Lübnan Cumhurbaşkanı'ndan İsrail ile müzakere sürecinde geri adım sinyali

Sa, 28/04/2026 - 13:09

Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun’un İsrail ile yürütülen müzakere sürecindeki tutumunu gözden geçirmeye başladığına dair sinyaller dış kaynaklarca teyit edildi.

Welayet News  - Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun'un İsrail ile yürütülen müzakere dosyasına ilişkin pozisyonunda bir revizyona gidip gitmediği henüz kesinleşmemiş olsa da, yurt dışından gelen sinyaller bu yöndeki değişime işaret ediyor.

El-Ahbar gazetesine konuşan konuya vakıf Arap diplomatik kaynaklara göre Aun; Riyad ve Kahire'den, Lübnan'ın çıkarlarına hizmet edecek somut garantiler elde edilmeden müzakerelere dahil olmanın yaratacağı riskler konusunda açık mesajlar aldı.

Bu çerçevede Mısır yönetimi, Lübnan-İsrail müzakerelerinin rotasını yeniden Şarm el-Şeyh'e taşımak için faaliyetlerini yoğunlaştırırken; Suudi Arabistan, Aun'a herhangi bir müzakere sürecine vereceği desteğin Lübnan içindeki siyasi himayenin sağlanmasına bağlı olduğunu iletti.

Suudi tarafı, bu desteğin ön koşulu olarak İsrail'in kapsamlı bir ateşkes ilan etmesi konusundaki ısrarın sürdürülmesini vurguladı.

Aynı kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyrut ile Tel Aviv arasında hızlı bir ilerleme sağlanması yönündeki arzusuna rağmen, Washington'ın Lübnan dosyasını İran ile yürütülen müzakere sürecinden ayrı tutma eğilimini koruduğunu belirtiyor.

ABD yönetimi içerisinde konunun yönetilmesine ilişkin farklı bakış açılarının tartışıldığı da kaydediliyor.

Mısır ve Suudi Arabistan'ın ABD tarafıyla gerçekleştirdiği temaslarda, Lübnan'daki merkezi otoritenin konumunun güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.

Bu kapsamda İsrail'in kapsamlı bir ateşkese zorlanması ve İsrail ordusuna hareket serbestisi tanıyan maddenin iptal edilmesi gerektiği savunuldu.

Değerlendirmelere göre, İsrail'in "tehditlerle mücadele" gerekçesiyle askeri operasyonlarını sürdürmesi, Hizbullah'ın da İsrail'in kuzeyine ve Güney Lübnan'daki işgal güçlerine yönelik operasyonlarına devam etmesine yol açacak.

Washington ile istişare edilen son öneriler, İsrail'in ateşkese tam bağlılığını teyit eden net bir ABD deklarasyonu karşılığında, İsrail güçlerinin sınır hattına çekilmesini öngörüyor.

Tam geri çekilme konusunun ise Lübnan hükümeti ile yürütülecek müzakere sürecine bırakılması planlanıyor. Tartışılan mekanizmanın öncelikle Litani Nehri'nin güneyindeki güvenlik önlemlerinin takviye edilmesini, ilerleyen aşamalarda ise Hizbullah'ın tüm Lübnan genelindeki silah varlığına çözüm bulunmasını hedeflediği aktarıldı.

Arap diplomatik kaynaklar, Cumhurbaşkanı Aun'un Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın beyanatından önce yaptığı açıklamaların, doğrudan olmasa da kendisine yönelik "ihanet" suçlamalarına bir yanıt niteliği taşıdığını ifade etti.

Aun'un hitabında Lübnan'ın, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ateşkes açıklamasında yer alan ve İsrail'in operasyonlarına kılıf uyduran ifadelerle bağlı olmadığını ilan ettiği görüldü.

Hükümetin İsrail eylemlerine meşruiyet sağlamadığını vurgulayan Aun, kapsamlı ateşkesin müzakereler için bir "zorunlu giriş" olduğunu yineleyerek doğrudan müzakereye yönelik önceki süratli tavrını esnetti.

Gelecek dönemde müzakerelerin düzeyinin yükseltilmesi ve Washington'daki Lübnan ve İsrail büyükelçileri seviyesinden daha üst bir siyasi temsil düzeyine taşınması için temasların sürdüğü belirtildi.

Aun'un, İran ile yürütülen süreçle bağlantılı olarak pozisyonun hassasiyetinin farkında olduğu ve bu doğrultuda müzakerelerin hedefinin 1949'daki mütareke anlaşmasına benzer bir zemin olduğunu açıkladığı kaydedildi.

Bu durum, Lübnan'ın mevcut maddelerin güncellendiği bir güvenlik anlaşması formülünü kabul edebileceği şeklinde yorumlanıyor.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Aun'un güneyli bir heyetle gerçekleştirdiği görüşmede kullandığı ifadeler yeni bir tartışma yarattı.

Lübnan'ın en başından beri ABD tarafına "ateşkesin müzakerelerin zorunlu girişi olduğunu" bildirdiğini hatırlatan Aun; bu pozisyonun 14 ve 23 Nisan tarihlerinde büyükelçiler düzeyinde tekrarlanarak ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ilk oturum sonrası yayımladığı bildirinin üçüncü paragrafına yansıdığını ifade etti.

Söz konusu paragrafta İsrail'in, Lübnan topraklarındaki askeri, sivil ve devlet hedeflerine yönelik saldırgan operasyonlarda bulunmayacağı belirtiliyor.

Aun'un bu vurgusu, ateşkesin "Lübnan devletini" kapsadığı ancak "Lübnanlıları" kapsamadığı şeklinde bir ayrımı fiilen gündeme getirmiş oldu. Zira İsrail tarafı, devlet kurumlarını değil, Hizbullah ile bağlantılı gördüğü unsurları hedef aldığını savunuyor.

Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarında, İsrail'e "tehdit" olarak nitelendirdiği unsurlara karşı "meşru müdafaa hakkı" tanıyan paragrafı ise dikkate almadığı gözlemlendi. (YDH)



Yeni yorum ekle