Beyrut'ta gizli Lübnan-İsrail trafiği

Çar, 18/02/2026 - 13:55

Lübnan ve İsrail arasında, ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen ve üst düzey bir Lübnanlı yetkilinin liderlik ettiği gizli müzakerelerin önemli bir aşamaya geldiği ileri sürülüyor.

Welayet News  - Nida el-Vatan gazetesine göre, Lübnan siyasetinin merkezinde, ABD şemsiyesi altında yürütülen ve bölgedeki askeri dengeleri kökten sarsabilecek mahiyetteki gizli diplomatik temaslar gündeme damga vurdu. 

Gazeteye konuşan üst düzey bir kaynağa göre, Lübnan ve İsrail arasında yüksek rütbeli bir Lübnanlı yetkilinin önderliğinde, kamuoyuna duyurulmamış stratejik görüşmeler yürütülüyor.

Karşılıklı tavizler prensibine dayanan bu müzakerelerin, taraflar arasında önemli bir mesafe kat edilmesini sağladığı belirtiliyor.

Müzakere sürecinin en kritik başlığını, Hizbullah’ın cephaneliğinin Lübnan ordusu ile koordineli bir şekilde özel depolama tesislerine yerleştirilmesi oluşturuyor.

Son kabine toplantısında "kırmızı çizgi" olarak nitelendirilen bu hassas konuda Hizbullah’ın onay vermesi, örgütün stratejik önceliklerinde radikal bir değişime gittiği şeklinde yorumlanıyor.

Kaynaklar, Hizbullah’ın çatışmayı sürdürmek yerine uzlaşmanın sağladığı avantajları tercih etmesini, mevcut şartlar altındaki operasyonel zorunluluklara bağlıyor.

İran’ın bölgedeki diplomatik ve askeri sınırlarına ulaştığını vurgulayan kaynak, nükleer dosyanın masada olduğu bir konjonktürde diğer bölgesel meselelerin ikincil plana itildiğini ifade ediyor.

Bu durum, zaman kazanma stratejisinin sonuna gelindiğine işaret ederken; İran’ın yalnızca silahları geri çekmekle kalmayıp, mevcut risklerin bedelini hesaplama aşamasına geçtiği kaydediliyor.

Ancak bu tabloya rağmen, bölgede savaş olasılığının tamamen ortadan kalkmadığı uyarısı yapılıyor.

Washington’ın müdahil olduğu bu karmaşık müzakere trafiği iki temel sütun üzerine inşa ediliyor: Lübnan’ın idari bütünlüğünün korunması ve İsrail’in sınır güvenliğinin mutlak surette tesisi.

Tasarlanan plana göre; İsrail’in işgal altında tuttuğu güneydeki stratejik noktalardan geri çekilmesi karşılığında, Hizbullah’ın silahlarını depolayarak herhangi bir saldırı gerçekleştirmeme taahhüdünde bulunması öngörülüyor.

Bu süreçte silahların zamanla "hurdaya dönüşeceği" bir atalet dönemi hedeflenirken, tarafların birbirlerini izlemesine olanak tanıyan bir güven ortamının kurulması amaçlanıyor.

Hizbullah’ın bu ani geri çekilme ve uzlaşı eğilimi dört ana nedene dayandırılıyor: İran’ın ABD ile girdiği diplomatik kıskacın daralması, Lübnan iç siyasetindeki manevra alanının tükenmesi, yerel müttefiklerin yeni bir yıkıcı savaşa karşı gösterdiği direnç ve İsrail’in 18 yıllık süreçteki teknolojik/istihbari üstünlüğü karşısında Hizbullah’ın askeri kapasitesinin yetersiz kalması.

Kaynaklar, yeniden yapılanma sürecinin hala belirsizliğini koruduğunu ancak bu diplomatik çözümün Lübnan’a toparlanma adına geçici bir nefes alanı sunduğunu belirtiyor. (YDH)



Yeni yorum ekle