Azerbaycan'da Başörtüsü Yasağı; Öğrencilerin Gözyaşları Kapalı Kapılar Ardında

Per, 01/10/2026 - 12:44

Azerbaycan okullarında seküler kuralların uygulanması, başörtülü kız öğrencilerin sınıfa girmesini engelledi ve onların hüzünlü dönüşüne neden oldu.

Welayet News  - Son günlerde Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki devlet okullarında öğrenci üniforması ve kıyafet kurallarına ilişkin yeni ve katı düzenlemelerin uygulanması, bu komşu ülkede derin bir toplumsal krize dönüşmüştür.

Okul yönetiminin başörtülü kız öğrencilerin dersliklere girmesini engellediğine dair acı ve üzücü görüntülerin yayılması, bir dizi olumsuz tepki ve kamuoyunda infial dalgasına yol açmıştır. Medyada ve sosyal medyada geniş yankı bulan bu belgeli görüntüler, kız öğrencilerin yalnızca İslami başörtüsüne riayet etmeleri ve şer'i ilkelere bağlılıkları nedeniyle okul kapılarıyla karşılaştıklarını, gözleri yaşlı ve kalpleri kırık bir şekilde eğitim ortamını terk edip eve dönmek zorunda kaldıklarını göstermektedir.

Sekülerizm değerlerini savunma kisvesi altında gerçekleştirilen bu zorlayıcı uygulamalar, Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki din karşıtı yaklaşımları ve sistematik din özgürlüğü ihlallerini bir kez daha bölgesel ve uluslararası gözlemcilerin dikkat merkezine taşımıştır.

309 Sayılı Genelge; "Laiklik" Kılıcı Din Özgürlüklerinin Bedeninde

Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki devlet okullarında öğrenci kıyafetlerine ilişkin yeni düzenlemelerin kabulü ve tebliği, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının ihlaline ilişkin bir endişe dalgasını beraberinde getirmiştir.

Yayımlanan belgelere göre, Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakanı Ali Asadov'un imzasını taşıyan ve 21 Eylül 2026 tarihinde tebliğ edilen 309 sayılı Bakanlar Kurulu kararı, okul üniforması yönetmeliğinde kısıtlayıcı değişiklikler yapmıştır.

Bu tartışmalı genelgede, öğrencilerin okul üniformasının bütünlüğünü zedeleyen her türlü kıyafeti kullanma hakkına sahip olmadığı açıkça belirtilmiştir. Ancak kararın daha tehlikeli kısmı, "genel eğitim sistemindeki laiklik ve sekülerizm ilkesiyle çelişen" kıyafetlerin kullanımının kesinlikle yasak ilan edilmesidir.

Ayrıca, öğrenci velilerinin çocuklarının bu kıyafet kurallarına tam olarak uymasını sağlamakla yasal olarak yükümlü olduğu vurgulanmıştır. Bu kısıtlamaların nasıl uygulanacağına ve disiplin cezalarına ilişkin yürütme ve karar alma yetkileri tamamen her okulun "eğitim konseylerine" devredilmiştir.

Kelimelerle Oynamak; Adı Anılmadan Başörtüsü Yasağı

309 sayılı karar metnindeki en dikkat çekici nokta, "başörtüsü" veya "eşarp" kelimelerinin doğrudan ve açıkça yer almamasıdır. Bununla birlikte, "laiklik ilkesiyle uyuşmayan diğer kıyafet unsurları" şeklindeki muğlak ve genel ifadenin yer alması, Azerbaycan kamuoyunda ve medya çevrelerinde başörtülü kız öğrencilere karşı hedefli bir yasa çıkarılması için bir şifre olarak yorumlanmış ve değerlendirilmiştir.

Bu ikili yaklaşım ve yoruma açık yasaların kullanılması, devlet okulu müdürlerine "sekülerizm" kelimesine dayanarak Müslüman kızların dersliklere girmesini engelleme konusunda tartışılmaz bir yetki vermektedir.

