TEKNOLOJİK GELİŞİM VE TOPLUM HAYATINA ETKİLERİ

Pt, 24/12/2018 - 17:59

İçinde yaşadığımız bilgi çağı aynı zamanda teknoloji çağıdır. Öyle bir çağ ki gerçekten başdöndürücü olayların yaşandığı bir çağdır. Bir taraftan artan dünya nüfusu ve buna paralel olarak artan ihtiyaçlar. Azalan temel tüketim kaynakları insanları yeni arayışlara itiyor. Bu arayışlar az zamanda çok iş veya az emekle çok üretim olduğu gibi az topraktan daha fazla ürün elde etmek şeklinde de olabiliyor. Sınırsız taleplerimize sınırsız kaynak bir hayalden ibaret olsa da arayışlar son bulmayarak olanca hızıyla devam etmektedir.

Asıl konumuz teknolojinin sosyal hayat ve ilişkilerimize olan etkisini irdelemektir. Teknoloji, sosyal yaşamımızı kolaylaştırdığı gibi insan ilişkilerini de karmaşıklaştırmıştır.

Teknoloji transfer edilirken beraberinde ait olduğu toplumun kültürünü enjekte etmektedir. Teknoloji kültürel çözülme ve kuşaklar arası çatışmaları körüklemektedir. Teknoloji toplumsal çözülmeye sebep olduğu gibi toplumları ekonomik ve sosyal açıdan da egemen topluma bağımlı hale getirmektedir. Teknoloji egemen kapital toplumun ürünü olduğu için aynı zamanda egemen emperyalist kültürü zayıf toplumlara taşımış dolayısıyla egemenlerin küresel iktidarını pekiştirmiştir. Teknoloji egemenlerin tabiatı ve toplumları talan etmelerine neden olmuştur. Bunun yanında teknoloji sosyal bilincin ve küresel bilgi ve tecrübenin yayılmasına da katkı yapacak olumlu yönde bir sinerji yaratmıştır. Bugün gerek İslam coğrafyası gerekse gelişmemiş dünyanın geri kalan kitleleri teknolojinin de etkisiyle daha çok sömürünün etkisiyle geri kalmıştır. Bu durum diktatör ve adalet düşmanı iktidarların egemenliklerini pekiştirmelerine katkı sunmuştur. Teknoloji geri kalan toplumları ilerleteceği yerde egemenlerce geriletmek aracı olarak kullanılmıştır.

Bugün bir çok sorunumuzun temelinde teknolojinin bir nimet iken zalimlerin elinde bir zimmete dönüşmesindendir. Teknolojiyi bulunduran egemenler taksitler halinde pahalı bir şekilde topluma sunarak ekonomik ve sosyal bağımlılığa sebep olmaktadır. Bir taraftan emeğin sömürüsü diğer taraftan ekonomik begmonyalarını perçinlemektedir. Bu durum küresel şirketlerin bütçelerinin çoğu kez ülkelerin bütçelerini geçmesine sebep olmaktadır. Bu şirketler baskı grubu olarak Ülkeleri ekonomik kıskaca aldıkları gibi savaş ve barışta da belirleyicidirler. Suriye savaş en belirgin olanıdır.   

Toplum hayatı küresel kapitalistlerin ve emperyalistlerin baskısı altındadır. Savaşların sona ermediği, silah tüccarlarının kasalarını doldurduğu bir çağdayız. Zengin ülkelerin en çok sattığı yoksul ülkelerin ise en çok aldıkları şey silah olmuştur. Görevleri toplumsal barışı ve sosyal adaleti sağlamak olan devlet yöneticileri başarısızlıklarını kamufle etmek için çoğu kez kendilerinin girmedikleri savaşlara toplumları sürüklenmektedir . Bu durum tek seçenek olarak önümüze konuluyor. Oysa bu denli insanları birbirine yabancılaşan etkenlerden biri teknolojidir ve bu gücü arkasına alan yöneticilerdir. Teknoloji insanın egemeni değil diğer nimetler gibi insanlığın hizmetinde olmalıdır. Hiç bir insan ürünü insanın huzur ve mutluluğundan üstün değildir, olmamalıdır.

Başta İslâm kültür dünyası olmak üzere bu kaosa son vermenin yolu insanı merkeze alan İslâmın tevhid düşüncesini idrak etmek ve İslami esaslara bağlı kalmaktır. Elbette bu kolay bir durum değildir. İmam Ali (a.s) ın dediği gibi hakkı tanıyın ki haklıyı tanıyasınız. Hak tanınmadıkça haklı ve doğru olan bilinmez. Hak olan İmamet ve Velayeti takip ederek hakkı hâkim kılmaktır. Hakkın hakimiyeti sorunu külli bir sorundur. Bunca yoldan sadece bir tanesi hak ve doğru yoldur. Bu doğru yol kaynağını Allah'ın kitabı ve Resûlullah (s.a.v) ın sünneti ile Ehibeyt in yaşantısında mevcuttur. Şüphesiz ki bu ilmî mirası bugüne taşıyan On iki imamlar ve onların evlatları olan Salih Seyyiidlerdir. Bu gün Velayet-i Fakih İslam'ın ilmî ve imani esaslarını takip eden ve günün şartlarına göre yaşama geçiren tek meşru otoritedir. Velayet-i Fakih halkasına iman etmek bir zorunluluk olmuştur. Bu haklı ve zorlu yolda Allah alim ve ulemamıza yardım etsin ve imamız olan İmamı Zamanın zuhurunu çabuk eylesin ve bizleri Onun zuhur zeminini hazırlayanlardan eylesin inşallah. Bu kutsi yolda Velayet-i Fakih e de imkân ve kuvvet versin inşallah.

 

Halil İbrahim Toprak

 

 



Yeni yorum ekle