Lübnan Caferi Başmüftüsü: Lübnan makamlarının imzaladığı anlaşma "ulusal bir felaket ve benzeri görülmemiş bir kriz"
Lübnan Caferi Başmüftüsü Şeyh Ahmed Kabalan, Lübnan makamlarının imzaladığı yeni anlaşmayı "ulusal bir felaket ve benzeri görülmemiş bir kriz" olarak nitelendirdi.
Welayet News - Lübnan Caferi Başmüftüsü Şeyh Ahmed Kabalan, Lübnan halkına ve ülkedeki siyasi güçlere hitaben ulusal bir mesaj yayımlayarak mevcut Lübnan yönetiminin imzaladığı anlaşma çerçevesine yönelik eleştirilerini dile getirdi.
El-Menar kanalının aktardığına göre Kabalan, mevcut Lübnan makamlarının imzaladığı bu anlaşmanın yarattığı felaketin boyutlarını açıklamanın zor olduğunu belirterek, "en basit bir köy muhtarının bile kabul etmeyeceği" bu belgenin Cumhurbaşkanı Jozef Aun ve hükümeti tarafından imzalandığını ifade etti.
Başmüftü, bu adımın ülkeyi 17 Mayıs dönemi de dahil olmak üzere tarihte benzeri görülmemiş bir ulusal kriz ile güvenlik ve siyaset felaketinin ortasına bıraktığını kaydetti.
Velid Canbolat'ın "tek taraflı" olarak nitelendirdiği bu anlaşmanın içeriğindeki ulusal felaketlerin ve Lübnan'ın egemen bir devlet olarak varlığını doğrudan hedef alan güvenlik eklerinin Cumhurbaşkanı Aun ve ekibi tarafından çok iyi bilindiğini belirten Kabalan, meselenin sadece on yıllardır ülkeyi savunmak için en ağır bedelleri ödeyen güney bölgesi olmadığını aktardı.
Kabalan, yaşanan gelişmeyi Lübnan'ı yeni bir iç fitne sarmalına sokmak amacıyla tasarlanmış "habis bir anlaşma" olarak nitelendirerek, bu fitnenin alevlenmesi halinde ülkedeki her şeyi yakıp kül edeceğini ifade etti.
Başmüftü, Tel Aviv basınında yer alan haberlerin de bu anlaşmanın savaşı dışarıdan Lübnan'ın içine taşıdığı ve İsrail'in güvenliğini korurken Lübnan'ı kanlı krizlere boğmayı hedeflediği yönündeki görüşleri doğruladığını belirtti.
Aun ve ekibinin bu ulusal felaketten doğrudan sorumlu olduğunu yazan Kabalan, Aun'un, orduyu direnişle karşı karşıya getirip ülkeyi ateşe atarak Washington ve Tel Aviv'in askeri yöntemlerle başaramadığı şeyleri gerçekleştirebileceğini düşündüğünü ifade etti.
Kabalan, mevcut yönetimin tarihten ve iç savaş deneyimlerinden ders almadığını ekledi.
Meclis Başkanı Nebih Berri'nin açıklamalarının Lübnan'ın varlığını ve ulusal formülünü tehdit eden bu büyük felaketi özetlediğini belirten Kabalan, Velid Canbolat'ın değerlendirmelerinin de mevcut durumun vahametini yansıttığını kaydetti.
Anlaşmadaki "üçlü" yapının sadece şekilsel olduğunu, asıl belirleyici unsurun ise siyonist çıkarlar olduğunu vurgulayan Kabalan, Lübnan halkının ve dünya kamuoyunun, direniş ile güney halkının ödediği bedellerin farkında olduğunu ifade etti.
Kabalan, bölgede "Büyük İsrail" projelerini hayata geçirmek isteyen ABD ve müttefiklerinin askeri başarısızlıklarının ardından, Washington ve Tel Aviv'in Lübnan siyasi otoritesi üzerinden sızarak ülkeyi "deprem etkisi yaratan bir anlaşma" ile karşı karşıya bıraktığını belirtti.
Bu anlaşmanın İsrail'e Lübnan, ordusu ve siyasi otoritesi üzerinde bir güvenlik vesayeti verdiğini ifade eden Kabalan, bunun hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini ve geçişine izin verilmeyeceğini vurguladı.
Yaşanan krizin mezhepsel değil, doğrudan Lübnan'ın ulusal varlığını ve egemenliğini hedef alan ulusal bir kriz olduğunu belirten Başmüftü, Lübnan'daki tüm mezheplerin ortak ve uzlaşılı bir ulusal formül çerçevesinde birlikte yaşamak istediğini, ancak Cumhurbaşkanı Aun'un bu uzlaşı zeminini çiğnediğini kaydetti.
Kabalan, "Cunhurbaşkanı Aun'un mevcut durumu, onun müzakere etme yeteneğine sahip olmadığını, sadece kendisine verilen talimatları uyguladığını kanıtlamaktadır" diyerek, Lübnan'ın çıkarının kanlı fitnelerin hamisi olan Washington'ın değil, Lübnan halkının ortak çıkarlarında olduğunu ifade etti.(YDH)

Yeni yorum ekle