Zelenskiy’nin ABD’ye Güvenmesinin Sonu Ne Oldu?
Şehit İmam Hazret-i Ayatullah Hamaney’in Batı desteğinin bir seraptan ibaret olduğuna dair uyarısı, Trump ile Zelenskiy arasındaki gerilimin gölgesinde bir kez daha öne çıktı; Washington’ın yakıt konusunda Moskova ile vardığı anlaşma ve Trump’ın Ukrayna Cumhurbaşkanı’na yönelik sözlü saldırıları, ABD’nin vaatlerinin güvenilirliğine ilişkin şüpheleri artırdı.
Welayet News - Donald Trump 10 Ekim 2026 Cumartesi günü Ukrayna Cumhurbaşkanı’na karşı sert ifadeler kullanarak bu ülke için yeni bir lider seçilmesi çağrısında bulundu. Bu açıklamalar, Zelenskiy’nin Trump ile Vladimir Putin arasında Rus motorini ihracatına ilişkin açıklanan anlaşmayı eleştirmesinin ardından geldi.
Associated Press ve CBS ağının 10 Ekim 2026 tarihli haberine göre Trump şu ifadeleri kullandı: “Anlaşmaya varabilecek yeni bir lider seçmelerini öneriyorum; çünkü o defalarca anlaşmaya varabilirdi ama nedense bunu hiçbir zaman yapmıyor.” Trump sözlerinin devamında, “Ukrayna’nın yeni bir cumhurbaşkanına sahip olma zamanının geldiğini düşünüyorum” dedi.
Trump ayrıca Ukrayna’nın Rus rafinelerine yönelik saldırılarına değinerek Zelenskiy’e hitaben, “Bunu bir an önce durdursa iyi eder” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, Ukrayna’nın Rus enerji altyapılarına düzenlediği saldırıların ABD’deki motorin fiyatlarının artmasında rol oynadığını iddia ederek Zelenskiy’i küresel pazar için sorun yaratmakla suçladı.
Bu açıklamalar, Trump hükümetinin motorin arzını artırmak amacıyla Rusya ile varılan bir anlaşmayı duyurduğu bir ortamda yapıldı; Kiev’in şiddetli tepkisiyle karşılaşan bu karar, iki müttefik arasındaki anlaşmazlığı daha da su yüzüne çıkardı.
İran’ın Şehit Lideri’nden Uyarı: Batı Desteği Bir “Serap”tır
Şehit İmam Hazret-i Ayatullah Hamaney, Ukrayna Savaşı’nın başladığı dönemde, 1 Mart 2022 tarihli konuşmasında hükümetlerin Batılı güçlerin desteğine bel bağlaması konusunda uyarıda bulunarak, “Batılı güçlerin kukla ülkelere ve hükümetlere verdiği destek bir seraptır” buyurmuştu.
Mebes Bayramı merasiminde İmam, Ukrayna’yı ABD ve Batı ülkelerinin desteğine güvenmenin sonuçlarına bir örnek olarak göstermiş; krizin kökenlerini anlamak için ABD ve Batı politikalarının incelenmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Şimdi, bu sözlerden dört yılı aşkın bir süre sonra, Trump ile Zelenskiy arasındaki aleni anlaşmazlık, ABD’nin 2025 yılında askeri yardımları geçici olarak durdurması ve Washington’ın Kiev üzerindeki yeni baskıları, ABD desteğine ne kadar güvenilebileceği meselesini bir kez daha gündeme getirmiştir.
Zelenskiy, Rusya ile yüzleşebilmek adına ABD’nin silah, istihbarat ve siyasi desteğine ciddi şekilde bağımlı hale gelmiştir; ancak son gelişmeler bu desteklerin Washington’ın siyasi ve ekonomik hesaplarından etkilenebileceğini göstermektedir. İran’ın Şehit Lideri’nin 2022’deki sözleri doğrudan Trump’ın mevcut kararlarına yönelik olmasa da, dış güçlere güvenlik açısından dayanma konusundaki analitik bağı son derece açıktır.
Askeri Yardımların Durdurulmasından Zelenskiy’nin Alenen Aşağılanmasına
Trump hükümetinin Ukrayna’ya yönelik tutumu daha önce de Washington desteğinin siyasi anlaşmazlıklardan etkilenebileceğini göstermişti. Mart 2025’te, Trump ile Zelenskiy’nin Beyaz Saray’daki aleni tartışmasının ardından ABD hükümeti, Ukrayna ile askeri yardımları ve istihbarat paylaşımını geçici olarak durdurmuştu.
