Arap ve İslam Ülkelerinden Utanç Kararı!

Per, 19/03/2026 - 18:28

Arap ve İslam ülkeleri bir utanca daha imza attılar. Arabistan’da toplanan 12 ülke dışişleri bakanı Siyonist İsrail ve ABD saldırılarını ve cinayetlerini dile getirmeksizin İran’ı kınadılar.

Welayet News - ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş dördüncü haftasına yaklaşırken, Arap ve Müslüman ülkelerin dışişleri bakanları Suudi Arabistan’da acil görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi.

Görüşmeler çarşamba günü (18 Mart), İran’ın en büyük enerji kaynağı olan Güney Pars gaz sahasına yönelik İsrail saldırısına misilleme olarak Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’daki çeşitli enerji tesislerini hedef alması üzerine gerçekleştirildi.

Bu saldırı, İsrail’in İranlı üst düzey güvenlik yetkilisi Ali Laricani, Besic komutanı Gulamrıza Süleymani ve istihbarat şefi İsmail Hatib’i suikastla öldürdüğü bir haftada gerçekleşti.

Riyad’da düzenlenen üst düzey diplomatlar toplantısı, İran’ın bölgedeki ABD varlıklarına ve altyapısına yönelik artan misilleme eylemlerine karşı ortak bir yanıt oluşturmayı amaçlıyordu.

Perşembe günü yayınlanan ortak açıklamaya, Katar, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Suudi Arabistan, Suriye, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları imza koydu.

Tüm bu ülkeler, İran’dan gelen misilleme saldırıları, düşen enkazdan kaynaklanan ikincil tehditler, azalan enerji kaynakları ya da savaşın devam etmesi halinde baş gösterecek kitlesel göç tehlikesi gibi nedenlerle savaşın etkisini hissediyor.

Özellikle Lübnan, Hizbullah’ın 2 Mart’ta İsrail’e saldırmaya başlamasından bu yana ağır kayıplar verdi. İsrail, Lübnan’da üç haftadan kısa bir sürede en az 968 kişinin ölümüne yol açan hava saldırıları düzenledi ve ayrıca Lübnan’ın güneyinde kara harekatı başlattı.

Toplantının en önemli sonucu, 12 ülkenin, Birleşmiş Milletler Şartı’nın savunma eylemlerine ilişkin 51. maddesine atıfta bulunarak artık “devletlerin kendini savunma hakkını” vurguladıkları oldu.

Bu ülkeler, yerleşim bölgeleri, su arıtma tesisleri, petrol tesisleri, havaalanları ve diplomatik tesisler dahil olmak üzere çeşitli hedefleri vuran balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen “İran’ın kasıtlı saldırılarını” toplu olarak kınadılar.

Ayrıca, Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarını ve “İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarını” kınadılar.

Dışişleri bakanları İran’dan şunları talep ettiler:

Saldırılarını durdurması.

Komşularına yönelik “kışkırtıcı eylem veya tehditleri” sonlandırması.

Arap devletlerinde bulunan İran yanlısı vekil gruplara destek vermeyi, finansman sağlamayı ve silahlandırmayı durdurması.

Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya veya Bab el-Mandeb Boğazı’ndaki deniz güvenliğini tehdit etmeye yönelik eylemlerden veya tehditlerden kaçınması.

El Cezire’ye göre toplantı, “İran’ın giderek daha öngörülemez hale gelen davranışlarına karşı ortak bir yanıt” ortaya koydu.

Toplantının sona ermesinin ardından konuşan Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Es Suud, ülkesinin “İran’ı dizginlemek için ne zaman harekete geçebileceği” konusunda ayrıntılı bilgi vermedi.

Es Suud, “[İranlıların] bir günü, iki günü, bir haftası mı var? Bunu önceden açıklamayacağım,” dedi.

Öte yandan Faysal, Suudi Arabistan ve diğer Körfez devletlerinin gerekirse harekete geçeceğinden şüpheye yer bırakmadı ve “bunu yapmaya karar vermeleri halinde kullanabilecekleri çok önemli kapasite ve yeteneklere sahip olduklarını” ekledi.

Ülkesinin kendini savunma hakkını vurgulayan Bakan, İran’ın mesajı aldığını umduğunu ve liderlerinin “hızla yeniden hesap yapıp komşularına saldırmayı durduracağını” söyledi.

Fakat Suudi bakan, “Böyle bir akıl sahibi olduklarından şüpheliyim,” diye ekledi.

Suudi Dışişleri Bakanı, savaşın er ya da geç sona ereceğini, fakat güvenin “parçalandığı” için İran ile ilişkilerin yeniden kurulmasının zaman alacağını söyledi.

El Cezire muhabiri Ali Haşim, Suudi Arabistan’ın tepkisinin “sadece birkaç yıl önce başlayan İran-Suudi normalleşmesinin başlangıcının sonu olarak okunabileceğini” söyledi.



Yeni yorum ekle