Lübnan, Katar olur mu?

Thu, 04/11/2021 - 14:35

Arap dünyası, son günlerde Lübnanlı bir Hıristiyan yetkilinin Yemen'deki savaşla ilgili yorumu nedeniyle ortaya çıkan garip bir siyasi gerginliğe, Suudi Arabistan'ın neden olduğu ve arkasında bir takım amaç ve hedeflerin yattığı gereksiz bir gerilime tanık olmaktadır.

Welayet News  - Yeni Beyrut Kabinesinin Enformasyon Bakanı George Kardahi’nin Eylül ayında yaptığı bir röportajı geçen hafta Pazartesi günü yayınlandı. Röportajda Kardahi, Suudi koalisyonunun Yemen'i işgalini eleştirdi. Yemen savaşını gereksiz olarak nitelendirdi ve  Suudilerin evlere, yas merasimlerine ve düğünlere yönelik hava saldırılarını ve sivillere yönelik geniş kapsamlı katliamı vurgulayarak saldırganlığa son verilmesi çağrısında bulundu.

Bu röportajın yayınlanması Suudi yöneticileri kızdırdı ve hemen Beyrut ile Riyad arasında siyasi bir çekişmeye dönüştü. Bu tartışma, Suudi Arabistan'ın Katar'la gerilimi tırmandırdığı ve Riyad'ın Mısır, BAE ve Bahreyn de dahil olmak üzere diğer ülkelere Doha ile bağlarını koparması için baskı yaptığı günleri akıllara getirdi.

 Aylarca süren yoğun siyasi istişareler ve dış müdahalelerle pençeleşmeden sonra şekillenen yeni Beyrut kabinesinin kurulmasından henüz 2 aydan fazla bir süre geçmezken Suudiler tarafından bu krizin pimi çekildi. Öyle görünüyor ki, Suudi Arabistan, Necib Mikati kabinesinin kurulmasından pek memnun görünmüyor ve ilişkileri kesme yoluyla Lübnan’a diplomatik baskı yaparak Beyrut hükümetinden tavizler koparmak veya kabineyi devirmek niyetinde. Riyad, Beyrut büyükelçisini sınır dışı ederken ve bu ülkeden ithalatı keserken, onun kuyruğuna takılan Arap dünyasındaki diğer ülkelere Lübnan ile ilişkileri kesmeleri için baskı yaptı. BAE, Bahreyn ve Kuveyt Suudilerin emriyle Lübnan büyükelçilerini geri çağırdı.

Adalet Sarayı önünde Lübnanlı protestoculara saldırarak ve yedi Hizbullah taraftarını şehit ederek Lübnan'da kaos ve iç savaş çıkarmak isteyen Samir Ca'ca'ya bağlı falanjistlerin gailesinin başarısız kalmasının ardından Suudi Arabistan, Lübnan siyasi akımları arasında çatışma çıkarmak suretiyle Necib Mikati'nin kabinesine darbe vurup  Lübnan'daki muhaliflerini zayıflatmak için bir fırsat kolluyordu. Suudi Arabistan ve BAE nin George Kardahi'yi kabine listesinden çıkarma çabalarının başarısız olmasının ardından, Kardahi’nin Yemen savaşıyla ilgili açıklamaları Suudi cephesinin yeni planını yürütmesi için en iyi fırsattı. Hatta bazıları, Beyrut hükümeti tarafından reddedilmesine rağmen, Riyad'ın Necib Mikati'yi devirme çabası içinde olduğunu bile söyledi.

Suudilerin yabancı bir yetkilinin (daha yetki almadan önce yaptığı) açıklamalarına yönelik sert tepkisi, Suudilerin ifade özgürlüğünden hiç nasip almadıklarını ve elifbasını dahi bilmediğini gösteriyor. Konuyla ilgili bir diğer önemli nokta ise, Batı medyasının ve ifade özgürlüğü için mangalda kül bırakmayan Batılı yetkililerin sessizliğidir. Eğer bu açıklama Suudilerin çıkarları için bir yabancı yetkili tarafından yapılmış olsaydı, kesinlikle Batılı ülkeler ifade özgürlüğü gerekçesiyle ona destek olurdu ama Lübnan'ın en ufak sorunlarına müdahale eden ABD'nin Beyrut Büyükelçisi şimdi suskunluk orucunu tutmuş vaziyette.

Şu anda Lübnan'daki son gelişmelerde siyasi izolasyonla karşı karşıya kalan ve bu ülkedeki yakıt krizi gibi durumlarda sahayı Hizbullah ve rakibi İran'a kaptıran Suudi Arabistan, Lübnan'da güç denklemini bozmak için bu ülke yeni bir siyasi oyun başlatmaya çalışıyor. Riyad'ın George Kardahi'nin istifasını talep ettiği söyleniyor, ancak George Qardahi'nin Lübnan kabine üyesi olduğu Marada Partisi’nin lideri Süleyman Franciye buna karşı çıktı ve Qardahi'nin görevine devam etmesini istiyor.

Öte yandan Suudi Arabistan himayesindeki akıma muhalif bakanlar da George Kardahi'nin istifa etmesi halinde kabineyi terk etmekle tehdit ettiler ve bu mesele tüm kabineyi çökme riskine sokacaktır.

El-Benna gazetesi, Riyad'ın Lübnan'daki girişimlerine atıfta bulunarak, şöyle yazdı: “Suudi Arabistan'ın kararı Lübnan'daki yenilginin intikamını bu ülkeyi kaosa ve istikrarsızlığa sürükleyerek almaktır. Suudi Arabistan Yemen'de yenildiği sürece Lübnan halkının başına yıkılmalıdır”.

Halihazırda Lübnan'daki siyasi gelişmeler biraz karmaşık ve tahmin edilemez. Suudilerin çıkardığı yeni kriz onları hedeflerine ulaştıracak mı yoksa başka bir başarısızlığı ve hezimeti mi beklemeliler? Önümüzdeki günlerde gelişmelerin nereye evrileceğini bekleyip görmemiz gerekiyor.

akharinkhabar.ir

Çev.: Mehmet Gönül  - Welayet News 



Add new comment