Associated Press’in 11 Mart 2025 tarihli haberine göre, askeri yardımlar ve istihbarat paylaşımı ancak Cidde müzakerelerinin ardından ve Kiev’in 30 günlük bir ateşkesi kabule hazır olduğunu açıklamasının ardından yeniden başlatılmıştı. Bu olay, ABD desteğinin siyasi fikir ayrılıklarının ortasında Ukrayna hükümetine baskı kurma aracına dönüşebileceğini kanıtladı.
Şimdi ise Trump’ın üslubu, Zelenskiy’nin politikalarına baskı yapmanın ötesine geçerek onun liderliğinin devamını sorgulama noktasına ulaşmıştır. CBS ve Associated Press’in 10 Ekim 2026 tarihli haberine göre Trump, 2022 yılında kendisi ABD Başkanı olsaydı Ukrayna-Rusya savaşının başlamayacağını iddia etti. Savaşın patlak vermesini “beceriksizlik” olarak nitelediği duruma bağlayan Trump, Ukrayna topraklarının bir kısmının kaybedilmesinden Zelenskiy’i sorumlu tuttu.
Trump ayrıca savaşın iki tarafında iki milyondan fazla insanın öldüğünü iddia etti. Bağımsız kaynakların kayıplara ilişkin tahminleri farklılık gösterdiği, askeri ve sivil toplam ölü sayısına dair nihai ve üzerinde uzlaşılmış tek bir veri bulunmadığı için bu rakam onun iddiası olarak aktarılmalıdır.
Kyiv Independent’ın 10 Ekim 2026 tarihli haberine göre, Trump’ın yeni bir cumhurbaşkanı seçilmesi gerektiğine dair açıklamaları ve Zelenskiy’e Rus rafinelerine yönelik saldırıları durdurması yönündeki uyarısı Ukrayna’da tepkilerle karşılandı. Ukrayna’nın en önemli askeri destekçilerinden biri olan bir ülkenin başkanından gelen böyle bir tutum, Zelenskiy’nin siyasi konumunu daha da zorlaştırabilir.
Burada da Şehit İmam Hazret-i Ayatullah Hamaney’in 1 Mart 2022 tarihli uyarısına dönülebilir: Yabancı bir gücün desteği, mutlaka o gücün siyasi hesaplarından bağımsız ve kalıcı bir taahhüt anlamına gelmez.
Putin ile Anlaşma: Ekonomik Çıkarlar Önceliğe Dönüştüğünde
Trump, 9 Ekim 2026’da Rus motorini ihracatı konusunda Putin ile anlaştıklarını duyurdu. Reuters’ın aynı günkü haberine göre Trump, Rusya’nın ilk etapta 300 bin tondan fazla motorin tedarik edeceğini ve devamında daha fazla sevkiyatın yapılacağını açıkladı. Trump bu adımın amacını, ABD ve dünya pazarındaki akaryakıt arzını artırmak ve fiyatları düşürmek olarak açıkladı.
Bu karar, ABD ve müttefiklerinin Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik saldırılarını başlatmasının ardından Moskova’nın savaşı sürdürme finansal kaynaklarını kısmak amacıyla Rus enerji sektörüne kısıtlamalar uyguladığı bir dönemde gündeme geldi.
Zelenskiy bu anlaşmaya tepki olarak bunu “son ermesi gereken bir savaşa yapılan yatırım” olarak nitelendirdi. Reuters’ın 9 Ekim 2026 tarihli haberine göre Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rusya’nın petrol ürünlerini satmasına izin vermenin Moskova’ya daha fazla kaynak sağlayacağını ve savaşı sona erdirme çabalarını zayıflatabileceğini söyledi.
Zelenskiy, 9 Ekim’de Axios’a verdiği mülakatta da açıklanan anlaşmayı “adaletsiz ve dürüstlükten uzak” olarak niteleyip Putin’e verilmiş bir hediye olarak tanımladı. Ukrayna ekibinin müzakereler için ABD’ye gittiğini ancak Washington ile Moskova arasındaki anlaşmanın duyurulmasıyla şaşkınlığa uğradıklarını belirtti.
Washington Post’un 9 Ekim 2026 tarihli haberine göre motorin anlaşması, ABD’deki akaryakıt fiyatı baskısını hafifletme amacı taşıyor olabilir; ancak aynı zamanda Ukrayna’nın Rusya’nın enerji gelirlerini sınırlandırma çabalarıyla çelişmektedir. Dolayısıyla Washington açısından akaryakıt arzını artırmayı hedefleyen ekonomik bir karar olarak sunulan bu durum, Kiev’in bakış açısıyla güvenlik sonuçları doğurabilecek niteliktedir.
