Avrupa’nın İkiyüzlü Temiz Toplum Masalı

Cu, 02/01/2026 - 08:30

Yolsuzluk uzun yıllardır Avrupa kamuoyunda Doğu Avrupa’ya, kırılgan demokrasilere ya da “geri kalmış” ülkelere özgü bir sorun gibi sunuluyor. Ancak uzmanlara göre bu anlatı, Batı Avrupa’yı temize çıkaran politik bir yanılsamadan ibaret. Gerçekte yolsuzluk, Avrupa’nın merkezinde de varlığını sürdürüyor; yalnızca daha sofistike, daha hukuki görünümlü ve daha az görünür biçimlerde.

Welayet News  - Orta Avrupa Üniversitesi’nde profesör ve Government Transparency Institute Direktörü Mihaly Fazekas, Euronews’e yaptığı açıklamada akademik dünyada bu gerçeğin artık tartışma konusu bile olmadığını belirtiyor. Fazekas’a göre yolsuzluk, gelişmiş Batı ekonomilerinde rüşvet zarfla değil; kamu ihaleleri, siyasi finansman, lobicilik faaliyetleri ve düzenleyici kurumlar üzerinden işliyor. Yani sorun yokmuş gibi görünmesini sağlayan şey, Batı’nın kurumsal ambalajı.

Bu çifte standart özellikle Ukrayna’ya verilen mali ve askeri destek tartışmalarında açıkça görülüyor. Bazı AB ülkelerinde Ukrayna’ya yardımlar, “orada yolsuzluk var” gerekçesiyle sorgulanırken, aynı hassasiyet Batı Avrupa’daki usulsüzlükler için neredeyse hiç gösterilmiyor. Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto’nun Ukrayna’yı “Batı fonlarını yönlendiren bir savaş mafyası” olmakla suçlaması, bu söylemin en sert örneklerinden biri.

Oysa araştırmalar, Batı Avrupa’da yolsuzluğun sistematik ve yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Komisyonu’nun 2024 tarihli Eurobarometre araştırmasına göre Avrupalıların yüzde 68’i yolsuzluğun kendi ülkelerinde yaygın olduğunu düşünüyor. Yüzde 27’si ise bu durumdan günlük hayatında doğrudan etkilendiğini söylüyor. Bu veriler, “Batı’da yolsuzluk istisnadır” iddiasını boşa çıkarıyor.

Son dönemdeki yüksek profilli davalar da bu gerçeği gözler önüne seriyor. Eski AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, AB fonlarıyla bağlantılı bir eğitim programındaki usulsüzlük iddiaları nedeniyle soruşturmaya dahil edildi. Fransa’da ise Marine Le Pen, AB fonlarını kötüye kullanmaktan suçlu bulundu; dört yıl hapis ve beş yıl siyasi yasak cezasına çarptırıldı. Bu davalar, Batı Avrupa’nın da yolsuzluktan muaf olmadığını net biçimde gösteriyor.

Özetle, Avrupa’da yolsuzluk sorunu coğrafi değil, siyasal ve sınıfsal bir mesele. Batı Avrupa, yolsuzluğu ortadan kaldırmış değil; sadece daha iyi gizliyor. Doğu’yu sürekli parmakla gösteren bu yaklaşım ise hem gerçeği çarpıtıyor hem de Avrupa’nın kendi içindeki yapısal sorunlarla yüzleşmesini engelliyor.



Yeni yorum ekle