Tuğgeneral Hasanzade: Silahlı Kuvvetler Hazırlığın Zirvesinde
Tahran Devrim Muhafızları Komutanı, çatışmaların durmasının ardından tatbikatların derhal başladığını söyledi.
Welayet News - Büyük Tahran Devrim Muhafızları Komutanı Tuğgeneral Hasan Hasanzade, Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Şehit Pakpur'u anma töreninde yaptığı konuşmada, İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri'nin tam hazırlığına vurgu yaparak şunları kaydetti: "Düşmanlar, eğer bir hata işlerlerse, en kısa sürede İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri'nin kesin, belirleyici, etkili ve sonlandırıcı yanıtıyla karşılaşacaklarını defalarca tecrübe etmişlerdir."
Hasanzade, "Bugün Deniz Kuvvetleri, Hava-Uzay Kuvvetleri ve ordunun tüm savunma unsurları ile silahlı kuvvetlerin tamamı hazırlığın zirvesinde olup, mekanizmalar düşmanın her türlü eylemine en kısa sürede yanıt verebilecek şekilde tasarlanmıştır" diye ekledi.
Büyük Tahran Devrim Muhafızları Komutanı, Tahran Devrim Muhafızları'nın 12 günlük savaş sonrasındaki hazırlığına ilişkin olarak, "Savaştan önce de geçmiş tecrübelere dayanarak hazırlıkların artırılması sürecini başlatmıştık ve son savaşın ardından farklı birimler arasındaki eşgüdüm ve etkileşim geçmişe kıyasla daha da güçlendirildi" dedi.
Hasanzade, Tahran Devrim Muhafızları ve Besic'in son yıllarda düşmanın hibrit savaşı karşısında çok yönlü hazırlığa özel olarak odaklandığını belirterek, "İç güvenlik, kent güvenliği, hava savunma ve diğer alanlarda, Besic ve Tahran Devrim Muhafızları kolluk kuvvetleri ve diğer askeri güçlerle etkileşim içinde başarılı bir performans sergilemiş ve düşmanın hedeflerine ulaşmasına izin vermemiştir" değerlendirmesinde bulundu.
Siyonist rejimin bazı Besic merkez ve üslerine yönelik saldırılarına değinen Hasanzade, "Düşman, Besic merkezleri ve ilgili yerleri hedef alarak halk kuvvetlerinin güç ve motivasyonunun azalacağını zannediyordu, ancak sonuç tamamen tersi oldu ve Besic gönüllülerinin sahadaki varlığı daha da yaygınlaştı ve etkili hale geldi" diye konuştu.
Büyük Tahran Devrim Muhafızları Komutanı sözlerini şöyle sürdürdü: "Savaş sırasında, kontrol noktalarında veya görevlerde bir Besic mensubu şehit olduğunda, diğer kuvvetlerin sahada bulunma azmi ve motivasyonu daha da artıyor, hatta halk da katılmak ve yardım etmek istiyordu."
Hasanzade, Aşura kültürünün halk kuvvetlerinin direncini ve motivasyonunun artmasındaki temel faktör olduğunu vurgulayarak, "Dünya bir kez daha gördü ki, şehitlerin sayısı arttıkça, sahnede yer alma iradesi de daha güçlü ve yaygın hale gelecektir" ifadesini kullandı.
Son olarak, "Çatışmaların durmasının hemen ardından, son tecrübelere dayalı yeni tatbikat ve eğitimler başlamış olup, bugün Devrim Muhafızları ve Besic'in en zor koşullarda tepki verme, mücadele etme ve güvenliği sağlama yönündeki hazırlığı, geçmişe kıyasla katbekat daha fazla ve daha güçlüdür" hatırlatmasında bulundu.

Yeni yorum ekle