Suudilerin Yemen’deki çılgınca katliamları / Hedef; Amerikan-Siyonist planları uygulamak

Thu, 25/11/2021 - 06:59

İpini "özgür dünyanın lideri" ABD ile "Ortadoğu'nun tek demokrasi" İsrail’in elinde tuttuğu Bin Selman, cengaver Yemenlilerin Ma’rib, Batı sahili ve Arabistan'ın derinliklerinde art arda gelen tokatları karşısındaki zayıflığını ve çaresizliğinin üstünü örtmek için “demokrasinin lideri”nin ve "bölgedeki tek demokrasi”nin" füzelerini kullanarak savunmasız insanların evlerini başına yıkıyor.

Welayet News  - Suudi-Amerikan ve İsrail savaş uçaklarının San’a, Ma'rib ve Hudeyde ve Saada'daki yerleşim bölgelerine beyaz fosfor kullanarak onlarca sivilin şehadeti ve yaralanmasıyla sonuçlanan histerik saldırıları, şüphesiz Suudi çılgınlığının son noktasına ulaştığını gösteriyor.

Yemen uzmanlara göre, bu çılgınlık, Bin Selman'ın kulağına ulaşan ve onu böyle bir çılgınlığa sürükleyen Ma'rib'in kurtuluş haberlerinden kaynaklanıyor. Bin Selman, bu hezimetleri, Yemen'deki umutlarını ve emellerini sonsuza dek gömen yıkıcı darbeler olarak görüyor. San’a'yı ve Yemen'in diğer bölgelerini çılgınca bombalayarak Ma’rib'in kurtuluşunu geciktirebileceğini sanıyor.

Bin Selman'ın çevresindekilerde eğer birazcık akıl ve dirayet olsaydı ona –tavsiye dinlemez olduğunu bilsek de – şunu tavsiye ederlerdi: Yerleşim yerlerinin bombalanması, kadın ve çocukların öldürülmesi Yemenlilerin iradesini etkilemiş olsaydı, son 7 yılda Yemenlilerin üzerine attığı yüz binlerce bomba ve füze şimdiye kadar başarılı olurdu. Oysa pratikte yaşananlar bunun tam aksinedir. ABD ve İsrail’in desteğiyle ve paralı asker ordusuyla birkaç hafta veya ay içinde Yemenli savaşçılara diz çöktürebileceğini düşünen Bin Selman, şimdi Yemen füzeleri ve insansız hava araçları korkusuyla yerinden olmuş ve artık sarayında bile güvenliği bulunur.

Gerçek bir lider ve yetkili olsaydı, komşu Müslüman ülkenin işgalinden bu yana Yemen'deki duruma ilişkin Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Raporu üzerinde en azından biraz düşünürdü. Bu rapora göre, bu saldırılar sonucu öldürülen Yemenlilerin sayısı 377 bini aşmış bulunuyor. Bunların %60'ı (226.200 ) dolaylı olarak ve geri kalanların yaklaşık %40'ı ise doğrudan bu saldırılar neticesinde öldürüldü. Ki bunların çoğu açlık ve hastalık, sağlık hizmetlerinden yoksunluk ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybeden çocuklardır. Doğrudan saldırılarda ölenler, savaş ve bombalamalar ve şehirlere ve yerleşim bölgelerine, okullara, hastanelere, düğünlere ve yaslara yönelik roket saldırıları sonucunda hayatlarını kaybedenlerdir. Şimdi öne çıkan soru şu: Firari bir başkanın “meşruiyeti”ni savunmak gibi pespaye bir bahaneyle bu kadar insanı öldürmek doğru mu?! Yoksa bu bahane, tüm bu çılgın katliamlarla ABD'nin bölgede Siyonist rejimi korumaya yönelik planlarını gerçekleştirmekten ibaret olan asıl hedefi perdeleyen bir örtü mü oluyor?

Welayet News 



Add new comment