İran Zorbalığa Boyun Eğmeyecektir
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran’ın, bölgede sorumluluk sahibi bir güç olduğunu ve aynı zamanda zorbalığa boyun eğmeyeceğini vurguladı.
Welayet News - İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi düzenlediği basın toplantısında, Donald Trump ile Binyamin Netanyahu arasındaki görüşme ve İran’ın sunduğu önerilere verilen tepkiler hakkında açıklamalarda bulundu.
Bekayi, “Bizim tek talebimiz İran’ın meşru haklarıdır. İran’ın savaşın sona ermesini istemesi, İran gemilerine yönelik deniz haydutluğunun durdurulmasını talep etmesi ve yıllardır haksız şekilde dondurulan İran halkına ait varlıkların serbest bırakılmasını istemesi aşırı bir talep midir? Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş sağlanmasına yönelik önerimiz aşırı bir talep midir? Bölgede ve Kuzey Lübnan’da güvenliğin sağlanması aşırı bir istek midir?” dedi.
İran’ın yalnızca kendi çıkarları için değil, tüm bölgenin yararı için “cömert öneriler” sunduğunu belirten Bekayi, bu başlıkların öneri paketinde ele alınmasının planlandığını ancak ABD tarafının hâlâ “İsrail rejiminin oluşturduğu zihniyet” doğrultusunda hareket ettiğini söyledi.
Bölgede yabancı güçlerin varlığına dayanan güvenlik, güvensizliği daha da kötüleştirir
Bekayi, Mısır’ın İran’a savaş uçağı göndererek İran İHA’larını hedef aldığı yönündeki iddialar hakkında ise “Mısır ile ilişkilerimiz karşılıklı saygıya dayalıdır. Bölgenin güvenliği bölge ülkelerini ilgilendirir. Bölgesel güvenliği zedeleyecek her türlü müdahaleyi, hangi ülkeden gelirse gelsin reddediyoruz. Yabancı güçlerin bölgedeki varlığına dayanan güvenlik anlayışı, güvensizliği artırır” ifadelerini kullandı.
ABD’nin bölgedeki varlığı, bölgede bir şiddet döngüsü yaratmanın bir örneğidir
Trump’ın Çin ziyareti hakkında konuşan İranlı sözcü, Çin’in İran’ın stratejik ortaklarından biri olduğunu belirterek, Pekin yönetiminin ABD’nin İran’a yönelik politikalarının “küresel tek taraflılığın bir parçası” olduğunu iyi bildiğini söyledi.
ABD’nin İran’a yönelik suçlamalarına da yanıt veren Bekayi, “İran, bölgede sorumluluk sahibi bir güç olduğunu kanıtlamıştır ve aynı zamanda zorbalığa karşıdır. Bölgeye askeri yığınak yapan biz miyiz? Batı yarımküresindeki ülkelere baskı uygulayan biz miyiz? Müzakereler sürerken iki kez suikast gerçekleştiren biz miyiz? ABD’nin bölgedeki varlığının kendisi şiddet döngüsünün bir örneğidir” dedi.
Avrupa ülkelerinin bölgeye gemi gönderme yaklaşımı
İsmail Bekayi, bazı Avrupa ülkelerinin bölgeye savaş gemisi gönderme yönündeki yaklaşımına ilişkin yaptığı açıklamada, Avrupa’ya açık mesaj verdiklerini belirtti.
Bekayi, “Avrupa’nın, ABD ve İsrail rejiminin kışkırtmaları sonucu istemeden hiçbir faydası olmayan bir krizin içine çekilmesine izin vermemesi gerektiğini çok net şekilde ilettik. Bu savaşın yasa dışı olduğu konusunda farkındalık mutlaka vardır. Avrupa ülkeleri, en azından açık biçimde uluslararası barış ve güvenliğe karşı yürütülen girişimlerin parçası olmamalıdır” dedi.
Bölgedeki gerilimden sorumlu tarafın baskı altına alınması gerektiğini söyleyen İranlı sözcü, “Sorumlu davranış anlayışına sahip her ülke, baskısını Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğini bozan tarafa yöneltmelidir” ifadelerini kullandı.
Bekayi, Donald Trump’ın İran’a karşı nükleer silah kullanma tehdidine ilişkin ise “Bu açıklamalar, Amerikalı yetkililerin İran halkına ve uluslararası hukuka bakışını gösteren söylemlerin bir parçasıdır.
Bu tür tehditler uluslararası hukuka aykırıdır ve hiçbir ülke başka bir ülkeyi tehdit etme hakkına sahip değildir. İran’ın kendisini nasıl savunacağını çok iyi bildiğinden emin olabilirsiniz” diye konuştu.
