“Hazret Rüyamda Gelip ‘Petrol’ Necistir Buyurdu!”
Tüm uzmanların (ister dost ister düşman olsun) Hürmüz Boğazı’nın önemi hakkında dile getirdiği ve yazdığı binlerce örnekten birkaçına bakın ve onların bu boğazın ABD ve müttefikleriyle yapılan savaştaki hayati rolüne ve ülkemizin ekonomisinin gelişmesindeki potansiyeline dair itiraflarını görün.
Welayet News - 1- “Major Jacock”, Mister Jacock veya Seyyid Jacock(!) olarak bilinen kişi, İngiliz Dış İstihbarat Servisi’nin (MI6) ajanlarından biriydi. İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve Mescid-i Süleyman’da petrol emarelerinin bulunmasının ardından İran’a gönderilmişti. Jacock, 7 yıl boyunca (henüz Farsça bilmediği için) Bahtiyari aşireti içinde ve Mescid-i Süleyman civarındaki köylerde sağır ve dilsiz bir çoban olarak yerel dili, kültür ve bölge örf-adetlerini öğrenmekle meşguldü. Daha sonra kendisini din adamı (!) olarak tanıttı ve hatta halkın arasında cemaat imamı olarak bile bulundu. Bu kıdemli İngiliz casusunun hikayesi uzundur ve bazı efsanelerle de karışmıştır. Ancak kesin olan şudur ki Jacock, illüzyon numaralarını kullanarak kendisini nefesi kuvvetli ve keramet sahibi bir din adamı gibi yutturmuştu. Mescid-i Süleyman petrolünü keşfeden ve Kaçar döneminde İran petrolünün ilk imtiyazlı alıcısı olan William Knox D’Arcy, İran’da 99 yıllık petrol imtiyazı sözleşmesini imzalamanın peşindeyken Major Jacock’un asıl görevi başladı. Jacock, petrolün ülke ekonomisinde ve halkın yaşamındaki hayati rolünden insanları habersiz tutmak ve bu hayati maddenin İngiltere tarafından yağmalanmasına zemin hazırlamakla görevliydi. Jacock’un sonradan itiraf ettiği ünlü hilelerinden biri şöyleydi: İnsanları bir mucizeden haberdar etmek için camiye davet eder ve şöyle derdi: “Dün gece Hz. Ali (a.s.) rüyama girdi ve ‘Halka söyleyin, bu siyah ve necis (kirli) maddeden (petrolden) uzak dursunlar ve izin versinler bu necis maddenin uğursuzluğu namaz kılmayan, oruç tutmayan ve yas tutmayan Frenklere (Batılılara) bulaşsın!’ buyurdu.”
2- Şimdi sadece tüm uzmanların (ister dost ister düşman olsun) Hürmüz Boğazı’nın önemi hakkında dile getirdiği ve yazdığı binlerce örnekten birkaçına bakın ve onların bu boğazın ABD ve müttefikleriyle yapılan savaştaki hayati rolüne ve ülkemizin ekonomisinin gelişmesindeki potansiyeline dair itiraflarını görün:
-
Akdeniz ve Orta Doğu Araştırmaları ve Çalışmaları Enstitüsü Başkanı: ABD Başkanı politikalarıyla İranlılara atom bombasından daha etkili bir baskı kozu verdi; Hürmüz Boğazı’nın kontrolü İran’ı dünyanın dördüncü süper gücü haline getirdi.
-
ABD Dış İlişkiler Konseyi (CFR): Mevcut savaş sırasında ABD ve İsrail, İran’a nükleer silahtan daha önemli bir silah verdi; o silah Hürmüz Boğazı’dır ve savaştan sonra da İran için devasa bir gelir kaynağı olacaktır.
-
Haaretz: Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın önemini kavramasını sağladı. Atom bombası gibi caydırıcı bir silah ve ekonomik kalkınma için bir boğaz.
-
Associated Press: Hürmüz Boğazı, İran’a çok fazla yeni gelir akışı sağlıyor ve aynı zamanda nükleer bir cephanelik niteliğinde; bu da garip bir sonuç.
-
Stephen Collinson (Ünlü Amerikalı Analist): Bu savaş bize milyarlarca dolara mal oldu ve Amerikalıların canını aldı. Hürmüz Boğazı İran için yeni keşfedilmiş bir gelir kaynağıdır ve savaşta nükleer bomba rolü oynamaktadır.
-
Amerikan The Hill Gazetesi: İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü stratejik açıdan nükleer silahtan daha önemlidir ve bu ülkeye muazzam bir gelir sağlayabilir.
-
Amerikan United Press Haber Ajansı: İran bu savaştan sonra Hürmüz Boğazı adında yeni bir kaldıraç elde etti. Nükleer bomba gibi bir silah ve bol gelir kaynağı.
