İran Savunma Bakanlığı: Ya kabul edecekler ya kaybedecekler

Sa, 12/05/2026 - 21:57

İran Savunma Bakanlığı, Washington ve Tel Aviv’in Tahran’ın “meşru haklarını” kabul etmemesi halinde hem diplomasi masasında hem de olası bir askeri çatışmada yeni yenilgilerle karşılaşacağını açıkladı.

Welayet News  - İran Savunma Bakanlığı, ABD-Siyonist ittifakının İran halkının meşru ve kesin haklarını kabul etmekten başka bir seçeneği olmadığını; aksi takdirde hem diplomasi masasında hem de savaş meydanında yenilgiye mahkum kalacağını açıkladı.

Salı günü Tahran’da önemli açıklamalarda bulunan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Rıza Talai-Nik, düşmanın makul taleplere boyun eğmemesi halinde içinde bulunduğu bataklıktan kurtulamayacağını vurguladı.

İran'ın halk desteğiyle hem askeri sahada hem de diplomasi kulvarında yüksek bir kapasite sergilediğini belirten Tuğgeneral Talai-Nik, bölgesel gerçekler ışığında düşman yenilgilerinin öngörülebilir bir süreklilik kazandığını ifade etti.

Talai-Nik, "Eğer düşman diplomaside İran’ın haklı taleplerine boyun eğmezse, askeri alanda geçmişteki mağlubiyetlerinin tekrarını beklemelidir" dedi.

İran halkının geçmişten gelen birikimiyle bu dayatılan savaşın nihai galibi olacağını söyleyen sözcü, her türlü yeni tehdit, saldırı veya ihlalin kesin, nihai ve "pişman edici" bir karşılık bulacağını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın önerisini tiyatral bir şekilde reddetmesinin bir çaresizlik göstergesi olduğunu savunan Talai-Nik, İran’ın nüfuzunun her geçen gün arttığına dikkat çekti.

ABD savaş gemilerinin çatışma bölgesinden defalarca kaçmasının, İran İslam Cumhuriyeti Ordusu ve Devrim Muhafızları'nın kararlılığını gösterdiğini belirten sözcü, silahlı kuvvetlerin her türlü saldırganlığa karşı tam bir hazırlık içinde olduğunu aktardı.

Aynı bağlamda, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Salı günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı ile ilgili herhangi bir Birleşmiş Milletler kararının, İran'ın maruz kaldığı saldırganlığı, ablukayı ve askeri güç tehditlerini kabul etmesi gerektiğini vurguladı.

Garibabadi, bazı hükümetlerin yasadışı eylemlerinin sonuçlarını uluslararası sistemin diliyle yeniden yorumlamaya çalıştığını söyledi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı, ABD ve bazı bölgesel müttefiklerinin BM Güvenlik Konseyi'ne Hürmüz Boğazı konusunda bir karar tasarısı sunma hamlesini, sorunun kökeninden kaçınmaya yönelik yeni bir girişim olarak nitelendirdi.

Yetkili, bu adımın askeri saldırganlığın ve yasadışı ablukanın sonuçlarını, tehdit edilen, baskı altına alınan ve saldırıya uğrayan bir ülkeye karşı bir dava haline getirme çabası taşıdığını ifade etti.

Garibabadi, X platformundaki resmi hesabından yaptığı paylaşımda, "Denizcilik özgürlüğü saygın bir hukuk ilkesi kabul ediliyor ancak bu kavram seçici, politik ve BM Şartı'ndan bağımsız bir şekilde yorumlanamıyor" diye yazdı.

Tags: 


Yeni yorum ekle