilişkilerin niteliğini değiştirdi.
Reuters’ın daha önce aktardığı verilere göre, Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA’nın İran’la petrol takas anlaşmalarındaki yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanması üzerine bazı sevkiyatlar durduruldu.
ABD’nin Venezuela’ya yönelik yaptırımları geçici olarak gevşettiği dönemde ise Caracas’ın petrolünü İran’la takas etmek yerine nakit ödeme yapan müşterilere yönelmesi dikkat çekti.
Bu gelişmeler, İran ile Venezuela arasındaki ekonomik işbirliğinin önceki dönemdeki kadar kapsamlı ilerlemediğine işaret etti.
Maduro sonrası Caracas’ın Washington’la teması arttı
Maduro’nun Ocak ayında ABD güçleri tarafından kaçırılmasının ardından Venezuela’nın dış politikasında yeni bir süreç başladı.
Caracas, Washington’la diplomatik ve konsolosluk ilişkilerinin yeniden kurulmasına yönelik görüşmelere yöneldi.
Analizde, ABD rejiminin Venezuela’nın İran, Rusya ve Çin’le ilişkilerini sınırlandırmasını istediği belirtilirken, Caracas’ın sonraki dönemde Washington’la temaslarını artırdığına dikkat çekiliyor.
Bu süreçte Venezuela ile İran arasındaki ilişkilerde de diplomatik gerilim yaşandı.
Venezuela Dışişleri Bakanlığı, 28 Temmuz’da İran’ın Caracas Büyükelçisini çağırarak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’ye atfedilen bazı açıklamalara ilişkin diplomatik protestoda bulundu. Caracas, Venezuela’nın egemenliğini ve kurumlarını hedef alan ya da küçümseyen ifadelerin kullanılmamasını talep etti.
İsrail’le temas deprem sonrası gelişti
Venezuela’nın İsrail’le yeniden temas kurmasında haziran ayında ülkede meydana gelen depremlerin ardından yürütülen çalışmalar da rol oynadı.
İsrail, depremlerin ardından Venezuela’ya “yardım ve kurtarma ekipleri” gönderdi. Venezuela yönetimi, İsrailli ekiplerin arama-kurtarma ve hasarlı binaların değerlendirilmesine yönelik çalışmalara katkı sunduğunu açıkladı.
İki ülke, bu çalışmaların ardından teknik işbirliğinin sürdürülmesi ve konsolosluk hizmetlerinin yürütülmesi için yeni bir mekanizma kurulması konusunda anlaşmaya vardı.
Venezuela hükümeti, İsrail ile Venezuela’daki Yahudi toplumu arasındaki ilişkinin de iki ülke arasında tarihsel bir bağ oluşturduğunu belirtti.
İran’la ilişkilerin geleceği henüz net değil
Caracas’ın İsrail’le konsolosluk mekanizması kurması, Venezuela’nın İran’la ilişkilerini tamamen sonlandırdığı anlamına gelmiyor. Venezuela henüz 2022’de imzalanan 20 yıllık işbirliği anlaşmasından çekildiğini veya İran’la askeri işbirliğini sona erdirdiğini açıklamadı.
Bu nedenle mevcut gelişme, Venezuela’nın dış politikasında kesin bir ittifak değişikliğinden ziyade “Caracas’ın farklı ekonomik ve diplomatik seçeneklere yeniden yönelmesi” olarak değerlendirilebilir.
JPost analizinde ise İsrail’le yeniden temas kurulmasının İran açısından Venezuela’daki etkisinin geleceğine ilişkin soru işaretleri oluşturduğu savunuluyor.
Analizin öne çıkardığı temel soru, “Venezuela’nın uluslararası ilişkilerinde daha geniş seçeneklere sahip olmasıyla” birlikte İran’a duyduğu ekonomik ve stratejik ihtiyacın önceki döneme kıyasla ne ölçüde değişeceği.
Caracas’ın Washington ve İsrail’le ilişkilerini geliştirmesi, İran’la mevcut işbirliğinin geleceğini de Venezuela’nın ekonomik ihtiyaçları, ABD yaptırımlarının seyri ve yeni yönetimin dış politika tercihleri üzerinden şekillendirecek.(YDH)

Yeni yorum ekle