ABD'nin MQ-4C Triton İHA'sı Fars Körfezi'nde kayboldu

Pt, 23/02/2026 - 12:36

ABD donanmasına ait MQ-4C Triton tipi yüksek irtifa keşif uçağı, 22 Şubat tarihinde Fars Körfezi üzerinde acil durum sinyali verdikten sonra radardan kayboldu.

Welayet News  - ABD donanmasına ait MQ-4C Triton tipi geniş alan deniz gözetleme insansız hava aracının (İHA), 22 Şubat tarihinde Fars Körfezi üzerinde acil durum sinyali yayınlamasının ardından kaybolması, dünyanın en kritik enerji geçiş yollarından birinde halihazırda yüksek olan ABD-İran gerilimini daha da derinleştirdi.

169660 tescil numaralı ve "OVRLD1" çağrı kodlu hava aracının Abu Dabi'den havalandığı ve İran'ın güneyinde yaklaşık 32 bin 900 fit irtifada yüksek irtifa deniz istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) faaliyetleri yürüttüğü sırada aniden acil durum kodu yayınlayarak radardan çıktığı bildirildi.

Gerçek zamanlı hava trafiği izleme kaynakları, MQ-4C Triton'un radardan kaybolduğunu teyit ederken, olayın zamanlaması stratejik açıdan kritik bir döneme denk geldi.

Şubat 2026 başında karşılıklı İHA düşürme hadiseleri, ağırlaştırılmış yaptırım baskısı ve ABD'nin Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz konuşlandırmalarını artırmasıyla tırmanan süreç, bu son olayla birlikte yeni bir boyut kazandı.

Hava aracının İran hava sahasına girdiği iddiaları henüz doğrulanmadı

Defense Security Asia portalının aktardığına göre doğrulanmamış bazı iddialar, hava aracının İran hava sahasına girmiş olabileceğine işaret etse de bu durum henüz spekülasyon aşamasında.

MQ-4C Triton, ABD donanmasının en gelişmiş ve yüksek değerli insansız ISR platformlarından biri olarak kabul ediliyor.

Bu nedenle aracın aniden kaybolması, sadece taktiksel bir veri kaybı değil, aynı zamanda savunmasızlık ve gerilimi yükseltme eşikleri açısından geniş kapsamlı stratejik mesajlar barındırıyor.

Yayınlanan acil durum sinyalinin içeriği, analiz sürecini daha karmaşık hale getiriyor. Bu tür sinyaller; katastrofik mekanik arıza, ağır yapısal hasar, elektronik müdahale veya doğrudan bir saldırı gibi birbirinden farklı jeopolitik sonuçları olan senaryolara işaret edebiliyor.

İran’ın geçmişte yaptığı "saldırgan gözetleme" suçlamaları ve Washington’ın deniz izleme faaliyetlerini "seyrüsefer serbestisi" için temel gereklilik olarak tanımlaması, bu kaybı bölgedeki caydırıcılık hesaplarını yeniden şekillendirebilecek sembolik bir kırılma noktasına dönüştürme riski taşıyor.

Eğer olayın bir saldırı sonucu gerçekleştiği doğrulanırsa, uluslararası hava sahasında görev yapan yüksek irtifa ISR varlıklarının kaybı, insansız platformların hava savunma sistemlerine karşı hayatta kalabilirliğine dair varsayımları sarsacak.

Bu durum, ABD’nin Fars Körfezi harekat alanındaki angajman kurallarını yeniden kalibre etmesine yol açabilir.

Diğer yandan, olayın teknik bir arıza veya kinetik olmayan bir elektronik müdahaleden kaynaklanması durumunda dahi, sürekli deniz gözetleme operasyonlarındaki yapısal zayıflıklar ifşa edilmiş olacak.

MQ-4C Triton: Stratejik ISR mimarisi ve deniz hakimiyeti

ABD donanmasının Geniş Alan Deniz Gözetleme (BAMS) programı kapsamında geliştirilen MQ-4C Triton, devasa okyanus alanları üzerinde kesintisiz yüksek irtifa istihbaratı sağlamak üzere tasarlandı.

Boeing 757 ile kıyaslanabilir 130,9 fitlik kanat açıklığına ve 50 bin fitin üzerinde harekat irtifasına sahip olan Triton, tek bir sorti sırasında 30 saate kadar havada kalarak milyonlarca mil karelik alanı denetleyebiliyor.

Hava aracının sahip olduğu AN/ZPY-3 çok fonksiyonlu aktif sensör radarı, 360 derecelik kapsama alanıyla su üstü gemilerini ve denizdeki anomalileri gerçek zamanlı olarak tespit ve teşhis edebiliyor.

Bu kabiliyet, ABD donanmasının İran’ın deniz manevralarını ve füze konuşlandırmalarını izleme kapasitesini önemli ölçüde artırıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Al Dhafra gibi üslerden gerçekleştirilen düzenli uçuşlar, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinde Washington’ın kalıcı bir gözetleme niyetini simgeliyor.

Acil durum sinyali ve radar sessizliği için farklı senaryolar

Radardan kaybolmadan hemen önce iletilen acil durum kodu, incelemelerin ana odak noktasını oluşturuyor.

Mekanik arıza ihtimali, körfez bölgesindeki aşırı sıcaklar, aşındırıcı tuzlu hava ve elektromanyetik yoğunluğun aviyonik sistemler üzerindeki baskısı nedeniyle göz ardı edilmiyor.

Ancak, transponder verilerinin aniden kesilmesi, İran'ın GPS navigasyonu ve uydu iletişimini bozmaya yönelik elektronik harp yatırımları göz önüne alındığında, elektronik müdahale ihtimalini güçlendiriyor.

2019 yılında ABD'ye ait bir RQ-4A Global Hawk'un İran tarafından düşürülmesi, yüksek irtifa İHA'larının bu bölgedeki savunmasızlığına dair bir emsal oluşturmuştu.

Şubat 2026'da ABD'nin, USS Abraham Lincoln uçak gemisine yaklaşan bir İran Shahed-139 İHA'sını düşürmesi de bölgedeki "kısasa kısas" dinamiğini pekiştirmişti.

Fars Körfezi'nin küresel enerji piyasaları için taşıdığı merkezi önem, ISR faaliyetlerindeki her türlü kesintinin jeopolitik riskini artırıyor.

Çin, Japonya ve Hindistan gibi enerji bağımlısı Asya ekonomileri körfezdeki petrol akışına güveniyor; bu nedenle deniz taşımacılığını tehdit eden her türlü gerilim, küresel tedarik zincirleri üzerinde enflasyonist etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.

Triton'un kaybolması, Çin kıyıları ve diğer yüksek gerilimli bölgelerdeki küresel operasyonel risk algısını da etkileyecek. Olayın mekanik bir arıza mı yoksa kasıtlı bir müdahale mi olduğu netleşene kadar, Fars Körfezi'ndeki hassas caydırıcılık dengesi ve insansız platformlara atfedilen stratejik önem üzerindeki tartışmalar devam edecek.

Enkazın uluslararası sulardan çıkarılması gerekirse, bu durum bölgedeki deniz devriyeleri arasında yeni bir sıcak temas riskini de beraberinde getirebilir.(YDH)

Tags: 


Yeni yorum ekle