Ensarullah lideri Husi: İran'a yönelik saldırılar yeniden başlarsa tarafsız kalmayız

Sa, 21/04/2026 - 20:34

Yemen'deki Ensarullah hareketinin lideri Abdulmelik el-Husi, bölgedeki mevcut ateşkesin son derece kırılgan olduğunu ve sona ermek üzere bulunduğunu belirterek gerilimin tırmanma ihtimaline dikkat çekti.

Welayet News  - Ensarullah lideri Seyyid Abdulmelik el-Husi, salı günü yaptığı konuşmada, bölgedeki askeri ve siyasi gelişmelere ilişkin yaptığı konuşmada önemli konuları ele aldı.

Müzakere süreci

Mevcut ateşkes sürecinin geleceği ve bölgesel ittifaklara dair kritik mesajlar veren el-Husi, ateşkesin oldukça hassas bir noktada olduğunu ifade etti.

El-Husi, sürecin sona ermeye yaklaştığını ve bölgede tansiyonun yeniden yükselme ihtimalinin son derece güçlü olduğunu belirtti.

Abdulmelik el-Husi, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik gerçekleştirilebilecek yeni bir askeri müdahale karşısındaki tutumlarının “net olduğunu” dile getirdi.

El-Husi, "Cumhuriyet’i hedef alan herhangi bir Amerikan-İsrail tecavüzü karşısında tarafsız kalmayacağız" diyerek, olası bir saldırı durumunda aktif bir pozisyon alacaklarını kaydetti.

Açıklamalarında doğrudan İsrail'i ve onun Amerikan ortağını muhatap alan Ensarullah lideri, hareketin mevcut konumunu bu güçlerin karşısında tanımladı.

Ensarullah lideri, "Biz düşman İsrail ve onun Amerikan ortağıyla karşı karşıyayız; eğer düşman savaşa dönerse, bizim yolumuz da yeniden savaşa girmek olacaktır." ifadelerini kullandı.

Yemen'deki mevcut sükunet ortamının sürdürülebilirliğine dair şüphelerini de dile getiren el-Husi, ateşkes kalıcı olsa dahi savaşın gelecekteki evrelerinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

El-Husi, halihazırdaki durumu "devam eden bir mücadelenin içindeki geçici bir mola" olarak nitelendirdi.

Ümmetin gerçek düşmanlarıyla yüzleşmesi gerektiğini ve bunların en tehlikelisinin Siyonistler olduğunu belirten el-Husi, bunun, “fıtri ve mantıki düzeyde” yapılması gerektiğini ifade etti.

“Hizbullah suçlanamaz, saldırıya karşılık verdi”

El-Husi, Hizbullah’ı suçlayan ve onu saldırılara karşılık vermekten sorumlu tutanlara da eleştiriler yöneltti.

Hizbullah’ın yanıtının, Lübnan’da 15 ay boyunca devam eden Siyonist saldırıların ardından geldiğini söyledi.

Aksa Tufanı: “70 yıllık zulme yanıt”

Aksa Tufanı hakkında konuşan Seyyid el-Husi, bunun “70 yıl boyunca süren Siyonist suçlara ve zorbalığa bir yanıt” olduğunu ifade etti.

“Düşmanlar, halkı aldatmak ve yaptıklarını meşrulaştırmak için başlıklar üzerinden çalışıyorlar.” dedi.

“Ortadoğu’nun değiştirilmesi”, “terörle mücadele” gibi başlıklarla ilgili olarak el-Husi, bunları “aldatıcı ve sahte” olarak nitelendirdi.

“Sessizlik dayatması ve ifade baskısı”

Yemenli lider, düşmanların başlangıçtan itibaren hedefinin “teslimiyet halinin yayılması, sessizlik, ağızların kapatılması ve onlara karşı her türlü hareketin engellenmesi” olduğunu belirtti.

Ayrıca, Arap ve İslam dünyasında İsrail suçlarını eleştirmenin dahi “suç haline getirilmesine” çalışıldığını, ümmetin içine sızma ve onu bağlama, herhangi bir tepki kapasitesinden yoksun bırakma çabası olduğunu ifade etti.