İran ve Irak arasında güvenlik anlaşması
İran ile Irak arasındaki güvenlik anlaşmasının uygulanmasına da değinen Bekayi, Iraklı yetkililer ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile sürekli temas halinde olduklarını söyledi.
Bekayi, “Hem dayatılan savaş sürecinde hem de son günlerde temaslarımız devam etti. Herkes, çevremizde yaşanacak güvensizliğin tüm bölge ülkeleri için sonuçları olacağını kabul ediyor. Bu ortak anlayış, İran ile Irak ve diğer bölge ülkeleri arasında faydalı iş birliklerinin önünü açmaktadır” dedi.
İran uranyumunun ABD’ye taşınmasının müzakerelerde gündeme gelip gelmediği sorusuna ise Bekayi, “Şu anda müzakerelerin odağı savaşın sona erdirilmesidir. Bu konu zamanı geldiğinde konuşulacaktır” yanıtını verdi.
Dışişleri Bakanı Erakçi’nin Çin ziyareti
İsmail Bekayi, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin Çin ziyareti ve İran’ın Tayvan konusundaki yaklaşımına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bekayi, “Tayvan konusunda tutumumuz nettir. Birleşmiş Milletler’in 2758 sayılı kararı vardır ve bu karar ‘Tek Çin’ ilkesini açık biçimde ortaya koymaktadır. Uluslararası toplum da Çin konusunda bu temeli kabul etmiştir. Bunun aksine atılacak her adım bizim açımızdan kabul edilemez” dedi.
Erakçi’nin Çin ziyaretinin önemli olduğunu belirten İranlı sözcü, bölgedeki gelişmeler nedeniyle bu temasların daha da önem kazandığını ifade ederek, “Bölgesel güvenlik için ortaklaşa atabileceğimiz her adımdan yararlanacağız” diye konuştu.
İsrail’in Irak’ta üs bulundurması
Bekayi, İsrail’in Irak’ta üs bulundurduğuna dair raporlarla ilgili olarak ise “Hiçbir ihtimali dışlamıyoruz. İsrail rejiminin saldırganlığı söz konusu olduğunda her ihtimal ciddiye alınmalıdır. Açık olan şu ki, bu rejim bölge ülkeleri arasında ayrılık oluşturmak ve İran’ın çıkarlarına zarar vermek için hiçbir sınır tanımıyor. Bu raporları ve elimize ulaşan diğer bilgileri değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı.
UAEA Başkanı’nın İran açıklamaları
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi’nin açıklamalarına da tepki gösteren Bekayi, “İran’ın nükleer tesislerinin savaş dışında bir yöntemle yok edilmesi mi planlanıyordu ki Grossi böyle konuşuyor? Bu açıklamalar, Ajans Başkanı’nın asli görevinden uzaklaştığını gösteriyor” dedi.
Bekayi, İran’ın nükleer tesislerinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetiminde olduğunu vurgulayarak, Grossi’nin İran’a yönelik saldırıları açık biçimde kınaması gerektiğini söyledi.
İsrail Başbakanı Binymin Netanyahu’nun “İran’la savaş bitmedi” yönündeki açıklamasına da değinen Bekayi, “İran halkına karşı suç işleyenlerle bizim de hesabımız kapanmış değil. İran’a fırsat verilirse gereken karşılığı veririz” dedi.
ABD’nin İran’ın öneri paketine karşı çıkmasına ilişkin olarak ise Bekayi, “Sorunun özü, İran’ın haklarını gasp etmeye çalışan tarafla yaşanan görüş ayrılığıdır. İran’ın dondurulan varlıklarının serbest bırakılması bir taviz değil, hakkın teslim edilmesidir” ifadelerini kullandı.
ABD’nin İran’a yönelik çelişkili söylemlerine dikkat çeken İranlı sözcü, Washington yönetiminin bir yandan İran’dan “yakın tehdit” diye söz ettiğini, ardından da böyle bir tehdit olmadığını açıkladığını belirterek, bu çelişkilerin dünya kamuoyu tarafından görüldüğünü söyledi.
Bekayi ayrıca, Hürmüz Boğazı konusundaki uluslararası tartışmalara ilişkin olarak da “Hiçbir ülkenin Fars Körfezi bölgesindeki güvensizliğin sürmesini desteklediğini düşünmüyorum. Tüm ülkeler bu durumun sona ermesi gerektiği konusunda hemfikir. Ancak bazı ülkeler Hürmüz Boğazı açık kalmalı söylemini tekrar ederek, mevcut krizin asıl sorumlusu olan ABD ve İsrail’in rolünü görmezden geliyor” dedi/mehr

Yeni yorum ekle