Şehit İmam Hazret-i Ayatullah Hamaney, 21 Mart 2023 tarihli Nevruz konuşmasında da Ukrayna Savaşı’nı analiz ederken ABD silah sanayiinin çıkarlarına dikkat çekmişti. Bu tutum, resmi hükümet söylemlerinin yanı sıra savaşla bağlantılı ekonomik ve sınai çıkarların da incelenmesi gerekliliğini öne çıkarmaktadır. Mevcut gelişmelerde de Washington’ın kararlarının ne ölçüde Kiev’in güvenlik mülahazalarıyla, ne ölçüde ABD’nin ekonomik ve iç öncelikleriyle uyumlu olduğunu sormak gerekir.
NATO ve Krizin Kökenleri: Daha Önce Dile Getirilen Tutum
Şehit İmam Hazret-i Ayatullah Hamaney, 19 Temmuz 2022 tarihinde Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşmede NATO’nun genişlemesine dikkat çekerek, bu ittifakın yayılmasının gerilimlerin ve güvenlik krizlerinin artmasına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunmuştu.
Bu yaklaşım, kendisinin NATO’nun rolü ve Batı politikalarının Ukrayna krizinin zeminini oluşturmadaki etkisine dair analizleri çerçevesinde yer almaktaydı. Bu perspektiften bakıldığında savaşı yalnızca muharebe alanındaki gelişmelerle analiz etmek eksik kalacaktır; büyük güçlerin rekabeti, güvenlik politikaları ve nüfuz alanını genişletme çabaları da analize dahil edilmelidir.
Bugünün gelişmeleri, büyük güçler arasındaki rekabetin halen Ukrayna’nın kaderini etkilediğini göstermektedir; hem Rusya’nın saldırılarıyla karşı karşıya olan hem de savaşı sürdürebilmek için Batılı müttefiklerinin desteğine ihtiyaç duyan bir ülke.
İki Baskı Arasında Zelenskiy: Savaşa Devam mı, Washington’ın Taleplerini Kabul mü?
Trump’ın Ukrayna’da yeni bir cumhurbaşkanı seçilmesi talebi, Washington ile Kiev arasındaki anlaşmazlığı askeri strateji düzeyinin ötesine taşıyarak doğrudan bu ülkenin siyasi liderliğinin geleceğine bağlamıştır.
Zelenskiy bir yandan direnişi sürdürmek için Batı’nın silah ve istihbarat desteğine ihtiyaç duymakta, diğer yandan ABD’nin Rus rafinelerine yönelik saldırıları sınırlandırması ve anlaşmaya doğru ilerlemesi yönündeki baskısıyla yüzleşmektedir. Washington’ın taleplerini kabul etmek Ukrayna’nın pazarlık gücünü etkileyebilir; bunları reddetmek ise ülkenin en önemli askeri destekçisiyle olan anlaşmazlığı tırmandırabilir.
Ukrayna; ABD’nin Vaatlerine Güvenmenin Bedeli
ABD’nin 2025’te askeri yardımları geçici olarak durdurmasından, Rusya ile motorin konusunda açıklanan anlaşmaya ve Trump’ın Ekim 2026’da Zelenskiy’e yönelik sert açıklamalarına kadar yaşanan bir dizi gelişme, ABD desteğinin güvenilirliği konusundaki soruyu yeniden gündeme getirmiştir.
Trump, bir yandan Rusya ile ekonomik bir anlaşmanın peşinden koşarken —ki Kiev bu anlaşmayı Moskova’nın lehine görmektedir— eş zamanlı olarak Ukrayna’da liderlik değişimini talep etmektedir. Bu durum, büyük bir gücün ekonomik ve siyasi çıkarlarının müttefikinin güvenlik öncelikleriyle her zaman örtüşmeyebileceğini göstermektedir.
Bu nedenle “Zelenskiy’nin yarı yolda bırakılması” ifadesi, Washington-Kiev ilişkilerinin son dönemdeki seyrine dair siyasi bir değerlendirmedir; bununla birlikte Trump hükümetinin son tutumu, dış desteğin daimi bir güvence olmadığını, değişen siyasi ve ekonomik hesaplarla dönüşebileceğini göstermektedir. ABD’ye güvenmek ise her zaman acı ve tekrarlanan bir sonla neticelenmektedir.
Not: bu analiz snn.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
Rasthaber

Yeni yorum ekle