Netanyahu’nun Saldırı Planı ve Trump’ı Endişelendiren 5 Neden

Per, 22/10/2026 - 17:24

Rai el-Youm gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Filistinli usta gazeteci Abdülbari Atvan, İran – ABD/İsrail çatışmasına dair son günlerde medyaya düşen haberleri ele aldı.

Welayet News - Birkaç gün önce İngiliz Financial Times gazetesinde Netanyahu'nun bir buçuk hafta önce İran'a bir operasyon düzenlemek üzereyken Trump tarafından durdurulduğu yazılmıştı.

Atvan’ın yazısı şu şekilde:

İran Parlamentosu Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaeddin Burucerdi'nin yaptığı açıklama üzerinde uzun uzadıya durdum. Zira bu açıklama, ilk olarak önümüzdeki birkaç gün içinde gerçekleşmesine kesin gözüyle bakılan ABD-İsrail ikili saldırısına yönelik İran'ın hazırlıklarına, ikinci olarak ise İran liderliğinin siyasi, medya ve psikolojik retoriğine ışık tutuyordu.

Milletvekili Burucerdi, "Donald Trump, İran'ı 'Tüm Bombaların Anası' ile vurmakla tehdit ediyor. Biz de ona anında, İran'ın kırmızı çizgilerini aşmanın bedelinin ne kadar ağır olacağını anlamasını sağlayacak 'Füzelerin Babası' ile karşılık vereceğiz. Hürmüz Boğazı'nı kararlılıkla koruyacağız ve Trump'ın boğazını sıkacağız" dedi. Hatta neredeyse "ayakkabılarımızla" diyecekti ancak İslami ahlak buna engel oldu.

Hayatının 42 yılını askeri sanayinin denetimine, geliştirilmesine ve bugünkü modern gücüne ile etkinliğine ulaşmasına adayan ve "füzelerin babası, amcası ve dayısı" olarak anılan General Mehrdad Ahlaki'nin Savunma Bakanı olarak atanması da bir dönüm noktası ve isabetli bir tercih oldu. Nitekim İran Parlamentosu'ndaki 277 oydan 237'sini alması da yukarıda bahsettiğimiz durumu doğrular niteliktedir.

Trump’ı Alıkoyan 5 Neden

Trump'ı dehşete düşüren ve onu İran'a karşı savaşı yeniden başlatma tehditlerini yerine getirmekten alıkoyan şey, Beyaz Saray'daki masasında ve operasyon odalarında önünde duran gerçeklerdir. Bu gerçekleri şu maddelerle özetleyebiliriz:

Birincisi: ABD Ulusal İstihbarat Direktörü'nün, Tahran'ın Ortadoğu'daki en büyük gelişmiş balistik füze stokuna sahip olduğunu doğrulayan raporu.

İkincisi: ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da itiraf ettiği üzere, İran askeri liderliğinin mevcut savaşın son sekiz ayı boyunca Kuzey Kore ile işbirliği içinde Avrupa'daki ABD üslerini vurabilecek kıtalararası füzeler geliştirmeye odaklanması. Belki de Washington'ın İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde bulunan "B-2 Spirit" ve "B-52" tipi devasa bombardıman uçaklarının tamamını alelacele geri çekmesinin sebebi İran'ın bu füzelere sahip olmasıydı.

Üçüncüsü: Devrim Muhafızları Sözcüsü General Hüseyin Muhibbi'nin, "Savaşın son turunun başından bu yana İran füzelerinin sayısı bir buçuk kat artırıldı. Menzili de bir buçuk katına çıkarıldı ve bazılarının menzili 2000 kilometreyi aştı. Ayrıca nükleer başlık taşıyabiliyorlar" şeklindeki açıklamaları. Bu durum, füzelerin doğuda, Hint Okyanusu'nun en uç noktasındaki ABD'ye ait Diego Garcia üssüne kadar ulaşabilmesini açıklıyor.

Dördüncüsü: İran'ın yeni askeri tesislerinin, 9.8 ton ağırlığındaki Amerikan "Tüm Bombaların Anası"nın (MOAB) ulaşamayacağı şekilde kayalık dağların derinliklerine, yerin 60 metre altına inşa edilmiş olması.

Beşincisi: İran füze cephaneliğinin, İmad, Seccad, Şahab ve Hürremşehr'den başlayıp Hayber gibi çoklu savaş başlığı taşıyan füzelere ve hipersonik Fettah füzelerine kadar farklı boyut ve menzillerde çok sayıda füzeyi barındırması. ABD-İsrail ikili saldırısının tekrarlanması halinde tüm bu füzeler kullanılacaktır ki böyle bir saldırı ihtimal dışı değildir. Nitekim dünyaca ünlü "Financial Times" gazetesi üç kaynağa dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun içinde bulunduğumuz Ekim ayının 10'unda, Cumartesi günü İran'a yönelik bir saldırı planı hazırladığını ve Trump'ın bunu engellemek için bizzat müdahale ettiğini doğruladı.

Netanyahu’nun Saldırı Girişimleri

Netanyahu, krizlerinden kurtulmak ve hayatının geri kalanını demir parmaklıklar ardında geçirmesini önlemek için son bir kurtarma girişimi olarak ABD'yi İran'a karşı savaşı yeniden başlatmaya sürüklemek için çabalıyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in geçen Pazartesi günü Tel Aviv'e yaptığı ziyaret ve İsrailli askeri yetkililerle gerçekleştirdiği görüşme, Netanyahu'nun ABD yönetimini İran'a saldırmaya ikna etmede başarılı olduğunun en belirgin göstergelerinden biridir. Zira Amerika'da 7'den 70'e herkes İsrail Başbakanı'nın Amerika Birleşik Devletleri'nde asıl söz sahibi ve yönetici konumunda olduğunu artık biliyor.

(Şimdiye kadar nükleer silahlar hariç) her türlü silahın kullanıldığı sekiz aylık Amerikan savaşı, başta Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran halkının isyan edene kadar aç bırakılması olmak üzere Trump ve Netanyahu'nun hiçbir hedefini gerçekleştirmedi. Yeni saldırının da o sürekli yenilenen eski hedefi, yani İran rejimini devirmeyi başarabileceğine inanmıyoruz. Aksine bu durum, İran füzelerinin üç uçak gemisi ile yaklaşık 20 Amerikan savaş gemisini tahrip etmesi veya saf dışı bırakmasıyla ve tüm bunlardan daha da önemlisi, İran füzelerinin Tel Aviv, Hayfa, Eilat, Safed ve Aşkelon'dan geriye kalanları yerle bir etmesiyle sonuçlanacaktır. Zaman ne getirecek hep birlikte göreceğiz.



Yeni yorum ekle