Arakçi, El Cezire ile yaptığı röportajda, "Amerikalılar kara savaşında çok yüksek kayıplarla bir yenilgi yaşayacak" dedi.

Çar, 01/04/2026 - 11:37

Arakçi, El Cezire ile yaptığı röportajda, "Amerikalılar kara savaşında çok yüksek kayıplarla bir yenilgi yaşayacak" dedi.

Welayet News -  Arakçi, El Cezire ile yaptığı röportajda, "Amerikalılar kara savaşında çok yüksek kayıplarla bir yenilgi yaşayacak" ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı'nın röportajından öne çıkan bölümler şu şekilde:

Sunucu: Adalara yönelik saldırı tehdidi veya kara harekâtı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Arakçi: Daha önce de söylediğim gibi, biz bekliyoruz. Böyle bir şeye cesaret edebileceklerini sanmıyorum. Çok ağır kayıplar verecekler. Kendimizi canla başla savunduk ve onların teçhizatına ve tesislerine ciddi kayıplar ve hasarlar verdik; AWACS uçaklarına veya yakıt ikmal tankerlerine ne olduğunu gördünüz. Kendimizi nasıl savunacağımızı çok iyi biliyoruz ve kara savaşında daha uzman ve daha donanımlıyız. Her türlü kara tehdidiyle karşılaşmak için tamamen hazırız ve yeterli tecrübeye sahibiz.

Bizim açımızdan İran'daki savaşın sona ermesi, tüm bölgeyi kapsamalıdır. Yani savaşın bitiminden söz ederken, İran, Lübnan, Irak ve Yemen'de savaşın sona ermesinden bahsediyoruz. Tüm bölgede barışı hedefliyoruz. Şu anda müzakere gündemde değil.

Kendimizi savunmak için herhangi bir zaman sınırı tanımıyoruz ve gerektiği sürece, her türlü yolla ülkemizi ve halkımızı savunacağız. Düşmanlarımızın kendileri için belirledikleri süreler bizim için önemli değil; ancak tavsiyemiz, daha fazla zarar görmeden önce bu savaşa tam ve kalıcı bir son vermeleridir.

Sunucu: İran, 6 aylık bir savaşa hazır mı?

Arakçi: En az 6 ay!

Sunucu: Pakistan, Mısır ve Türkiye gibi ülkeler size garanti verebilir mi?

Arakçi: Elbette sadece bir veya iki ülke değil, tecrübeler Güvenlik Konseyi garantilerinin bile yeterli olmadığını gösteriyor. Bu konuda dostlarımız tarafından bazı fikirler öne sürüldü; biz de eğer bir gün savaş İran'ın şartlarına göre sona erecek olursa, hangi garantilerin etkili olabileceğini değerlendiriyoruz.

Biz son tarih kabul etmiyoruz. Bizim için önemli olan, İran halkının güvenliğini ve haklarını temin etmektir. Kimse bize son tarih belirleyemez. Yapay son tarihler, işi zorlaştırmaktan başka bir işe yaramaz.

ABD Başkanı, temelde yaklaşımını değiştirmeli. İran halkıyla tehdit ve son tarih diliyle konuşulamaz. İran halkı büyük, bağımsız, zengin bir medeniyete ve kültüre sahiptir. Onlarla saygıyla konuşulmalıdır; aksi takdirde sahada cevap vereceklerdir.

Hürmüz Boğazı, İran ve Umman'ın iç sularında yer almaktadır; uluslararası sularda değil. Bu nedenle, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş konusunda İran ve Umman'ın menfaatlerinin dikkate alınması doğal bir durumdur. Şu anda bu boğaz açıktır, ancak bizimle savaş halinde olan ülkelerin gemilerine kapalıdır.

Savaş zamanında düşmanlarımızın iç sularımızı geçiş için kullanmasına izin veremeyeceğimiz doğaldır. Diğer ülkelerin gemileri ise bölgedeki güvensizlik endişesi ve yüksek sigorta maliyetleri nedeniyle boğazdan geçiş yapmıyor.

Bazıları bizimle görüşmeye başladı ve biz de özellikle dostlarımız için güvenli geçiş sağlamaları adına düzenlemeler yaptık.

Savaş sonrasında hangi düzenlemelerin yapılacağı, İran ve Umman'ı ilgilendiren bir konudur. Elbette bu konuda bölgedeki ve bölge dışındaki dostlarımızın menfaatlerini de dikkate alıyoruz. Bizim açımızdan Hürmüz Boğazı, tüm ülkelerin güvenli ve huzurlu geçişi için bir barış koridoru olabilir; ancak gemilerin güvenliğini, geçişlerini ve çevresel meseleleri temin etmek, kıyı ülkeleri olan İran ve Umman arasında ortak bir mekanizma gerektirmektedir.

Arakçi: Güvenlik Konseyi Garantisi Bile Bizim İçin Yeterli Değil

Sunucu: Pakistan, Mısır ve Türkiye gibi ülkeler size garanti verebilir mi?

Arakçi: Elbette sadece bir veya iki ülke değil, tecrübeler Güvenlik Konseyi garantilerinin bile yeterli olmadığını gösteriyor. Bu konuda dostlarımız tarafından bazı fikirler öne sürüldü; biz de eğer bir gün savaş İran'ın şartlarına göre sona erecek olursa, hangi garantilerin etkili olabileceğini değerlendiriyoruz.

Biz son tarih kabul etmiyoruz. Bizim için önemli olan, İran halkının güvenliğini ve haklarını temin etmektir. Kimse bize son tarih belirleyemez. Yapay son tarihler, işi zorlaştırmaktan başka bir işe yaramaz.

ABD Başkanı, temelde yaklaşımını değiştirmeli. İran halkıyla tehdit ve son tarih diliyle konuşulamaz. İran halkı büyük, bağımsız, zengin bir medeniyete ve kültüre sahiptir. Onlarla saygıyla konuşulmalıdır; aksi takdirde sahada cevap vereceklerdir.

Hürmüz Boğazı, İran ve Umman'ın iç sularında yer almaktadır; uluslararası sularda değil. Bu nedenle, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş konusunda İran ve Umman'ın menfaatlerinin dikkate alınması doğal bir durumdur. Şu anda bu boğaz açıktır, ancak bizimle savaş halinde olan ülkelerin gemilerine kapalıdır.

Savaş zamanında düşmanlarımızın iç sularımızı geçiş için kullanmasına izin veremeyeceğimiz doğaldır. Diğer ülkelerin gemileri ise bölgedeki güvensizlik endişesi ve yüksek sigorta maliyetleri nedeniyle boğazdan geçiş yapmıyor.

Bazıları bizimle görüşmeye başladı ve biz de özellikle dostlarımız için güvenli geçiş sağlamaları adına düzenlemeler yaptık.

Savaş sonrasında hangi düzenlemelerin yapılacağı, İran ve Umman'ı ilgilendiren bir konudur. Elbette bu konuda bölgedeki ve bölge dışındaki dostlarımızın menfaatlerini de dikkate alıyoruz. Bizim açımızdan Hürmüz Boğazı, tüm ülkelerin güvenli ve huzurlu geçişi için bir barış koridoru olabilir; ancak gemilerin güvenliğini, geçişlerini ve çevresel meseleleri temin etmek, kıyı ülkeleri olan İran ve Umman arasında ortak bir mekanizma gerektirmektedir.

 

 

 
 
 

 

 



Yeni yorum ekle