Trump’ın Suriye Yönetimine Hizbullah Baskısı
Lübnan’da Suriye’nin olası rolüne ilişkin tartışmalar, iki ülke arasındaki onlarca yıllık gergin ilişkileri ve Suriye’nin askeri varlığına dair hatıraları yeniden gündeme getirdi.
Welayet News - Middle East Eye yayımladığı analizde, ABD Başkanı Donald Trump’ın defalarca Hizbullah’la mücadele görevini terör örgütü HTŞ Lideri Ahmed eş-Şara’ya devretmeyi önerdiğini, Şam yönetiminin bu iddiaları reddetmesine rağmen bunun Lübnan’da Suriye’nin yeniden askeri müdahalede bulunabileceği yönündeki endişeleri artırdığını yazdı.
Haberde, Trump’ın açıklamalarının, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın daha önce yaptığı yalanlamalarla çeliştiği belirtildi. Barrack, Washington’un Şam’a Lübnan’a asker göndermesi yönünde baskı yaptığına ilişkin haberleri “yanlış ve gerçeği yansıtmayan bilgiler” olarak nitelendirmişti.
Trump: Bu görevi Suriye’ye devretmeye yaklaştım
Habere göre Trump, 21 Haziran’da Fox News’e verdiği röportajda, İsrail’in Hizbullah’ı büyük çaplı yıkıma yol açmadan yenememesinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi.
Trump, “Onlar binaları yıkmadan hiçbir şey yapamıyor. Bu işi Suriye’ye devretmeye çok yaklaştım.” dedi.
Ancak Trump, “devretmek” ifadesiyle tam olarak neyi kastettiğini açıklamadı. Bunun Suriye’nin askeri operasyon düzenlemesi, siyasi arabuluculuk yapması, Hizbullah üzerinde baskı kurması, sınır denetimini artırması ya da Lübnan hükümetiyle iş birliği yapması anlamına gelip gelmediğine açıklık getirmedi.
Buna rağmen haberde, Trump’ın açıklamalarının Washington’un Hizbullah’ın Lübnan’daki nüfuzunu sınırlandırma çabalarında Şam’ı potansiyel bir ortak olarak gördüğü yönündeki algıyı güçlendirdiği ifade edildi.
ABD baskısı iddiaları reddedildi
Haberde, bu konunun ilk kez 17 Mart’ta Reuters’ın, Washington’un Şam’ı Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına destek amacıyla Lübnan’ın doğusuna asker göndermeyi değerlendirmeye teşvik ettiğini bildirmesiyle gündeme geldiği aktarıldı.
Reuters’a konuşan konuya yakın beş kaynak, Suriye’nin daha geniş çaplı bölgesel bir savaşa sürüklenmekten ve mezhepsel gerilimlerin tırmanmasından endişe ettiği için bu seçeneğe sıcak bakmadığını söyledi.
Habere göre bu öneri ilk olarak 2025 yılında ABD ve Suriyeli yetkililer arasında görüşülmüş, daha sonra ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın başlamasıyla birlikte şubat ayı sonunda yeniden gündeme gelmişti.
Tom Barrack ise aynı gün yaptığı açıklamada, X platformundan, “ABD’nin Suriye’yi Lübnan’a asker göndermeye teşvik ettiği yönündeki haberler yanlış ve gerçeği yansıtmamaktadır.” ifadelerini kullandı.
Buna karşın Middle East Eye’a konuşan Suriyeli bir kaynak, Ahmed eş-Şara’nın daha sonra silahlı grupların liderleriyle bu haberleri değerlendirmek üzere toplantı yaptığını söyledi.
Kaynağa göre toplantıya katılanlar, Suriye’nin Lübnan’a askeri müdahalede bulunma yönünde ne bir niyeti ne de isteği bulunduğu konusunda görüş birliğine vardı.
Üst düzey Lübnanlı bir kaynak da Middle East Eye’a, Beyrut yönetiminin Şam’dan sınırın ötesine asker gönderilmeyeceğine ilişkin çok sayıda güvence mesajı aldığını söyledi.
Aynı kaynak, Suriye yönetiminin ABD’nin baskısına karşı koyabilmek için özellikle Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye gibi bölgesel müttefiklerinden destek almayı planladığını belirtti.
Middle East Eye’a konuşan üst düzey ikinci bir Suriyeli kaynak ise, ABD’nin baskısı arttıkça Ahmed eş-Şara’nın Washington’un taleplerini yerine getirilmesi zor şartlara bağlayarak bu baskıyı savuşturmaya çalıştığını ifade etti.
“Ahmed eş-Şara yardım etmek istiyor”
Habere göre Trump, 5 Haziran’da NBC News’e verdiği röportajda ilk kez kamuoyu önünde Suriye’nin Lübnan’daki olası rolüne değindi.
Trump, Hizbullah’a karşı daha “cerrahi” bir operasyon çağrısı yaparak, Washington’un doğrudan yardım edebileceğini ya da “Suriye’yi tavsiye edebileceğini” söyledi.
