Baku Medyası: ABD Ve İsrail Saldırıları Tebriz’in “Fethi” Olarak Sunuldu!
Savaşın başlamasıyla birlikte Azerbaycan’ın propaganda mekanizması yoğun biçimde İran’ın çökeceği ve parçalanacağı söylemini öne çıkardı.
Welayet News - Bakü’deki medya yorumcuları, savaşın ilk günlerinde hem analizlerinde hem de beklentilerinde İran karşıtı pozisyon alarak, İran’ın bir bölümünü “sözde Güney Azerbaycan” olarak adlandırdı ve İran’ın yıkılmasıyla bu bölgenin bağımsız olup Azerbaycan’a katılacağını savundu. Ancak savaşın üçüncü haftasından itibaren söylemlerinde kısmi bir değişim gözlendi ve saldırıların başarısız olduğu ile İran halkının mevcut siyasi yapıyı desteklediği kabul edilmeye başlandı.
Mevcut göstergeler, Azerbaycan’daki yönetim yapısının İran’a yönelik yaklaşımının kolay değişmeyeceğini ortaya koymaktadır. Bu yaklaşımın, özellikle İkinci Karabağ Savaşı sonrasında daha açık hale geldiği ve “Karabağ’dan sonra Tebriz” söylemleriyle ifade edildiği belirtilmektedir.
Analizde, kimlik ve siyasal yapı değişmeden bu sorunun kalıcı şekilde çözülemeyeceği vurgulanmakta; Irak’ın Saddam Hussein dönemindeki yapısıyla benzerlik kurulmaktadır. Baas rejiminin çöküşünden sonra ilişkilerin değişmesi örnek olarak gösterilmektedir.
1 Mart 2026’daki saldırılardan önce, eski Savunma Bakanı Nasirzadeh’nin, İsrail’in İran’a yönelik hava operasyonlarında Azerbaycan topraklarını kullandığına dair belgeleri Bakü’ye ilettiği ve uyarılarda bulunduğu ifade edilmektedir. Buna karşın Azerbaycan tarafının karşı suçlamalar yönelttiği ve İran’dan açıklama talep ettiği belirtilmektedir.
Ayrıca, İsrail’in Azerbaycan’daki üs ve havaalanlarını kullanmasının ilk günlerde daha açık, ilerleyen süreçte ise daha örtülü şekilde devam ettiği değerlendirilmektedir.
Analize göre, 2020 Karabağ Savaşı ile birlikte İsrail’in Azerbaycan’daki askerî, güvenlik ve medya alanlarındaki etkisi daha görünür hale gelmiştir. Daha önce de çeşitli Batılı kaynaklar, bu ülkenin İsrail için İran’a açılan “arka kapı” işlevi gördüğünü ileri sürmüştür.
Son olarak, Azerbaycan lobisinin İran içindeki etkisinin bu konuların medyada yeterince yer bulmasını engellediği ve kamuoyunda hassasiyet oluşturduğu ifade edilmektedir.

Yeni yorum ekle