Türkiye'nin Su Projesi İran'ın Gıda Güvenliğini Nasıl Tehdit Ediyor?

Pa, 13/09/2026 - 12:09

Ankara, Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında, Aras Nehri’nin kaynaklarını kapsamlı bir şekilde kontrol altına almayı gündemine almış durumda.

Welayet News - Ankara, Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında, Aras Nehri’nin kaynaklarını kapsamlı bir şekilde kontrol altına almayı gündemine almış durumda. Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan ve İran arasında ortak bir uluslararası su yolu olan Aras Nehri, başta Muğan Ovası olmak üzere bölgenin verimli toprakları için hayati bir damar niteliğindedir.

Debide %30’luk Kayıp Riski

Hidrolojik karşılaştırmalı çalışmalar ve su araştırma merkezlerinin raporları, bölgede inşa edilen büyük barajların ve özellikle Söylemez Barajı projesinin, İran topraklarına ulaşan su debisini yüzde 30’dan fazla düşürme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin, uluslararası su yollarının gemicilik dışı kullanımıyla ilgili 1997 tarihli BM Sözleşmesi’ni imzalamamış olması, alt havza ülkelerinin çevresel ve ekonomik su haklarına riayet etmesini zorunlu kılan hukuki mekanizmalardan kaçınmasına yol açıyor.

Gıda Güvenliği ve Sosyo-Ekonomik Riskler

Bu hidrolojik ablukanın sonuçları, doğrudan İran vatandaşlarının sofrasına ve ülkenin gıda güvenliğine yansımaktadır. Muğan Ovası; yağlı tohumlar, tohumluk buğday, yem bitkileri ve hayvansal ürünlerin temininde kritik bir paya sahiptir. Su salınımının azaltılması; sadece tarımsal üretim kapasitesinin ve yerel istihdamın ciddi oranda düşmesine neden olmakla kalmayacak, aynı zamanda kuraklık krizini derinleştirerek yeraltı sularının tükenmesine ve temel gıda maddelerinin tedarik zincirindeki maliyetlerin katlanarak artmasına yol açacaktır.

Bu “sessiz krizin” yönetilmesi, bölgesel çabaların ötesindedir. Kuzeybatı bölgemizin yaşanabilirliğini korumak ve olası bir gıda krizinin önüne geçmek adına, iki ülke arasında su diplomasisinin en üst düzeyde acilen harekete geçirilmesi hayati bir zorunluluktur.



Yeni yorum ekle