Ayetullah Kâbi’den Şehit İmam İle Yapılan Son Toplantı Hakkında Açıklama
Uzmanlar Meclisi Başkanlık Divanı üyesi, ABD’nin İslam Devrimi’nin başlangıcından bu yana İran İslam Cumhuriyeti ile yaşadığı çatışma sürecine değinerek, İran’ın düşmanlığın üç aşamasını geride bıraktığını ve bugün “medeniyet direnişi” aşamasına geçtiğini, bir sonraki adımın ise “medeniyet fetih süreci” olacağını vurguladı.
Welayet News - Uzmanlar Meclisi Başkanlık Divanı üyesi Ayetullah Abbas Kâbi, Lübnan merkezli el-Meyadin televizyonuna verdiği röportajda, ABD’nin İran’a yönelik düşmanlığının İslam Devrimi’nin zaferinden bu yana sürdüğünü belirterek, İran’ın bir medeniyet inşa sürecinde olduğunu ve ABD’nin düşmanlığının temel sebebinin de bu olduğunu söyledi.
Uzmanlar Meclisi’nde Huzistan eyaletini temsil eden Kâbi, ABD’nin 1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana yürüttüğü düşmanlığı üç aşamada değerlendirdi ve şöyle açıkladı:
İlk aşama, İslam Devrimi’nin yapısına sızarak “medeniyet içinde eritme” girişimiydi. Ancak anayasanın ve İslam Cumhuriyeti kurumlarının sağlamlaşmasıyla bu girişim başarısız oldu.
İkinci aşamanın “İslam Devrimi’ni kuşatma” olduğunu belirten Kâbi, bu dönemde İran’a karşı sekiz yıllık dayatılmış savaşın başlatıldığını söyledi. Ona göre bu savaş, Doğu ve Batı bloklarının desteğiyle ve İslam Devrimi mesajının yayılmasını engellemek amacıyla yürütüldü.
Ayetullah Kâbi üçüncü aşamaya ilişkin ise şunları söyledi:
“Önceki iki aşamada başarısız olan düşmanlar, bu kez kültürel saldırı, yumuşak savaş, ekonomik yaptırımlar ve diğer baskılar yoluyla İslam Cumhuriyeti’ni devirmeye yöneldiler; ancak bu aşamada da hedeflerine ulaşamadılar.”
Son yıllardaki gelişmelere değinen Kâbi şöyle konuştu:
“İslam Cumhuriyeti baskı ve tehditler karşısında direndi ve bugün ‘medeniyet direnişi’ aşamasındadır. Bir sonraki aşama ise ‘medeniyet fethi’ olacaktır.”
Uzmanlar Meclisi Başkanlık Divanı üyesi, konuşmasının başka bir bölümünde, beşinci dönem Uzmanlar Meclisi’nin şehit lider ile yaptığı son toplantıya değinerek, onun toplantıda Kur’an ayetleri okuyarak İslam’ın ve İslamî düzenin şahıslara bağlı olmadığını vurguladığını söyledi.
Kâbi şöyle devam etti:
“O toplantıda şehit lider, Uzmanlar Meclisi üyelerine hitaben: ‘Sizler gelecekteki lideri belirlemeye kendinizi hazırlamalısınız’ dedi ve İslam Devrimi’nin bireyler üzerine kurulmadığını hatırlattı.”
Geçmişte yaşanan olaylara — Şehit Beheşti ve sistem yetkililerinin suikast sonucu öldürülmesi ile bazı askerî komutanların şehit edilmesi gibi — değinen Kâbi, bu olaylara rağmen her zaman yeni isimlerin ve haleflerin görevleri devraldığını, sistemin yapısının zarar görmediğini söyledi.
Ayetullah Kâbi ayrıca İran İslam Cumhuriyeti’nde müzakerelerin ve karar alma süreçlerinin nasıl yönetildiğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Ülkedeki bütün kurumlar anayasa çerçevesinde faaliyet göstermektedir ve silahlı kuvvetler de Devrim Lideri’nin genel denetimi altındadır.”
Büyük kararların, Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nde değerlendirildikten sonra Devrim Lideri’nin onayıyla alındığını belirten Kâbi, Dışişleri Bakanlığı ile müzakere heyetinin de aynı politikalar doğrultusunda hareket ettiğini ifade etti.
Uzmanlar Meclisi Başkanlık Divanı üyesi şu vurguyu yaptı:
“Halk, sahadaki güçler ve diplomasi kurumu arasında tam bir uyum bulunmaktadır ve sistemin bütün organları Devrim Lideri tarafından belirlenen politikalar çerçevesinde faaliyet göstermektedir.”
Konuşmasının sonunda dış baskılar ve ABD tehditlerine değinen Kâbi şunları söyledi:
“Düşmanlar, İslam Cumhuriyeti’nin medeniyet inşa etme projesinden korkuyorlar. Ancak İran halkı, ekonomik sıkıntılara rağmen hassas dönemlerde ülkesini ve ideallerini savunmaktadır.”

Yeni yorum ekle