Suudilerin İnsan Yakma Tandırları

Wed, 06/03/2019 - 07:42

Yeni araştırmalara göre Suudi makamları Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı öldürdükten sonra onu insan yakma fırınlarında yakarak yok etmişler.

Welayet News - Katar’a bağlı El-Cezire Kanalının Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi infaz timi üyeleri tarafından ve Suudi Veliahdı Muhammed bin Selman’ın emri ile cesedinin imha edilmesi ile ilgili ifşaatı  kamuoyunda geniş yankı buldu.

El-Cezire haber kanalı yayınladığı raporda Cemal Kaçıkçı cesedinin İstanbul’daki Suudi Arabistan konsolosluğundaki tandırda yakıldığını duyurdu. El-Cezire haber kanalı bu cesedi yakabilmek için bir işçiden bu tandırı İstanbul Suudi Arabistan Konsolosluğunda inşa etmesini istediği konusunda hatırlatmada bulundu.

El-Cezire kanalı bu işçinin itirafını bile yayımladı.

Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı 2 Ekim 2018’de İstanbul’da bulunan Suudi Arabistan konsolosluğuna girdikten sonra bir daha bulunamadı. Suudi Rejimi ise 19 Ekim Cuma günü 18 gün sessizlik ve inkarın ardından sonunda uluslararası baskılar sonucunda Kaşıkçı’nın Konsoloslukta çıkan sözde arbede sonucunda katledildiğini onayladı.

Britanya Gazetelerinden Guardian son zamanlarda yayımladığı raporlarda son yıllarda Suudi Arabistan’daki gelişmelerin gidişatının belli bir model üzerinden yürütüldüğünü öne sürüp Muhammed bin Selman’ın Suudi Veliahdı seçilmesinin ardından Riyad’ın her hangi bir muhalefet şeklini en sert şekilde bastırma yoluna gittiğine vurgu yapmıştır.

El-Cezire kanalının Cemal Kaşıkçı’nın tandırda nasıl yakıldığı ile ilgili belgeselin yayınlanmasına rağmen Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı medya organlarına verdiği mülakatlarda bir kez daha Suudi hükümetinin Cemal Kaşıkçı cinayetinde suçsuz olduğuna vurgu yapıp “ Cemal Kaşıkçı cesedinin nerede olduğuna dair bir bilgimiz yoktur” ifadelerinde bulundu.

Adil El-Cubeyr bulduğu her fırsatta Suudi Veliahdının bu cinayette bir rolü olmadığnı iddia etmektedir.

Adil El-Cubeyr’in bu açıklamaları, Senato üyesi Lindsey Graham’ın  Amerika Kongresi’nde CİA başkanının Cemal Kaşıkçı soruşturması ile ilgili raporu dinledikten sonra Muhammed bin Selman’ı psikopat ve tehlikeli olarak adlandırmasının ardından gerçekleşmektedir.

Alı Suud ve ortaklarının Cemal Kaşıkçı cinayetini ve gerçeklerini örtbas etmeye yönelik faaliyetlerine dikkat edildiği zaman Suudi Arabistan’ın bu alanda cevap vermesi ve Riyad’ın bu cinayetteki hukuki süreçlere tabi tutulması için kamuoyunun baskısına ihtiyaç duyulduğu bunun da hayati bir öneme sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Amerika ve Suudilerin bölgedeki ve özellikle de Cemal Kaşıkçı cinayeti gibi büyük fiyaskoları örtbas etmeye yönelik girişimlerine olan uluslararası tepkiler aslında kamuoyunun Alı Suud’un devlet terörü ve bu rejimin diplomatik mekanları Washington’un himayelerin sayesinde komplo ve cinayet mekanına dönüştürmesinden nefretini göstermektedir.

Suudilerin Cemal Kaçıkçı cinayetindeki doğrudan rolleri ortaya çıktığından beri Suudi ve ortaklarının medya organları bu cinayet ile ilgili kamuoyunu saptırmaya yönelik yoğun bir çalışma başlatmışlardır.

Şimdiye dek Cemal Kaşıkçı’nın konsolosluktaki ölümüne dair birçok söylenti duyulmuştur. Bunların ortak yanı ise faillerin bu dehşet verici cinayetin izlerini tamamen silmeye yönelik çabalarıdır.

Kuşkusuz Alı Suud diplomatlarının vahşi tavırları uluslararası arenada da büyük bir endişe dalgasının oluşmasına yol açmıştır. Böyle bir durum, kamuoyunun Cemal Kaşıkçı olayının tüm yanlarının aydınlanmasına ve Alı Suud’un bu cinayetteki bariz rolüne ve ayrıca Amerika hükümetinin bu mafya girişimindeki perde arkasındaki rolünün ortaya çıkarılmasını istiyor.

Bu gibi vahşi girişimler karşısında sessiz kalınması, devlet terörizmi ve Alı Suud’un cinayet makinesinin yoluna devam etmesi için açık kapılar bırakılması anlamına geliyor.



Add new comment