Bu din karşıtı katı uygulamaların karşısında, söz konusu karar ulusal ve geleneksel kıyafetlerle ilgili anlamlı bir istisna da getirmiştir. Buna göre, ulusal tarih ve kültürle ilgili etkinlik ve törenler sırasında, okul eğitim konseyinin onayı ve kabulüyle ulusal kıyafetlerin veya bunlarla ilgili unsurların kullanımı tamamen serbest olacaktır.

Bu çifte standart, yürütme organlarının asıl amacının seküler değerleri savunma kisvesi altında özgün İslami sembolleri ortadan kaldırmak olduğunu açıkça göstermektedir.

Sumqayıt'da Trajedi; Kapalı Kapılar ve Başörtülü Kızların Ağlayan Gözleri

Bu genelgenin uygulanmasının acı ve ani sonuçları toplum düzeyinde hızla ortaya çıktı ve "Sumqayıt" şehrinden yayılan acı görüntüler öfke ateşini ve eleştirileri daha da alevlendirdi.

Saha raporlarına göre, son günlerde bu krizin ana odağı Sumqayıt şehrindeki "Tam Ortaokul" olmuştur; burada okul yönetimi ve eğitim kadrosu yeni devlet genelgesine dayanarak bir grup başörtülü kız öğrenciye eğitim ortamının kapılarını kapatmıştır.

Sosyal medyada hızla yankı bulan yürek parçalayıcı videolar, yalnızca hayati eğitim hakkından yararlanmak isteyen bu öğrencilerin okula girişlerinin fiziksel olarak engellendiğini göstermektedir.

Bu görüntülerde, öğrencilerin okul kapısının önünden zorla ve mazlum bir şekilde geri dönüşü ve küçük kızların gözyaşlarıyla dolu, hüzün ve çaresizlikle bezeli yüzleri açıkça görülebilmektedir; bu sahneler bölge kamuoyunu derinden etkilemiş ve Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki insan hakları ve din özgürlükleri sicilini ciddi bir sınamayla karşı karşıya bırakmıştır.

İlham Aliyev'in Fermanı ve Okullarda Dinsizleştirmenin Yasal Zemini

Daha ayrıntılı incelemeler, okullardaki bu zorlayıcı kararların yasal ve hukuki zemininin, bu yılın yaz ortasında ülke parlamentosunda kabul edilen reformlara dayandığını göstermektedir.

Gerçekte, 7 Temmuz 2026 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Parlamentosu, 434-VIIQD sayılı yasayı kabul ederek "Genel Eğitim Yasası"nda anlamlı değişiklik ve düzenlemeler yapmış ve bu süreçte "milliyetçilik ve sekülerizm" başlıklı yeni bir ilkeyi açıkça ülkenin eğitim sistemine eklemiştir.

Eklenen yeni maddede bu ilke, "ulusal ve evrensel değerleri koruma temelinde tamamen seküler bir genel eğitim sisteminin kurulması ve geliştirilmesi" olarak tanımlanmıştır. Bu köklü değişiklikler doğrultusunda, devlet okullarındaki tüm öğrenci ve eğitim personeli için kıyafet kurallarına tam uyum bir yasal zorunluluk ve ihlal edilemez bir kural haline gelmiş ve bunun uygulanmasını garanti etme sorumluluğu doğrudan velilere yüklenmiştir.

Nihayetinde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 22 Temmuz tarihinde bu düzenlemeleri onaylayıp imzalayarak resmen yürürlüğe koymuş ve doğrudan bir kararnameyle Bakanlar Kurulu'na, öğrenci ve öğretmen üniformalarına ilişkin yasa ve yönetmelikleri yeni yasanın ruhuyla tamamen uyumlu hale getirme görevi vermiştir.

Bakanlar Kurulu tarafından 21 Eylül tarihinde çıkarılan 309 sayılı karar, tam olarak bu cumhurbaşkanlığı emrinin uygulanması ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nde genel eğitim alanından dini sembollerin sistematik olarak kaldırılması yapbozunun tamamlanması doğrultusunda gerçekleştirilmiştir.

 



Yeni yorum ekle