Siyonist İsrail’in Somaliland’deki Macerası Sürüyor: Yemen’den Siyonistlere Net Uyarı

Pa, 31/05/2026 - 13:19

Yemen hükümeti, Tel Aviv’in Somaliland’e yerleşik olmayan (akredite) büyükelçi atama adımının ardından, bu durumu Sana’nın kırmızı çizgilerinin aşılması olarak nitelendirdi.

Welayet News - Son aylarda Babulmendep Boğazı’nın güney kıyılarında, Yemen sahillerine bakan bölgede, siyonist rejim ile tek taraflı bağımsızlık ilan eden Somaliland yönetimi arasındaki ilişkilerde önemli ve dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor.

Daha önce yalnızca raporlar ve gizli temaslar düzeyinde olan bu ilişkiler, son dönemde açık diplomatik adımlara dönüştü. Bunun son örneği, Netanyahu kabinesinin Somaliland bölgesi için yerleşik olmayan bir büyükelçi ataması oldu. Bu hamle, Somali hükümetinin yanı sıra bölgedeki birçok Arap ve İslam ülkesinin sert ve ciddi protestolarına neden oldu.

Ancak en net ve sert tepki Yemen’den geldi. Sana yönetimi, bölgedeki her türlü siyonist varlığını kendisi için meşru bir askeri hedef olarak kabul edeceğini ve buna çok sert bir şekilde karşılık vereceğini vurguladı.

Konuyla ilgili olarak Tel Aviv’in Babulmendep’in güvenlik hinterlandına girişinin yansımalarını değerlendiren tanınmış Yemenli ekonomi ve strateji uzmanı Raşid El-Haddad şu ifadeleri kullandı: "İsrail’in, Somali’den ayrılıkçı bir bölge olan Somaliland’deki varlığı, Yemen’in ve genel olarak Arap dünyasının ulusal güvenliğine yönelik bir tehdittir. Aynı zamanda uluslararası deniz taşımacılığını da tehlikeye atmaktadır; zira İsrail, Babulmendep Boğazı yakınlarında kendisine bir tutunma noktası yaratmaya çalışıyor."

El-Haddad, Yemen hükümetinin siyonistlerin bu maceracı adımına yönelik yaklaşımını ise şöyle açıkladı: "İsrail’in Somaliland’deki hareketliliği Sana’da büyük bir ciddiyetle incelenmektedir. Aynı zamanda bu rejim, Sana’daki Ensarullah Hareketi tarafından doğrudan askeri saldırıyla tehdit edilmiştir. Çünkü bu varlık, Yemen Cumhuriyeti’nin egemenliği ve bağımsızlığı için çok kritik bir güvenlik tehdidi olarak görülmektedir."

Bölgesel ve uluslararası gelişmeleri takip eden gözlemciler ve uzmanlar, Somaliland ile İsrail arasında kurulan bu ilişkinin geçici bir durum olmadığını, aksine Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu’nu kapsayan daha geniş bir sahneyle bağlantılı dolaylı bir stratejik ilişki olduğunu belirtiyor.

Uzmanlara göre bu durumun Arap ve İslam dünyasının ulusal güvenliğinin yanı sıra Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığı üzerinde de ciddi yansımaları olacaktır. Bu hamlenin temel amacının, Yemen’in denizdeki stratejik kontrol noktası üzerinde baskı kurmak, Babulmendep’teki çatışmalarla bağlantılı nakliye hatlarının güvenliğini (İsrail lehine) sağlamak ve özellikle Aksa Tufanı operasyonu ile Gazze’ye destek savaşındaki rolünün ardından Yemen Cumhuriyeti ile olan çatışma alanını genişletmek olduğu ifade ediliyor.

Siyasi analist Kerim Zarei ise konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Siyonist rejimin Somaliland’i tanıma, yerleşik olmayan büyükelçi atama ve normalleşme eksenindeki son adımlarıyla Kızıldeniz ve Babulmendep’te kendisine özel bir konum yaratmaya çalıştığı açıkça görülüyor. Rejim, geçmişte Babulmendep ve Kızıldeniz’de Yemen ordusuyla yaşadığı deneyimlerden ve Gazze halkına yönelik yürüttüğü saldırganlık sürecinden ders çıkararak bu bölgede ne pahasına olursa olsun bazı baskı kolları elde etmeye çalışmaktadır. Buna rağmen, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin bu adımlara ve bölgedeki ya da Kızıldeniz’deki işbirlikçi unsurlara karşı sessiz kalmayacağı ve yanıt vereceği net bir şekilde vurgulanmaktadır."

Tel Aviv’in bu hamlesi sadece diplomatik bir tanımayla sınırlı olmayıp, Kızıldeniz ve Umman Denizi’ndeki nüfuz rekabetini genişletme amacını taşıyan cüretkar bir adımdır. Bu durum, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu’ndaki bölgesel denklemlerin geniş çaplı bir şekilde yeniden tasarlanmasının bir parçasıdır ve sonuçları doğrudan Yemen’in ulusal güvenliğini etkileyecektir.

Yemen Dışişleri Bakan Vekili Abdullah El-Sabri, Tasnim Haber Ajansı’na verdiği demeçte, "Afrika Boynuzu ve Babulmendep’in kontrolü için rekabet başlamıştır ve İsrail’in Kızıldeniz’deki stratejisi uzun vadeli bir stratejidir. Buna karşılık Yemen’in rolü, siyonistlerin bu stratejisine karşı caydırıcı bir unsur teşkil etmektedir" dedi.

El-Sabri sözlerini şöyle sürdürdü: "Somaliland bölgesinde yaşananlar Yemen’in ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle Sana net bir tepki göstermiş ve İsrail’in Somaliland’deki her türlü askeri veya istihbari hareketliliğinin şiddetle karşılık bulacağını, bu tür girişimlerin Yemen Silahlı Kuvvetleri için meşru birer askeri hedef sayılacağını ilan etmiştir."

Batı Asya ve Kuzey Afrika uzmanlarına göre, siyonist rejimin Afrika Boynuzu’nda ve Babulmendep’e bakan bir noktada tutunma noktası elde etme arayışı, her şeyden önce Yemen’in bölgedeki etkinliğini –özellikle Aksa Tufanı operasyonundan sonra– zayıflatmayı ve bölgedeki kontrol hatlarını yeniden şekillendirmeyi amaçlamaktadır.



Yeni yorum ekle