Tarifelerle Baskı, Petrolle Denge: Çin’in İran Israrının Perde Arkası

Ct, 14/02/2026 - 10:10

Çin petrolünün önemli bir yüzdesi İran tarafından sağlanıyor ve Pekin'in, İran ve Rusya dışında ABD hegemonyasında olmayan petrol kaynaklarına erişimi bulunmuyor.

Welayet News - Donald Trump ve Şi Cinping arasındaki tarife savaşının şiddetlenmesiyle birlikte, İran'daki analiz ortamında şu soru daha belirgin hale geldi: "Pekin, Washington ile büyük bir anlaşma çerçevesinde Tahran ile ticaretten özellikle enerji alanında geri adım atar mı?"

Çin'in ekonomik verileri ve stratejik mülahazaları incelendiğinde, bu sorunun cevabının basit bir ekonomik hesaplamadan çok daha karmaşık olduğu görülüyor.

Trump'ın Sarmal Davranışı ve Çin'in Avantajları

Trump'ın tarife politikası ani artışlar ve geri çekilmelerle "sarmal" bir davranış sergiliyor. Ancak cep telefonu, güneş panelleri ve nadir toprak elementleri gibi yüksek teknoloji alanlarında ABD'nin Çin tedarik zincirine olan bağımlılığı, tam bir kopuşu zorlaştırıyor.

İran Ticareti: Artık "İhmal Edilebilir" Değil

Uluslararası Ekonomi Uzmanı Ahmed Salihi, Çin-ABD ticaret hacminin 600 milyar dolardan 400 milyar dolara gerilediğini, buna karşılık İran-Çin ticaretinin (enerji ve gayriresmi ticaret dahil) 60-70 milyar dolar seviyelerinde tahmin edildiğini belirtiyor. Bu durum, İran'ı artık "büyük sayıların yanındaki küçük bir sayı" olmaktan çıkarıp feda edilmesi zor bir ortağa dönüştürüyor.

Stratejik Çıkarın Sert Çekirdeği: Enerji Güvenliği

Analize göre Çin'in davranışını belirleyen en önemli değişken ekonomi değil, enerji güvenliğidir.

Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık %15'inin İran'dan sağlandığı tahmin ediliyor.

Pekin, enerji sepetini Washington'ın "bir düğmeye basarak" bozabileceği ülkelerle (Suudi Arabistan, Kuveyt vb.) sınırlamak istemiyor.

İran ve Rusya, ABD tahakkümü dışında petrol sağlayan nadir kaynaklar olarak Pekin için hayati önem taşıyor.

Çin'deki bağımsız rafineriler (Teapotlar), Venezuela petrolüne gelen kısıtlamalar sonrası İran petrolünün alımında daha büyük bir rol oynamaya başladı. Pekin için bu durum, ABD ile olan yapısal ve varoluşsal rekabetin bir parçası olup, kısa vadeli bir ticaret anlaşmasıyla feda edilemeyecek kadar stratejiktir.



Yeni yorum ekle