“Ümmet hedefte ve yönlendirme altında”

Seyyid el-Husi, Siyonistlerin esasen ümmeti yok etmeyi, topraklarını işgal etmeyi ve kutsallarını hedef almayı amaçladığını belirtti.

Devamında, “Bazı hükümetler, liderler ve siyasi, partisel, mezhepsel ve ideolojik yönelimler, düşmanlıklarını Siyonistlerin yönlendirdiği yöne göre şekillendirdi.” dedi.

İran, medya ve “vekâlet” söylemi

Siyonist-ABD saldırısı hakkında İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik olarak, Seyyid el-Husi, Siyonistlerin ve onların sözcülerinin, özgür duruşu “İran adına vekalet” olarak çarpıtmaya çalıştığını ifade etti.

“Siyonistler bu ‘İran adına vekalet’ söylemini ilk ortaya atanlardır ve bunu yoğun şekilde propaganda ve yanıltma amacıyla kullanmaktadırlar.” dedi.

Düşmanların, ümmetin herhangi bir şekilde öfke, düşmanlık ya da karşı duruş ifade etmesini istemediğini söyleyen Seyyid el-Husi, bunun için ağızların kapatılmasına ve ABD-İsrail hegemonyasına karşı çıkan her sesin bastırılmasına çalışıldığını belirtti.

Psikolojik savaş ve medya eleştirisi

Seyyid el-Husi, İsrail’in her yarım saatte bir Filistinli bir kadını ABD desteği ve silahlarıyla öldürdüğünü söyledi ve “İnsan hakları nerede? Kadın hakları nerede?” diye sordu.

Siyonistlerin ve onları destekleyenlerin ümmet içinde umutsuzluk ve yenilgi ruhunu yerleştirmeye çalıştıklarını, “cihadın faydasız olduğu” fikrini yaydıklarını ifade etti.

Direniş Ekseni’nin operasyonlarını küçük göstermeye ve değersizleştirmeye çalıştıklarını, aynı zamanda ABD-İsrail saldırısını abarttıklarını ve korku yaydıklarını belirtti.

Ensarullah lideri, ABD ve İsrail yanlısı medyanın düşmanın her adımını büyüttüğünü, halkın moralini yükseltecek her durumu ise çarpıttığını söyledi.

Siyonistlerin, ABD ve İngilizlerle birlikte ve Arap münafıklar aracılığıyla ümmetin “işgal ve ihlal düzenini” kabullenmesini sağlamaya çalıştığını ifade etti.

Gazze halkının direnişi hakkında konuşan Seyyid el-Husi, büyük bir direniş olmasına rağmen bazı çevrelerin bunu küçümseme, zayıflatma ve çarpıtma yoluna gittiğini söyledi.

İşgal altındaki Batı Şeria’daki saldırılarla ilgili olarak Yemenli lider, Yahudilerin her gün öldürme, kaçırma, işkence, ırza geçme, ev yıkımı ve zorla yerinden etme eylemleri gerçekleştirdiğini belirtti.

Kültürel alan ve son değerlendirme

Düşmanların saldırılarının, eğitim müfredatlarından Kur’an ayetlerinin çıkarılmasına kadar ulaştığını, bazı durumlarda Netanyahu gibi Siyonist figürlerin sözlerinin Allah’ın emirlerinin ve İslami değerlerin önüne konulduğunu ifade etti.

Seyyid el-Husi, düşmanların ümmeti insan onurundan yoksun bir hale getirmeye çalıştığını, buna karşı çıkanların ise suçlandığını söyledi. İsrail saldırılarına karşı herhangi bir tepkiyi savunanların hedef alındığını ifade etti.

Siyonist söylemlerin, Filistin halkına yönelik soykırımı görmezden geldiğini ancak buna karşı herhangi bir fiili tepkiyi eleştirdiğini belirtti.



Yeni yorum ekle