-
Reuters: Dünyanın en hayati enerji yolu olan Hürmüz Boğazı, artık Tahran’ın dış tehditlerle mücadeledeki en önemli baskı aracı haline geldi. Dünyanın şah damarı artık İran’ın elinde.
-
Siyonist “Yedioth Ahronoth” Gazetesi: Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, İran’a tam bir askeri üstünlüğe ihtiyaç duymadan ABD ve müttefikleri üzerinde kapsamlı bir ekonomik ve siyasi baskı kurma ve savaşın denklemlerini değiştirme imkanı veriyor.
-
Najam Ali (Pakistanlı Analist): Baskı kozu sonsuza dek yer değiştirdi; dünya İran’ın istediği zaman Hürmüz Boğazı’nı yönetebileceğini anladı.
-
Tom Bateman (BBC English ABD Dışişleri Bakanlığı Muhabiri): İran, Trump’ı durdurabileceğini gösterdi; Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kontrol edilme kozu Trump için felç edici bir faktöre dönüştü, diğer NATO güçlerinin ve BM’nin de eli kolu bağlı.
-
Wall Street Journal: İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki baskı gücü, füzeleri ve nükleer programı kadar önemlidir.
-
New York Times: Tahran bu savaştan sonra bölgesel ve uluslararası denklemlerde Hürmüz Boğazı adında yeni bir baskı aracı elde etti.
…Ve bu türden anlatmaya kalkılsa sayfalar sürecek binlerce diğer örnek!
3- Şimdi de sabıkası bozuk bazı Batı hayranlarının ve bazı sözde ıslahatçıların (reformcuların) görüşlerine bakın. Sanki karşılarında kendileri gibi az akıllı insanlar varmış gibi, güya iyiliksever kılığında! Tam olarak -vurgulanır ki tam olarak- ABD ve İsrail’in kursağında kalan arzusunu dile getirip yazıyorlar; Hürmüz Boğazı’nın açılmasını ve İran’ın bu boğaz üzerindeki egemenliğinden vazgeçmesini tavsiye ediyorlar:
“Boğaz üzerindeki egemenliğin tarihi tartışması bir kelime oyunudur! İran bu konuda veya Umman güzergahına karşı hassasiyet göstermemelidir!”
“Boğazın yönetimi meselesini bırakın, bu boğaz İran için baş ağrısı kaynağıdır; bölge ve dünya ülkelerini, hatta İran’ın dostlarını bile Tahran’ın karşısına dikmektedir!”
“İran boğazı kapatmamalıdır. Böyle bir adım İran’ın deniz ve füze güçlerini yok edecek; ABD, Çin, Hindistan ve Arap ülkelerini Tahran’a karşı tek bir cephede toplayacaktır.”
Bir diğeri ise Hürmüz Boğazı’nın düşmanın ülkemize yönelik tecavüzleriyle mücadeledeki değerini ve rolünü kasten görmezden gelerek şöyle iddia ediyor: “Hürmüz Boğazı’ndan elde edilecek gelir ‘bozuk para’ mesabesindedir. İran boğazı açmalıdır.”
“İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetimi faydasız ve zararlı bir hayaldir! Yetkililer boğazın kapatılmasına son vermelidir!”
“Boğaz kartının aşırı kullanımı onun kaybolmasına neden olur. Ekonomik güç mantığında bu önermenin tersi gerçeğe daha yakındır. Dolayısıyla İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini uygulamaktan vazgeçmesi daha akılcıdır!”
“Hürmüz Boğazı üzerinde egemenlik uygulamak ve onu kapatmak, devam ettirilmemesi gereken ‘faydasız bir yanlış yoldur’!”
…Ve yine aynı türden onlarca diğer örnek.
4- Şimdi, düşmanların son savaştaki Hürmüz Boğazı’nın rolüne ve düşman tecavüzlerine karşı atom bombasına benzetilen caydırıcılık etkisine ve ayrıca boğazın ülkemiz için gelir getirici rolüne dair itiraflarını; Batı hayranı kitlenin iddiaları ve propaganda söylemleri ile bazı sözde reformcuların bildiri ve görüşleriyle karşılaştırın! Takdir sizlerin.
Bu kitle, parti, grup, analist ve danışman kılığında bazı noktalara yerleştirilmiş ABD ve İsrail’in beşinci kolu ve piyonları değil midir?! Bu yazıda onların isimlerini anmaktan sarfınazar ediyoruz; ancak bu kitleyle mücadele etmek istihbarat güçlerinin ve yargı erkinin kesin görev ve misyonlarından biridir ve elbette ayağa kalkmış olan bu millete bu konuda ne yaptıklarını veya ne yapacaklarını rapor etmelidirler!

Yeni yorum ekle