Ayetullah Misbah: Bazıları din adına dünyevi çıkarlarının peşindeler

Sun, 25/08/2019 - 14:06

İmam Humeyni (r.a) Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Başkanı Ayatullah Misbah Yezdi, dinin bazıları tarafından suistimal edilmesine işaretle, bazı kişilerin din ve mescid adına kendi dünyevi çıkarlarını temin etmeye çalıştığını vurguladı.

Welayet News - Ayetullah Misbah Yezdi, Kum Eyaleti Cami Cemaatleri İmamları konferansında yaptığı konuşmada, “mescid İslam’ın toplumdaki merkezidir” diyerek, mescidin İslam İnkılabı’nın ikinci adımındaki önemine dikkat çekti ve şöyle dedi: “Bu konular çok önemli konulardır ve bu alanda geniş araştırmalar yapılmalıdır”.

Mescid kavramı ve mescidin işlevine dikkat çeken Ayetullah Misbah, “İmam Humeyni (r.a) hareketine ve mescidlerin bu hareketteki merkezi konumuna baktığımızda, mescidlerin zulüm ve istikbarla mücadele gibi alanlarda oldukça belirgin bir role sahip olduğunu ve halkı örgütleyebildiğini” açıkladı.

Ayetullah Misbah, İslam İnkılabı’ndan sonra toplumun gerektiği kadar mescidlerin hakkını eda edemediğinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “Halkın mescidin mahiyeti ve işlevi hakkında bilinçlendirilmesi için eli kalem tutanların mescidin hakikati konusunda kapsamlı araştırmalar yapmaları gerektiğini” söyledi.

İmam Humeyni (r.a) Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Başkanı, Kur’an ve hadislerde mescidin yeri ve önemine işaretle, “Ayetlerde ve hadislerde mescidle ilgili sunulan tanımlamalara dikkat kesilirken çağımızdaki mescid tanımının ayet ve rivayetlerdeki tanımlardan biraz farklı olduğunu anlıyoruz” dedi.

“Kur’an’ı Kerim’e göre, İslam’a uygun bir mescit takva üzerine bina edilen ve halkın ruhi arınmışlığa vardığı mescittir” diyen Ayetullah Misbah, “Bireylerin ruhi arınmışlığa, iç temizlenmeye varmasına vesile olan bir mescidin ancak Allah katında değerli ve muterber olabileceğini” belirtti.

“Mescit, dini hakikatlerin tecelligahıdır” diyen Ayetullah Misbah, “Mescit, dinin zuhur ettiği ve kalpteki pasları, kirleri temizlediği bir mekandır. Diğer bir deyişle, mescit, dini tanıtan, dindar bireyler yetiştiren ve dini öğrenme, tanıma yöntemlerini beyan eden yerdir” şeklinde konuştu.

İmam Humeyni (r.a) Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Başkanı, “Maalesef bugün İslami toplumumuzun din konusunda derin bir bilgisi yoktur” diyerek, şöyle konuştu: “Genel olarak hepimimizin din konusundaki bilgisi yüzeysel bir bilgidir ancak İslam’ın beşerin bütün ihtiyaçları için bir programı olduğunu ve beşeriyeti kemalin nihai menziline ulaştıracağını biliyoruz”.

Dinin Müslümanlar arasında ve hatta İslami toplumun bazı elitleri arasında bile mazlum bir konuma düştüğünü vurgulayan Ayetullah Misbah, sözlerini şöyle sürdürdü: “İktisadi, siyasi, kültürel sorunlarımızı ve diğer sorunlarımızı çözmek için dine başvuruyor muyuz? Maalesef gerektiği gibi dini tanımadık, onu tali bir mesele haline getirdik hatta kimi zaman maddiyata ulaşmak için onu suistimal ettik; bugün bazıları utancından ölse yeridir, zira din ve mescid adına kendi dünyalarını temin etme çabası içindeler”.

Ayetullah Misbah Yezdi, gaybe olan yakinin dinin ana omurgasını teşkil ettiğini de ifade ederek, “Gaybe iman ve yakin etmeden dinin bir mana ve mefhumu yoktur, zira gaybe inanmayanlar sadece hissi/duyusal şeyleri kabul ederler ve gaybın merbetebelerine iman edemezler; işte bu iman ve yakin ancak mescitlerde icat edilebilir ve camilerin bu konuma gelmeleri için çaba içinde olmalıyız” diye kaydetti.

İmam Humeyni (r.a) Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Başkanı, ‘cemaat imamlığı’nın diğer meslekler yanında bir meslek olarak tanıtılmaması gerektiğini işaretle, şunları belirtti: “Cemaat imamları ve mescit mütevellileri öncelikle kendilerini inşa etmiş olmalı ve halis niyetle dindar bireyler yetiştirmelidir. Allah’a kulluk yolunda bize yönelik teşviklerden, kınamalardan etkilenmeden sadece Allah’ın rızasını gözetmeliyiz”.

İmam Huneyni’nin (r.a)b  cemaat imamları ve mescit mütevellileri için en iyi örnek olduğunu söyleyen Ayetullah Misbah, “İmam Humeyni katettiği mesirde asla çeşitli ortamların etkisinde kalmazdı ve kendi icraatı konusunda sadece Allah’ın rızasını gözetirdi, kendi işlerinde Allah’a tevekkül ederdi” hatırlatmasında bulundu.    

Welayet News 



Add new comment