Ahmed eş-Şara’dan övgüyle söz eden Trump, Suriye Cumhurbaşkanı’nın “yardım etmek istediğini” belirterek, “Bu konuda onlara yardım edebiliriz ya da Suriye’yi tavsiye edebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Haberde, Trump’ın bu açıklamalarında açık şekilde Suriye ordusunun Lübnan’a girmesini istemediği, ancak 16 Haziran’da Fransa’nın Évian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Zirvesi sırasında çok daha doğrudan konuştuğu belirtildi.
Trump burada gazetecilere, “İsrail’e Hizbullah’la Suriye’nin ilgilenmesine izin vermesini önerdim. Açıkçası bunu daha iyi yapacaklarını düşünüyorum.” dedi.
Trump ayrıca, İsrail’i Hizbullah’ı yenmek için çok uzun süre harcamakla, bu süreçte sivilleri öldürmek ve konutları yıkmakla eleştirdi.
Ahmed eş-Şara’nın Suriye’de kontrolü sağlamlaştırma konusunda “harika bir iş çıkardığını” söyleyen Trump, Hizbullah’tan da hoşlanmadığını ifade etti.
Ertesi gün gazetecilerin Ahmed eş-Şara ile Hizbullah konusunu görüşüp görüşmediği sorusuna “Evet” yanıtını veren Trump, ancak Suriye liderinin herhangi bir rol üstlenmeyi kabul edip etmediği konusunda açıklama yapmaktan kaçındı.
Haberde, bu diyaloğun Trump’ın açıklamalarının yalnızca İsrail’e yönelik soyut bir öneri olmadığını, Suriye’nin olası rolünün doğrudan Şam yönetimiyle de ele alındığını gösterdiği belirtildi.
Şam askeri rolü reddediyor
Haberde, Ahmed eş-Şara’nın son haftalarda artan spekülasyonları yatıştırmaya çalıştığı ifade edildi.
11 Haziran’da Şam kırsalındaki aşiret temsilcileriyle yaptığı toplantıda eş-Şara, Suriye’nin yakında Lübnan’a gireceği yönündeki haberleri “asılsız söylentiler” olarak nitelendirdi.
Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan da El Arabiya televizyonuna yaptığı açıklamada, Washington’un bölgesel gerilim sırasında Suriye’ye rol önerdiğini, ancak Şam’ın Lübnan’da herhangi bir askeri ya da güvenlik rolünü reddettiğini söyledi.
Zeydan, Suriye’nin Lübnan devletinin ülke genelinde egemenliğini güçlendirmesini desteklediğini, ancak bunun Suriye askerleriyle değil, Lübnan devlet kurumlarının güçlendirilmesi yoluyla gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.
Ahmed eş-Şara da 21 Haziran’da El Meşhed televizyonuna verdiği kapsamlı röportajda, Trump’ın sözlerinin Suriye birliklerinin “ertesi sabah Lübnan’a gireceği” şeklinde yanlış yorumlandığını söyledi.
Eş-Şara, Trump’ın savaş konusundaki kaygılarını dile getirdiğini ve Suriye’nin güvenli ve barışçıl bir çözüme nasıl katkı sağlayabileceğinin konuşulduğunu, askeri müdahalenin gündeme gelmediğini belirtti.
Suriye’nin önceliğinin savaşın ve İsrail bombardımanının sona erdirilmesi olduğunu söyleyen eş-Şara, Washington ile siyasi, ekonomik ve sosyal çözüm yollarını görüştüklerini ifade etti.
“Bizim vizyonumuz, Lübnan devletini yeniden desteklemek, kurumlarını güçlendirmek ve herkesin kabul edebileceği bir çözüm bulmaktır. Biz Lübnan ile Suriye arasında askeri değil, ekonomik kanallar kurmak istiyoruz.” dedi.
Eş-Şara ayrıca, Hizbullah dahil tüm Lübnanlı gruplarla diyaloga hazır olduklarını söyledi.
Hizbullah’ın Suriye iç savaşındaki rolünün “Suriye üzerinde derin bir yara açtığını” belirten eş-Şara, Lübnan ve Suriye’nin çıkarlarının gerektirmesi halinde Hizbullah temsilcileriyle görüşebileceğini ifade etti.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise eş-Şara’nın yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşıladığını belirterek, bunun Lübnan’da Suriye’nin askeri rolüne ilişkin spekülasyonların sona ermesine katkı sağlayacak olumlu bir adım olduğunu söyledi.
Haberde son olarak, Şam’ın verdiği güvencelerin Beyrut’un acil kaygılarını kısmen azalttığı, ancak Trump’ın tekrarlanan açıklamaları ve ABD-Suriye görüşmelerine ilişkin çelişkili anlatımlar nedeniyle Washington’un gelecekte Suriye’den Hizbullah ve Lübnan konusunda nasıl bir rol üstlenmesini beklediğine ilişkin soru işaretlerinin devam ettiği ifade edildi.
Not: bu haber tabnak.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir.
Rasthaber

Yeni yorum ekle