Amerika Irak’taki fitne ateşine benzin döküyor

Pt, 25/11/2019 - 16:03

Arap dünyasının ünlü analisti Abdulbari Atvan, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’nin Irak’a yaptığı süpriz ve önceden açıklanmamış ziyaretini bu ülke hükümeti ve parlamantosuna yönelik aşağılayıcı bir mesaj içeren bir ziyaret olarak değerlendiği bir makalede, Amerikalıların bu tür adımlarla Irak’taki fitne ateşini gürleştirdiğini yazdı.

Welayet News - Atvan, Londra merkezli Raialyoum gazetesinin baş makalesinde konuya ilişkin şunları yazdı: Amerika Başkan Yardımcısı Mike Pence, Irak Cumhurbaşkanı ve Başbakanı’nı önceden bilgilendirmeksizin bu ülkeye gelerek Ayn’ul Esad (Embar) Amerikan Üssünü ve askerlerini ziyaret etti ve daha sonra bu iki Iraklı liderle görüşmeden Irak Kürdistan’ına gitti. Pence böyle yaparak Irak’taki hakim elitlere, özellikle Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi’ye aşağılayıcı ve ağır bir darbe vurdu. Pence’in Irak ziyareti halkın meşru itirazlarının sürdüğü bir ortamda gerçekleşti. İtirazlar bir aydan beridir başlamış durumda ve yeni anayasanının hazırlanması, seçim yasasının ıslahı, yolsuzluğun kökünün kazılması, yolsuzluğa karışan bütün kişilere yasal soruşturma açılması, çalınan malların iade edilmesi ve taife temelli her türlü kota çeşidinin lağvedilmesi protestocuların en önemli meşru taleplerini oluştuyor.

Pence’in Irak ziyareti, fitne ateşine benzin dükmeyi, halk hareketinin tasvirinin tahrif edilmesini ve aynı zamanda Irak hükümetini aşağılamayı ve keza bu ülkedeki fırkasal çatlağı daha da derinleştirmeyi hedefleyen kuşkulu bir ziyaret. Özellikle Adil Abdülmehdi başta olmak üzere Irak’ın şu anki liderleri ABD’nin dostlarından sayılan ve Irak işgalinden sonra iktidara gelen liderlerdir. Irak’ın şu anda yaşadığı bütün felaketler, Amerika’nın bu ülkeyi işgal etmesi, Irak’ın devletinin bölünmesi ve dış müdahaleye açık, kolay yutulan zayif bir ülke kalması için taife temelleri üzerine yeniden kurulmasının bir sonucudur. Abdülmehdi yönetimi ve ondan önceki bütün yönetimler 5200 Amerikan askerinin Irak topraklarında ve özerkliğe sahip üslerde kalmasına izin vermekle stratejik bir hata yaptılar.

Çeşitli bahanelerle –ki en barızi DAEŞ’le mücadele yalanıdır –kurulan bu üsler adeta devlet içinde devlet gibidir. Bütün Amerikan yönetimleri Irak’a bağımsız bir devlet olarak değil, bir sömürge gibi yaklaştılar ve oğul Buhs başkanlığındaki yönetimin 2003’te Irak’a saldırıp bu ülkeyi işgal etmesi, servetlerinin yağmanlaması bölgesel bir güç olarak bu ülkenin parçalanıp zayıf düşürülmesi amacıyla gerçeleşti ve bu tür adımlar Siyonist düşünür Bernard Lewis’in tavsiyesi doğrultusunda atıldı. Amerikalılar küresel siyonizmin tahrikiyle, istikrarlı ve yolsuzluktan arınmış güçlü bir Irak’ı istemiyorlar, aç, sefil, yolsuzluğa batmış ve bütünleşletici ulusal kimlikten yoksun bir Irak istiyorlar. Bu amaçlarına ulaşmak için elinden geleni yapacaklardır.

Amerika nasıl ki Iraklıları, Arapları ve bütün dünyayı kitle imha silahları yalanıyla aldattıysa aynı sanaryoyu tekrar devre koymak üzere ve bu sefer İran korkuluğunu öne sürerek değil sadece Irak’ta, belki bütün bölgede siyonizm için nüfuz alanı oluşturacaktır. Amerikalı yetkililer ne zaman Irak’ın egemenliğine saygı duyar ve Bağdat’ı bilgilendirmeden ve arkadan hançerleyerek bu ülkedeki üslerine yönelik gizli ziyaretlerini sonlandırırlarsa o zaman Irak’ın parlamanto, cumhurbaşkanı, siyasi elitler ve devlet sahibi bir ülke olduğu söylenebilir. Amerika’nın bu tür tahkirlerini tahammül eden devlet ve partilerin savunulması bir yana, saygı duyulması bile mümkün değildir.

Welayet News 

Tags: 


Yeni yorum ekle