Atvan: Yemen savaşı hava üstünlüğü karşısında füzenin caydırıcılığını belirginleştirdi

Mon, 15/02/2021 - 08:43

El Kudsul Arabi gazetesi editörü Abdulbari Atvan, “Yemen savaşı Arabistan’ın askeri zaafını ortaya çıkarmasına ek olarak hava üstünlüğüne karşı füzelerin de önemini ortaya çıkardı ve bu durum birçok ülkeyi caydırıcılık için füze üretimine sevkedecektir” dedi.     

Welayet  News  - Kudsul Arabi editörü Abdulbari Atvan, konuya ilişkin yazında şunları yazdı: Yemen savaşı altı yıl önce, iktidarın Mansur Hadi’ye devredilmesi ve bu yolla İran ve Yemen ilişkisinin kesilmesi açıkça amaçlanarak başladı. Bu dönemde Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman kendisini Ehlisünnet’in lideri ve bölgesel lider olarak tanıtması için bu savaşı yönetme işini üstlendi. Bu konu, Yemen'e saldıran Suudi koalisyona liderlik yapmasına neden oldu. Suudi koalisyonu oluşturan BAE, Bahreyn, Fas, Ürdün, Mısır ve Katar da şimdi giderek bu koalisyondan ayrılıyorlar.

Altı yıldan sonra tamamen aksi sonuçlar ortaya çıktı. Suudi Arabistan güney komşusuna saldıran bir ülke olarak uluslararası toplum karşısında utanç verici bir konumda. Riyad’ın düzenli bir ordu olmayan bir harekete karşı sürdürdüğü savaşı durdurmada aciz kalışı belki de  en kaygı verici meseledir.

Suudi Arabistan'ın 2019 yılındaki askeri bütçesi 70 milyar dolar olarak tahmin ediliyor ki bu, küresel sıralamada ABD ve Çin’den sonra geliyor ve Çin, Rusya, Hindistan, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin yıllık askeri bütçelerinden daha fazla. Bu bütçe Türkiye, İran ve İsrail gibi güçlere paralel gerçek bir askeri güç olmaya yetiyor, ama Yemen savaşı tüm denklemleri altüst etti ve Suudi Arabistan’ın sahte askeri bütçesini ortaya çıkardı.

Yemen savaşı Arabistan’ın 70 milyar dolarlık bütçesinin iki nedenle gerçek olmadığını gösterdi: Birincisi, Suudi Arabistan’da yeterli uçaksavar sistemleri ve cephanesi olmayan onlarca F-15 uçağı var ve Yemen savaşı, Suudi Arabistan'ın silah satışı konusundaki Avrupa vetosu ve şimdi de Amerika vetosu sonrasında mühimmat temin etmekte zorlandığını gösterdi. Bu askeri bütçe tek başına Afrika ve Arap dünyasındaki tüm bütçelerden daha yüksek, ancak Suudi ordusunun hazırlık düzeyi, Güney Afrika gibi Afrika ülkelerinin ordularından ve hatta Fas, Cezayir ve Mısır gibi Arap ülkelerinin ordularından daha düşük.  

İkinci nokta, Suudi ordusunun, çok büyük bir askeri bütçeye ahip olmasına karşın, savaşın başında Ensarullah ile savaşmak için Mısır, Sudan ve Katar gibi diğer üçüncü ülkelere başvurmasıdır. Oysa Suudi Arabistan sivillere karşı suç işlemekten, hastaneleri ve okulları yıkmaktan başka Husilere karşı hiçbir kazanım elde edemedi ve Yemenli insansız hava araçlarını ve füzelerini engellemek için Amerikan, İngiliz ve Fransız uzmanlarına başvurmak zorunda kaldı.

Yemen savaşı, ABD yönetiminin aldığı katı tutumlar ve Suudi Arabistan’ın yorgunluğu neticesinde sona eriyor ve Riyad şimdi Yemen’de yarattığı bataklıktan onurlu bir çıkış arıyor. Bu savaş şu sonuçla biter:

Birincisi, Suudi Veliaht bu savaşta kendini Arap dünyasında Ehlisünnet’in bir lideri olarak tanıtamadı. Aksine Ehlisünnet dünyası bu savaşla birlikte durumun kötüleşmesine tanık oldu.

 İkincisi, Suudi Arabistan'ın askeri zaafıdır. Bu nedenle de bölgede İran, Pakistan hatta Mısır gibi askeri bir güce dönüşemez; çünkü Fransa, ABD ve İngiltere başta olmak üzere diğer ülkelerin kendisini savunup destek olmasına muhtaçtır.

Üçüncü, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, gelecekte yargılanması gereken uluslararası toplumda insan suçlarının failleri haline geldi.  

Dördüncüsü, savaşlarda meydana gelen değişimdir. Yemen savaşı, hava üstünlüğü karşısında füzelerin önemini ortaya çıkardı ve bu da birçok ülkeyi caydırıcılık amacıyla füze üretimine sevk edilecektir.

Al-alam

Çev.: Mehmet Gönül

Welayet News 

alinti yazilar: 


Add new comment